| Yazar |
Mesaj |
eastanbulist
Misafir

|
|
Dönülmez akşamın ufkundayız azizim
İçki yasaklanabilir.
Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok.
Ama rakı asla...
Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı.
Yurt sevgisidir örneğin.
İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa...
Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır.
Gurbete bile iyi gelir.
Kontörsüz muhabbettir.
Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir. Kahkahadır.
Hatıraları kaydeden hard disk'tir.
Botoks'tur bir nevi.
En kaknemi bile bir başka görünür gözüne.
Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır... İçilir, güzelleşilir.
Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin.
Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin.
Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de TIR parası ödersin, ayrı...
Ama kürkçü dükkânıdır.
Döner dolaşır, gelirsin...
Orhan Gencebay'dır.
Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın... Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin... İstediğin kadar ağız burun kıvır, altın plağı hep o alır...
Tatlıses'tir.
Realite'dir.
Çocuktur, ağlarsın. Hele beyaz "p"eynir ile "k"avun olursa sağında solunda.
Örgüttür.
PRK...
Ama bölücü değil, birleştirici...
Madem yasaklayacaksın rakıyı...
Neden balık avlıyorsun o zaman?
Şerbetle mi yiyeceksin lüferi?
Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin... İnekmiyiz biz?
Yoksa Şakşuka'yı şarkı mı zannediyorsun sen?
Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun...
Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli...
Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip musikiler alıyorum
Bir de rakı şişesinde balık olsam...
|
|
|
|
|
|
| |
|
 |
quattro
Fetişist


Yaş: 30
Kayıt: 12.12.2003
Mesajlar: 262
Şehir: İstanbul

|
|
| eastanbulist demiş ki: |
Madem yasaklayacaksın rakıyı...
Neden balık avlıyorsun o zaman?
Şerbetle mi yiyeceksin lüferi?
Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin... İnekmiyiz biz?
|
eastanbulist ne denirki sana şimdi. dinledim sadece seni yüzümde istemdışı bir tebessümle. bi anektot geldi aklıma tam detaylarını hatırlayamadığım. aradım interneti buldum.
Falih Rıfkı Atay’ın aktardığına göre Başkumandan Atatürk, yanında subaylar olmadan, tek başına şehri gezmeye çıkmış. Devrin ünlü oteli Kramer’e gitmiş. Otelin lokantası bir hayli kalabalıkmış. Garsonlar tek başına gördükleri Mustafa Kemal’i başta tanıyamamışlar ve yer olmadığını söylemişler. Sonra içeridekilerden biri tanıyınca, ortalığı bir telaş alıyor ve hemen Atatürk’e yer buluyorlar. Atatürk rakısını söylüyor. Sonra yanındaki şefe soruyor:
- Kral Konstantin, bu otele gelip rakı içti mi?
- Hayır Paşa efendimiz.
- Öyleyse İzmir’i niye almak istemiş ki?
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
please1900
Tecrübeli


Yaş: 28
Kayıt: 19.11.2006
Mesajlar: 76

|
|
| baba yok böle bişi yaa helal olsun tüylerim diken diken oldu gözlerim yaşardı gercekten çook güzel...
|
|
|
|
_________________ kölelik hakkımız,Seve seve yaparız
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Usta Yazar


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 637
Şehir: in

|
|
rakı demeyin yoff
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
sockslave
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 24
Kayıt: 08.01.2003
Mesajlar: 797
Şehir: Ankara

|
|
Hayyam ve rakı olmaz ki ama şimdi
Cennette huriler varmış, kara gözlü
İçkinin de ordaymış en güzeli
Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz
Bak bir yanda şarap, bir yanda sevgili..
ama eastanbulist de güzel yazmış. gerçi ben alkol kullanmıyorum ama olsun
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
GladnesS

Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 05.10.2003
Mesajlar: 1381
Şehir: İstanbul

|
|
bu başlıkta ki yazıyı ilk okuduğumda çok acele ettim...kafamda başka bir şeyler vardı...şimdi döndüm bir daha okudum...ve sonra bir daha...
okudukça okuyası geliyor insanın...rakı gibi...
"sen benim canımı mesken mi tutun,
canımın cücüğünü yaktın kuruttun,
yıktın mümkünümü çarelerimi,
ulan rakı ulan namussuz,
ne sulu, ne susuz."
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Tom Ford
Royal Üye


Yaş: 26
Kayıt: 16.05.2003
Mesajlar: 4183
Şehir: İstanbul...

|
|
| vallahi sağlam başlık olmuş.....peki biz yarım şişe viski içmişiz............e herkes rakıcı............ya hani bizde rakıcıyız da..........bu gece böle.........e bu başlıkta yok mu yani yerimiz..........alkolün rengini mi seçmişiniz?
|
|
|
|
_________________ .....Heaven won't take me and hell's afraid I'll take over.....
|
|
 |
    |
 |
Dexter
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2413
Şehir: Pas encore

|
|
Eastanbulist; bir tarihe baktım bir nicke baktım, dedim hakikaten bu adam mı? Senmişsin .. Özlettin öyle bir geldin gittin..
İyi ki bi bakmışım eski eve, uğramışsın yazmışsın..
Senin kaç küsür mesajınla gönüllere yaptığın katkıyı biz 2000 küsürle yapamadık.. Sen 2000lerin adamı değil, eski toprak gibisin.. Arada yaz be Debreli , oraya buraya bi yere yazz..
|
|
|
|
_________________ No Mathilde and as a consequence no Dexter anymore..
|
|
 |
       |
 |
GekkieD
Moderator


Yaş: 31
Kayıt: 27.01.2006
Mesajlar: 1299

|
|
ooo baba muabbet varmis burda. biri raki demis oburu hayyamin siirinden girmis..
ben her ne kadar biraci olsam da rakinin yeri ayridir.
bir zamanlar sevdigim bir sarki vardi bira icerken iyi giderdi
"amman ormancii caniiim ormanciiii
koyumuze biraktiiin yoktan biraci "
derdim o koyde de biraci varmis
|
|
|
|
_________________
hobaa
|
|
 |
    |
 |
GladnesS

Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 05.10.2003
Mesajlar: 1381
Şehir: İstanbul

|
|
GekkieD...o şarkıda ki biracı bizim bildiğimiz biracılardan değil yahu...gülmekten öldürdün beni şimdi sen bu yazı ile
bilerek espri olsun diyemi yazdın bunu anlamadım ama...orada ki söz : bir acı dır...acı yani....yoktan bir acı...biracı değil
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
eastanbulist
Misafir

|
|
| Selamlar..Tatildeydim ve güzel nağmelerinize eşlik edemedim özür dilerim..Bıyıkları yeni terleyen bir esmer delikanlıydım..O gece hayatımda ilk kez pavyona gittiydim..Tekelci Hüseyin Abi götürdü...Kır saçlı, göbekli, kısa boylu, esmer ve elinden düşürmediği medeni bir tespihi vardı bu adamın..Rakı içmeyi öğretecem sana dedi..Sarışın pavyon hatunu, ikinci sınıf parfümüyle ambiyansı tamamlıyordu..Benim ne anlama geldiğini bilmediğim bir kaç el kol hareketiyle masa donatıldı..Karışma dedi bana..Açtı yeni rakıyı..Sek içecez dedi..Az koydu ince bardağıma..Yaş 54..Eastanbulist 23..Cahildir delikanlı kaldırdı bardağı lakayıt bir şerefeye..Dur lan dedi..Saygılı ol..Ben kaldıracam bardağı sen toslamayacaksın..Sen durduğu yerde hafifçe kaldır masaya vur dedi bardağı..Masanın küçüğü evin kadınıdır..Ulaşma büyüğe..Bu meretin adabı başka hangisinde varki..Bizden bile büyükmüş..
|
|
|
|
|
|
| |
|
 |
GladnesS

Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 05.10.2003
Mesajlar: 1381
Şehir: İstanbul

|
|
Ben babamla ilk rakımı içerken yaşamıştım bu duyguları...Baba ile rakı içmek herkeze nasip olmaz...olursa da harika olur...
İliklerinize kadar huzuru ve mutluluğu hissedebileceğiniz anlar yaşatan eylemdir baba ile rakı içmek. Bir ton şey görmüş geçirmiş olan o adamın her cümlesinden bir şeyler kaparsınız, tecrübe puanınıza eklenir yeni puanlarınız. Hele bir de o gün piknik için seçilen alan yemyeşil, sakin bir yer ise sanki cennetteymiş gibi hissedersiniz, cennette tanrıyla muhabbet ediyorsunuzdur o an. O an kralı gelse size bir şey olmayacağını hissedersiniz. Çocukluğunuzdan beri sizi kanatları altına almış olan o "heybetli" adamla rakı içiyor, muhabbet ediyorsunuz, baba-oğul sıcaklığını ve arkadaş samimiyetini aynı anda hissediyorsunuz, daha keyifli bir şey ne olabilir ki bu hayatta ?
işte o an kafaya dank eder resmen. Bir gün elbet gidecektir o, beyaz saçlı, gülümsemesi insana güven ve sevgi veren o en sadık, en iyi yol göstericiniz, her şeyi size öğreten harika adam gidecektir bir gün. "allahım nasıl olur ya?" gibi anlamsız ve mantıksız bir başkaldırış olur içinizde istemdışı olarak. Tam suratınız asılmışken o yarı-tanrının sıcak, huzur verici sesini duyarsınız...
"şerefe oğlum"
sağlığına babacım...
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Tornado
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 17.07.2006
Mesajlar: 536
Şehir: The World of BDSM

|
|
Koyu bir rakı içiçisiyim.
Ve rakı üzerine çok kitap okudum.Bunlardan biri rakı içme adabı diye.
Aslında rakı türk kültürününde br parçasıdır.
Muhabbetin bir parçasıdır...
Hayyamla iletişime geçelimde rakı üzerine bişiler yazalım.
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Usta Yazar


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 637
Şehir: in

|
|
| eastanbulist demiş ki: | Dönülmez akşamın ufkundayız azizim
İçki yasaklanabilir.
Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok.
Ama rakı asla...
Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı.
Yurt sevgisidir örneğin.
İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa...
Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır.
Gurbete bile iyi gelir.
Kontörsüz muhabbettir.
Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir. Kahkahadır.
Hatıraları kaydeden hard disk'tir.
Botoks'tur bir nevi.
En kaknemi bile bir başka görünür gözüne.
Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır... İçilir, güzelleşilir.
Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin.
Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin.
Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de TIR parası ödersin, ayrı...
Ama kürkçü dükkânıdır.
Döner dolaşır, gelirsin...
Orhan Gencebay'dır.
Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın... Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin... İstediğin kadar ağız burun kıvır, altın plağı hep o alır...
Tatlıses'tir.
Realite'dir.
Çocuktur, ağlarsın. Hele beyaz "p"eynir ile "k"avun olursa sağında solunda.
Örgüttür.
PRK...
Ama bölücü değil, birleştirici...
Madem yasaklayacaksın rakıyı...
Neden balık avlıyorsun o zaman?
Şerbetle mi yiyeceksin lüferi?
Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin... İnekmiyiz biz?
Yoksa Şakşuka'yı şarkı mı zannediyorsun sen?
Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun...
Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli...
Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip musikiler alıyorum
Bir de rakı şişesinde balık olsam... |
yoff.
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
Bomonti
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1623

|
|
Rakı agalar rakı.. Adamı gerçek kimliğine büründüren tek nimet.. Hey gözünü sevdiğim... Bir anektot da benden..
Mustafa Kemal daha öğrencilik yıllarındayken Salih Bozok ve birkaç arkadaşıyla meyhaneye gider. Ceplerinde sadece içkilik para var. Ne çereze ne de mezeye paraları çıkışmıyor. Sonra meyhaneye kuru kestaneci giriyor ve Atatürk cebindeki son bozukluklarla bir avuç kuru kestane alıyor. Ve o rakıyı onunla içiyorlar.
Ayrıyeten Atatürk rakıyı en çok leblebiyle içermiş...
|
|
|
|
_________________ How can i be lost?
If I've got nowhere to go?
|
|
 |
    |
 |
|
|