sessizliğe bir son verelim ozaman
uzun bir aradan sonra dewam
Hilal Üniversitede
evet lise bitmişti ve Hilal Istanbul'da genelde zenginlerin gittiği özel bi üniversiteye girdi.. Tercihleri beraber yaptığı Pelin de aynı okulu kazanmıştı.. Fakat en yakın arkadaşı Selin barajı aşamamıştı ve bir sene beklemek zorundaydı..
Hilal lise yıllarını geride bırakmış, adım attığı yeni hayatı merakla bekliyordu.. İki kız ilk gün ders seçimlerini yapmak için okula gittiler ..İkisi de pembe converse giymişti.. Ders seçimleri yapıldıktan sonra bölüm başkanı aynı bölümdeki öğrencileri sınıfa topladı ve bir tanışma toplanısı düzenledi... Sınıftaki tüm erkeklerin gözü Hilal ve Pelindeydi.. Özellikle de rengi ve birörnek olması dolayısıyla pembe converselerinde...Hilal de bunu farketmiş, 4 sene boyunca çok eğlenicem diye düşünmüştü..
O sırada telefonuna bir mesaj geldi..Mesaj atan Selin'di ve Hilal'i uzun zamandır görememekten yakınıyordu...Gerçekten de üniversite sonuçları açıklandığından beri Hilal Selin'i hiç aramıyordu..Selinse Hilal'in Pelin'le olan arkadaşlığını kıskanıyor ve onun arkadaşlığını tekrar kazanabilmek için adeta çırpınıyordu..Bu durum Pelin'in hoşuna gidiyordu.. Hilal "tamam ufaklık, bu aralar biraz yoğunum, malum üniversite hayatı, bir ara görüşürüz bye" yazarak Selin'i geçiştirdi...
Hilal'i görmek için çırpınan tek insan Selin değildi..Liseden müdürü Hasan da Hilal'in çoraplarını unutamamış onun tekrar kölesi olabilmek için yanıp tutuşuyordu... Ama mesaj atıp atmamakta kararsızdı..
Bu arada tanışma toplantısı bitti ve öğrenciler koridora çıktı... Hilal ve Pelin'in yanına bir çocuk geldi.. .Bu çocuk pahalı giyinen, agzında bir sakızla ukalaca konusmalara yapan , elinde sürekli araba anahtarıyla gezen bir tipti ve babası istanbulun en zengin fabrikatörlerinden biriydi.."Merhaba ben Erhan acaba okuldan sonra bişeyler içebilir miyiz diye soracaktım" diyerek kendini tanıttı.. Normal bir zamanda olsa Hilal çocuğu mosmor edip gönderirdi ama nasıl olsa üniversite hayatım boyunca işlerimi yapacak bir salağa ihtiyacım olacak diyerek teklifi kabul etti...
Hilal ve Pelin dışarıya çıktıklarında gözlerine inanamadılar çünkü karşılarında üstü açık bir Porsche duruyodu... Hilal ve Pelin'in ailesi de zengindi ama ikisi de bu kadarını beklemiyordu..Arabayla sahil tarafında bir yere gittiler ve güzel bir cafeye oturdular... Minderlere oturdular... Hilal ve Pelin yanyana oturuyordu Erhan ise tam karşılarındaydı.. Hilal gayet rahat bir biçimde ayaklarını Erhanın dizlerine uzattı...Erhan şok olmuştu.. Daha ismini bile 2 dakika önce öğrendiği bu kız çok rahat bir biçimde ayakkabılarını üzerine koymuştu.. Erhan sinirle "napıyorsun sen ?" dedi..Hilal sadece güldü ve gözlerini ayakkabılaırına dikerek görmüyo musun bagcıklarım çözülmüş dedi..Aslında Erhan sinirli ve boyun egmeyen bir yapıya sahipti ama okulun en güzel iki kızıyla takılma şansını kaçırmak istemiyordu bu yuzden kızara bozara bagcıkları baglamaya basladı.. Bu Erhan'ın en büyük özelliğiydi..Birisi sinirini bozan birşey yaptıgında ve itiraz edemediğinde renkten renge giriyordu... Hilal'se içinden galiba üniversite hayatım boyunca ezeceğim salağı buldum diye düşündü ..
Pelin de ayaklarını Erhan'ın dizlerine uzattı ve üstüste koydu..Erhan kırmızı suratı ve şişmiş yüzüyle..."Sen napıyosun ya?" dedi.. Pelin gayet sakin biçimde "ayaklarımı dinlendiriyorum oradan napıyorum gibi gözüküyo..hem Hilal uzatır da ben uzatamaz mıyım" dedi ve güldü...
O sırada garson geldi ve üzerinde 4 çift pembe converse duran ve birini bağlamakta olan çocuğu görünce gülmeden edemedi..Erhan "ne oldu sorun mu var?" dedi...Garson "yok efendim...siparişlerinizi almaya gelmiştim" diyerek cevapladı..
Herkes siparişlerini verdi garson tam arkasını dönüp gitmek üzereyken Pelin "bir de ekstradan peçete alabilir miyim" dedi.. Garson "tabi efendim" diyerek masadan uzaklaştı...
Erhan Pelin'in neden özellikle ekstra bir peçete istediğini anlayamamıştı ama hayırlı bir iş için olmadığı kesindi... Kızara bozara bagcıkları baglamaya ve başına gelecekleri beklemeye devam etti...
O sırada Hilal'in telefonuna tanımadıgı bir numaran mesaj geldi...
________________________________________________
"Fikirler ölümsüzdür, çünkü fikirlere kurşun işlemez!"