Faneti DergiManken olmak istiyorumFetis KlipFaneti Lady
FeetLoves - BDSMTurk - Beraberlik - Falaka - Fetish WebDesign

  Portal
 Forum  •   Chat  •  Arama  •  Seçenekler  •  Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel Mesajlar  •  Oturum Aç
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
Yazar Mesaj
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Pts 20 Ağu, 2007 10:01  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

LADY SADE
----------------

Zavallı by_köpekcikk hışmımdan öylesine korktu ki bacaklarının titremesi yüzünden korku ve heycandan süzülen terler cok hoşuma gitmişti...

Kapımı kapamak için koşarak geldi kapının camı açıktı elimde okumak için tuttugum dergiyi bir sopa gibi yuvarlayarak sert ve seri hareketlerle acık cam dan dısarı sarkıttıgım elımle kasıklarına darbeler indirdim karşımda öylece duruyor sadece gözlerinden süzülen birkaç yaş haricinde hiçbir tepki gelmiyordu..Sıkıldım ona vurmaktan.......

-HALA NE BEKLİYORSUN HAREKET ETTİR ŞU ARABAYI !!!

_ emredersiniz KRALİÇEM

Nihayet araba hareket etti,sabahın serinliğini yanımıza alarak dağ evine dogru yola çıktık.Evde bıraktıgım görev listesi için neler yapıyorlardı merak etmiştim elımdekı kumanda ıle ön koltugun arkasındaki gizli bölmeden ekranı çıkardım ve evdeki kameraları izlemeye başladım...

Miskin yaratıklar!!!! Nasıl da ayakkabı ve çizmelerimin her milimini özenle koklayıp yalayarak temiziliyorlardı...Bu görüntü çok hoşuma gitmiş kanımın damarlarımda akışını hızlandırmıştı..

- Bak şu şanslı hayvanlara nasılda paylaşamıyorlar ayakkabılarımı çizmelerimi

diye kahkahalar atttımm

-İzninizle konuşabilirmiyim KRALİÇEM ..

dedi köpeğim..Elimle izşn verdim

- Çok şanslıyız KRALİÇEM hepimiz .Size hizmet etmek büyük onur onlarda şuan bu onurun en büyük ödülünü ayakkabı ve çizmelerinizden alıyorlar KRALİCEM

İyice keyflenmiştim bu sözler karşılıgında

_ Bakalım 3 gün onlara yetecekmi görevlerini tamamlamakta asıl ödülüde cezayıda o zaman görecekler

diyerek kahkahalar atmaya devam ettim

- Kenardaki çeşmede DUR!!

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Pts 20 Ağu, 2007 10:30  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

by_kole

--------------

Kenarda çeşmede durmuştum.KrRALİÇEM'in heyecanla kapısını açmak için fırladım kapıyı açtığımda bir gariplik vardı yere sağlam basmama rağmen araba ufak ufak geriye kayıyordu. Telaşlanmıştım koşarak direksyona geçtim.Hemen frene basarak el firenini çektim.Korkudan elim ayağım titremiş oluk oluk ter boşalmıştı.KRALİÇEM hiç bir şey olmamış gibi elini yüzünü yıkadı bana döndü gel buraya dedi.Yanına korkarak yaklaştım ve diz çöktüm. KRALİÇEM çeşmeden avucuna aldığı suyu bana içirdi bunu bir kaç kez tekrarladıktan sonra yüzümüde bizzat o güzel elleriyle yıkadı. Şefkati içimi okşamıştı ama halen tir tir titriyordum.

KRAKLİÇEM'in kapısını açtım bende yerime geçerek yola devam ettim.Dag evine gelmiştik ahaçlar arasında araba süzülmeye başladı bende az bir mesafeden sonra kontağı kapadım sessizliğin içinde süzülürken KRALİÇEM neden kontağı kapadığımı sorduğunda doğanın eşsiz melodisini daha rahat duymanız için KRALİÇEM diye yanıt verdim.

Yüzünü küçük bir tebessüm almıştı.Bir insanda gülmek bu kadarmı hoş durur diye düşünürken.Kapı sesiyle kendime geldim hemen fırladım arka kapıya geldim diz çöktüm.KRALİÇEM dizime sırtıma basarak yere inerken toprağa temas eden dizlerime ve ellerime ufak taşlar öle fena batıyordu ki gözlerimden yaşlar akmaya başladı.

Hemen arkadan valizleri aldım.KRALİÇEM kapıyı açtı peşi sıra eve girdim hoş bir dağ eviydi ve gene hoş döşenmişti.KRALİÇEM valizleri yerleştir dedi. Ben bu işi yaparken yanımdan geçerek banyoya yöneldi duş sesi gelmeye başlamıştı.Hemen valizleri düzgünce yerleştirdim. Dolaplardan acele ile bornozunu bularak kapının önünde beklemeye başladım başım yerde bekliyordum.Su sesi kesilmemişti ama yere damlayan su damlalarını ve muhteşem taptığım ayakları görünce heyecan ve telaş beni bir anda titretti. Hemen bornozu giymesi için hafif yükseldim KRALİÇEM bornozu giydi yatağa uzandı ve bana dönerek git duş al ama kurulanma köpişim dedi.

Hemen emri yerine getirdim.Ama dağ evi idi ve su sanırım kasıtlı olarak soğuk akıyordu.Titreyerek duşumu aldım.Hemen emekleyerek odaya geçtim.Odaya girdiğimde KRALİÇEM siyah bir tayt üstüne bir gömlek siyah uzun seyis çizmelerinden ellerinde eldiven ve başında saçlarının içinden aktığı hoş bir şapkayla karşımda idi.

Ağzıma bir meşin uzantı taktı bunu başım ve çenemden geçirerek gerdirdi bunun ucuna uzun bir kayış bağladı hayli uzun bir kayıştı.Yürüyerek bahçeye çıktı bende peşi sıra hızına yetişmek için emeklemeye devam ettim.Bahçeye geldiğimizde ortada kısa bir dikme kütük duruyordu.KRALİÇEM kütüğe kayışı bağladı ve hadi dolan bakalım etrafında dedi.Değirmen çeviren atlar gibi kütük etrafında dönüyordum.

KRALİÇEM içerden çıktığında belkide hayatımda gördüğüm en uzun kırbaçla karşımda idi ilk önce kırbaç havada bir zikzak çizdi çıkan ses kulaklarımda çınladığında korkum tavan yapmıştı adranalim zirvede idi. İkinci darbe tam kıçımda iki yanağın ortasında patladı. Son yüz metrede depar atan atlar gibi yerimden fırladım.Arkası seri olarak vucudumun çeşitli yerlerine temas ediyordu.

KRALİÇEM demek sana güvenmek hataydı diyerek bu sert kırbaçlamaya devam ediyordu. Bu söz bir anda kırbacın etkisini unutturmuştu.Bana güvenmek hatamı ne yapmıştım ki güveni zedeleyecek içim içimi yiyordu ve artık kırbaçtan yarılan bedenim duyarsız kalmıştı.KRALİÇEM bunu farketmiş olacak ki durdu bana yaklaştı çizmeyle kafamı toprağa bastırdı ezmeye başladı.

Ne oldu kopişim ne bu duyarsızlık.Sözleri biter bitmez hıçkırıklara boğulmuştum bu durum KRALİÇEM'ide şaşırtmıştı.Eğilerek başımı dizine dayadı ne oldu sana bakim anlat köpişim dedi. Ben hıçkırıkların arasında sizin güveninizi boşa çıkaracak ne yaptım KRALİÇEM bu beni yıktı dedim.

Bir kahkaha attı canım köpişim seni ağlatan kırbaç değilde bu sözmü dedi. Ben evet anlamında başımı salladım. Kendisi çeşme başında arabayı kaydırman büyük hataydı ben inerken düşebilirdim yada sen arabanın arkasından dolanırken altında kalabilirdin şapşal köpecik ne bana nede kendine zarar verme hakkın yok bu nedenle daha dikkatli olacaksın dedi.Ve alnıma bir öpücük kondurarak sözlerini tamamladı.Öğreneceksin ve öğrendikeçe bir parçam olacaksın yada sende sıradan bir köle olarak bana hizmete devam edeceksin bu senin elinde olan bir olgu dedi.

Kaba su koyarak içeri gitti. Bir süre acılarımla baş başa kaldıktan sonra su içtim. Ağırın kapısı açıldığında KRALİÇEM bir atın üstünde tüm güzelliğiyle çıktı yanıma gelerek uzun deri kayışı çözerek bunu atın eğerine bağladı. Şakındım bunu yapmazdı sanırım ama evet olan buydu KRALİÇEM beni çekerek kenara getirdi. Orda bir takım dizlik eldiven vardı giy bakalım cici köpek dedi hemen bunları taktım ve artık hazırdım KRALİÇEM atın dizginlerini gevşeterek hareket etti bende peşi sıra çalıların arasına daldım kısa bir süre sonra bir kenarda durduk ellerim dizlerim yorulmuştu başım önde dinlenirken bir silah sesiyle irkildim.

KRALİÇEM elinde tüfek ilerde bir av hayvanı vurmuştu kayışı bırakarak bul bakalım dedi. Yerimden fırladım ama aramalarım nafileydi onca ağaç çalı tepe arasında bulamıyor koşturuyordum. Kan ter içinde kalmıştım yorgunluğumun yerini korku almıştı halen bulamıyordum.Arada KRALİÇEM'e bakıyordum at üstünde gülüyordu.Sert bir sesle olduğun yerde kal dedi ve atın dizginleri ve kırbaçı salladı hızla üstüme geliyordu hızla yaklaştı ve at bir anda üstümde yükseldi ve öbür tarafıma atladı sanki kalbim durmuştu. Tekrar dönerek kıvrak bir hareketle KRALİÇEM yerde duran kayışa attan inmeden akrobatik bir şekilde eğildi ve aldı akabinde gerilen kayış beni otlar üstünde sürüklemeye başladı bu eve kadar sürmüştü çimenler otlar ve irili ufaklı taşlar bedenimin her yanını kesmişti ve acıdan bayıldım.

Bir süre sonra üstüme boşalan soğuk suyla uyandım. KRALİÇEM atını kaşağıyla temizliyordu. Kısa bir süre sonra bir süngerle benide temizledi kenarda duran büyük kovadaki suyu göstererek Atın teri soğuyunca ona su ver sakın teri soğumadan verme diye emri yeniledi. Ardından küçük bir saman yığınlı yeri göstererek bu gece buradasın iyi geceler dedi.Gıcırtılı kapı kapanmış ahşaplar arasından sızan ışık ortalığı aydınlatıyordu. Ben bir süre sonra su kovasına gittim önce kendin içtim ardından ata su verdim nede olsa benimde terim soğumuştu. Samanların üstüne yığıldığımda ne gündü derken aklımdan da bu evin bakımını kim yapıyor ortalıkta kimseler yok ama her yer tertemiz olmasının düşüncesiyle uykuya dalmışım.................................

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Pts 20 Ağu, 2007 10:32  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

yakari_34
------

Böyle bir şey beklemediğimiz için ikimizde şaşkın şaşkın birbirimize bakıyorduk bu anahtar nereyi açıyordu ikimizin de herhangi bir fikri yoktu acaba ikinci görevimiz bu anahtarla mı ilgiliydi? Anahtarın üzerindeki resimde içinde saklı olduğu çizmenin resmi vardı. Bu çizmenin sırrı neydi? Başka bir ip ucu daha olup olmadığını araştırdık herhangi bir işaret veya herhangi bir şey yoktu Kraliçemizin kokusundan başka uzunca bir süre orada kaldık kalan ayakkabıları ve çizmeleri temizledik bunu yaparken karşımıza o gizemli çizmeyi koyduk onu seyrettik ikimizin de aklında o çizme vardı ama herhangi bir fikrimiz yoktu işimizi bitirdiğimizde hava kararmıştı ama herhangi bir sonuca varamamıştık beraber akşam yemeğimizi yedikten sonra çizmeyi karşımıza koyarak belli bir süre düşündük yoktu herhangi bir fikri yoktu ikimizin de odalarımıza çekildikten sonra tavana bakarak acaba bulamayıp Kraliçemizi bir daha göremeyecekmiyiz diye düşünürken çok güzel kızıl saçlı bir bayan ve Kraliçem daha önce hiç görmediğim bir yerdeydiler eski kral tahtlarına benzeyen bir yerde oturuyorlardı bulunduğumuz yer bir şatoyu andırıyordu çevrede bazı hizmetkarlar vardı şatonun duvarları ve şekli eski babil dönemlerini andırıyordu ( ilgi alanıma girdiği ve bir zamanlar dillerini ve yaşantılarını araştırdığım için biliyorum) biz dostum yol arkadaşım …. ile birlikte yere kapanmış huzurlarında bekliyorduk garip bir şekilde ikisinin de ayağında bugün içinden anahtar çıkan çizmeler ve üzerlerinde de kraliçemin üzerinde deri bir tulum kızıl saçlı bayanın üzerinde ise deri mini bir etek vardı hizmetkarlardan mum getirmelerin istediler bize de soyunmamızı emrettiler üzerimizde bir şey kalmayacak bir şekilde soyunduk taş zeminin üzerinde çıplak bir şekilde bekliyorduk hizmetkarlar mumu ve yakmak için ateşi bize uzattılar mecburen taşıya bilmek için mumu ağzımızla taşıyorduk aynı bir köpeğin kemiğini taşıdığı gibi boyunlarımıza tasma takıp bizi peşlerinden sürüklemeye başladılar merdivenlerden aşağıya doğru inmeye başladık nereye gidiyorduk ve neredeydik ben korkmaya başlamıştım gerçi arkadaşımın da benden pek farkı yoktu karanlık bir yere geldiğimizde mumu ve ateşi istediler mumu yakıp mumları arkamızda düşmemesi için sokulup sabitlenebilecek en istemediğim noktaya sokup önden yürümemizi istediler ayaklı iki adet şamdan gibi olmuştuk karanlık mahzenlerde önde biz arkada onlar biz emekliyor onlarsa arkadan geliyorlardı taş zeminin üzerinde çıplak olarak emekleme çabamız nedeniyle bir taraftan dizlerimin acısı diğer taraftan kalçamdaki acı ve mumun damlamasıyla oluşan yanıklar bu sadece başlangıçsa sonunda olacakları düşündükçe ürkmeye başlamıştım karanlık mahzenlerde ilerlemeye devam ettik kafesle çevrili bir odanın önüne gelince tasmalarımızdan çekilmek suretiyle durduk içerde çeşitli işkence aletleri ve duvarlarda asılı kancaların bulunduğu bir odaydı bu sanki Kraliçemin bizi cezalandırmak için kullandığı odayı andırıyordu falaka sehpası çivili tahta ve çeşitli boyutlardaki kırbaçlar vardı odaya girdiğimizde ellerimiz bağlanıp çengellerin bulunduğu bir mekanizma aracılığı ile aşağıya indirilip ellerimizdeki bağlardan mekanizmaya takıldık ve mekanizmayı kaldırdıklarında ve ayaklarımız yerden kesildiğinde bu sefer kendimi florasan gibi hissetmeye
Başlamıştım odayı kalçalarımızdan çıkan ışık aydınlatıyordu ve bizde tavanda asılıydık.
Ama işin güzel tarafı su an kalçalarımıza mum damlamıyordu (bulunduğum durumda bu sadece züğürt tesellisi sayılırdı ama olsun.) ayaklarımızda yerdeki çengellerden geçen ve bir çıkrığı andıran bir mekanizmaya bağlı olan ipler aracılığı ile ayaklarımız gerildi. Mumlar bulundukları yerden alınınca sevinmiştim ama boşuna sevindiğimi sırtıma gelen ilk kırbaç darbesi ile farkına vardım ikimizde karşılıklı asılıydık ve sırayla ikimize de değişerek bir kızıl saçlı bayan bir kraliçem defalarca vurdular artık yoruldukalrı için midir yoksa hemen bayılıp bir daha bizi ayıltmakla uğraşmamak için midir bilemiyorum durdular ve bizi indirdiler taş zeminin üzerinde yatıyorduk ucunda sanki sehpayı andıran bir tabure olan ve içinde tuzu andıran eski kovboy filmlerindeki küvete benzeyen bir şeyler vardı yalnız tek farkı bunlar demirdendi bize yan yana iki tane olan bu küvetlerin içine başımızı bu sehpaların üzerine koyarak yatmamızı istediler ellerimizi ve ayaklarımızı bağladıktan sonra suratımız yukarıda yaralı sırtımız ise tuzların içinde kalmıştı ellerimiz ve ayaklarımız bağlı olduğu için çırpınamıyorduk bile yaralarımızın içine giren tuzlar nedeniyle inlemelerimiz artmıştı sesinizi şimdi keseriz diyerek sehpanın üzerindeki yüzümüze oturarak nefesimizle beraber sesimizi de tamamen kesmişlerdi sivri metal topuklarıyla vücudumuza bastırmaları sonucunda yaralarımıza biraz daha tuz giriyor etimize batan topuklar yüzündende ön tarafımızda çeşitli delikler oluşuyordu

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Pts 20 Ağu, 2007 10:34  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

alevvv
------

KRALİÇEMİN eve gelmesiyle O'nu tekrar görebilmenin mutluluğuyla banyoyu ve yatak odasını en güzel şekilde düzenlemiştim.Ve ardından yatak odasında duran kafesime girip KRALİÇEM'i görebilme şerefine erişmeyi bekliyordum.Dağ evinin temizliğine düzenine her zaman olduğu gibi çok fazla özen göstermiştim.Ama yine de içimde bir korku ve bir telaş vardı.KRALİÇE min beğenmesini ve elde ettiğim şansımın devam edebilmesini çok istediğimi bilerek sessiz sakin kafesimde beklemeye koyuldum. KRALİÇE mi ilk defa görecektim. Kafeste geçirdiğim gecelerden sonra bu gün yüreğimin ağzıma gelmesi an meselesiydi çok korkuyordum.Yanlış bir şey yapıp KRALİÇE mi kızdırma ihtimalim olduğunu bilebildiğim için gergin bir şekilde kafeste KRALİÇEMİ bekliyordum...

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Cum 05 Ekm, 2007 09:05  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

yakari
---------

Kraliçemin arada hafif hareket etmesi ile alınan bir anlık nefes sonucunda tekrar nefessiz kalıyor hareket ederken vücudumun üstündeki topukların baskısı biraz daha artıyordu bir süre böyle kaldıktan sonra şimdilik bu kadar yeter diyerek kalktılar ellerimiz çözülerek geldiğimiz gibi tekrar geriye döndük.

Bu arada mumların bitmek üzere olması ateşi biraz daha vücuduma yakın hissetmem daha çok canımı acıtıyordu ama şimdilik bu kadar yeter demişlerdi ve geriye dönüyorduk ya biraz daha gayret etmeliydim tahtın bulunduğu alana geldikten sonra Kraliçemin talimatı ile peşinden giderek odasına çıktık dostumda kızıl saçlı bayanla beraber gitti odasına gittikten sonra çıkarttığı ilaçlarla kendi elleri ile yaralarıma pansuman yaptı o anki mutluluk Kraliçemin beni önemseyip kendi elleri ile benim yaralarıma pansuman yapması aslında her şeye değerdi pansumandan sonra ayakkabı dolabının alt gözünden terliklerini istedi onları çekmeceyi açıp aldım.

şimdi çizmelerimi çıkartabilirsin talimatından sonra çizmelerini çıkarttım. Kraliçemin ayakları hemen burnumun dibindeydi onların kokusunu bu kadar yakından hissetmek vücudumdaki yaraları tamamen iyileştirmişti. Kraliçemin talimatı ile ayaklarına masaj yapmaya başladım Kraliçemin ayaklarındaki her kıvrımı avuçlarımın içinde hissetmek ve bu kadar yakın olmak benim için tarifi zor bir sevinç ve mutluluk kaynağı olmuştu ayaklarını öpmemi istemesi heyecanımı bir kat daha arttırmıştı ayaklarını doyasıya öpmek bana çok büyük keyif veriyordu ayağını ağzıma hatta boğazıma kadar sokması ve benim onu emmeye çalışmam Kraliçeme de büyük bir keyif vermiş olacak ki oda tahrik olmaya başlamış devam et sefil köle sesiyle beraber gelen inlemelerle birlikte zevkin doruklarına çıktığımı hissetmiştim.

Tam bu sırada gözlerimi açtım hava aydınlanmıştı kahretsin şimdi uyanmanın zamanımı diye geçirdim içimden tekrar uyusam kaldığım yerden devam edebilir miydim? Hayır yapacak işimiz vardı ve 2 günümüz kalmıştı ama biz hala diğer görevimizin ne olduğunu bulamamıştık. Hemen arkadaşımın yanına gittim o da yeni uyanmıştı kahvaltımızı yaparken ona gördüğüm rüyadan bahsettim çok şaşırmıştı çünkü aynı rüyayı oda görmüştü acaba bir işaret miydi bu? ama ama nasıl olabilirdi ki bu?

Şaka yapıyorsun dedim. Hiçte böyle bir hali yoktu aslında biz tekrar odayı aradık taradık her yere baktık ama anahtarın uyabileceği bir yer bulamadık sonra çizmeyi karşımıza koymuş yine düşünürken rüya aklıma geldi nereye gitmiştik? ve ne yapmıştık? sadece bu odada aradık ama bizi alıp nereye götürmüşlerdi rüyada Kraliçemin bizi cezalandırmak için kullandığı odaya benzeyen bir odaya gitmiştik hemen oraya gittik aramaya devam etmemiz gerekiyordu. Her yere baktık aşağıya inen çengelli mekanizmayı, kamçıların konulduğu dolabın içini dışını nerede ne varsa her yere baktık ama yoktu gizli veya gizli olmayan bir bölme burada da yoktu sonra bu sefer aklımıza başka bir fikir geldi.

ilk gördüğümüzde nerede oturuyorlardı? Bir tahtta bu seferde kraliçemizin oturduğu koltukları arayıp orasına burasına bakmaya ellemeye başlamıştık aynen iki şapşal gibi bütün sandalye koltuk nerede ne varsa orasını burasını elleyip gizli bölme arıyorduk ama yine bulamamıştık en sonunda akşam uyurken bir tarafımızın açık kalmış olabileceği fikrinde birleştik biz koca evde köşe bucak ararken ikinci günün bittiğini ilan eder gibi güneş bir defa daha batıyordu ve elimizde üzerinde çizme resmi olan bir anahtardan başka hiç bir şey yoktu zaman daralmaya başlamıştı ve sadece 24 saatimiz kalmıştı ikinci görevimizin ne olduğunu bilemediğimiz için zamanımızın kalıp kalmadığı hakkında da en ufak bir fikrimiz yoktu. Akşam olmuştu sabah yemek için uğraştığımız iki lokma şeyden başka bir şey yememiş içmemiştik zaten ikimizin canı da hiç bir şey istemiyordu bilinmeyen bir şeyi bilinmeyen bir yerde aramanın da stresi ile oldukça gergin durumdaydık beklide bu anahtar ile aradığımız şeyin hiçbir alakası yoktu.

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Cum 05 Ekm, 2007 09:07  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

by_kole

----------------

Sabahın ilk ışıkları ve güneşin kavurucu sıcağı barakanın tepesine vurduğunda içerdeki sıcaklık sanırım cehennemden beter bir duruma bürünmüştü. Yerimden doğruldum kapıyı açarak dışarı çıktım mis kokan bir hava vardı etraf cıvıl cıvıl kuş seslerinin doğal melodisine teslim olmuştu. Kenarda duran tulumbaya yöneldim bir kaç kez kolu hareket ettirdikten sonra akan suyun soğukluğuna hayran kalarak elimi yüzümü yıkadım ve suyumu içtim sabah sporu olsa gerek temiz hava beni dürtmüştü. Çeşitli jimlastik hareketleri yapıyordum. son hamle yere eğilerek şınav çekmeye başlamıştım ki sırtıma binen iki çift ayak ve ağırlıkla vucudum yere yapıştı taşlar göğüzlerime batıyor canım acıyordu. KRALİÇEM on tane daha dediğinde ıkına ıkına bu emri yerine getirmem oldu.

Kalktım KRALİÇEM elinde uzun bir kamçı kıçıma şaplağından hemen sonra soyun demişti. Oracıkta çırılçıplak soyundum eline geçirdiği sertçe bir eldivenle garip bir sabun alarak yanıma yaklaştı. İkinci emir çalıştır oldu ve aynı anda bir bayan sesi gelerek emredersiniz KRALİÇEM oldu ve bir motor çalışması doğanın sessizliğini bozmuştu. Ben bir an anlamsızca çıplak olmanın utancına kapıldım bunu farkeden KRALİÇEM rasgele şaplaklarla beni hizaya getirmiş ve yıkamaya devam ediyordu. Elindeki eldiven her ne ise o kadar sert bir dokudaydıki vurduğu değdiği yerler adeta yanıyordu. KRALİÇEM keyifle bu yıkama işlemine devam etti en çok da kıçım ve penisimin olduğu bölgelerde gösterdiği sertlik canımı yakmıştı.

Yıkanma işlemim tamamlandıktan sonra KRALİÇEM beni bir brandanın üstüne yatırdı. Gene diğre şahsa bağla komutunu verdi. kız gelerek ayak bileklerime bir düzenek ve düzeneğin ucuna bir ip bağlayarak kenara çekildi gıcırtı seslerinde yerden yükseliyordum.Yükselme işlemi bittiğinde sıcağın altında baş aşağıya asılmış güneşi adeta içimde hissediyordum. KRALİÇEM bayan kölesinide alarak eve doğru yöneldi kapının girişindeki sallanan sandalyeye oturarak kölesinin ağzıana çizmelerini uzattı ve beni izlemeye devam ederek keyfini sürdürüyordu. Aradan ne kadar zaman geçti bilemiyorum hafif baygınlık yada yorgunluk tadında sallanıyordum zavallı vucudumda gezinmesi gereken tüm kan beyinciğimde buluşmuştu. Sıcağın dayanılmaz yakıcılığı bedenimi yakıyordu. Bu yanmaya hassaslaşacak bedenim nelere katlanacaktı.

Bir süre bu hayallerin içinde git geller yaşarken havada şaklayan bir kamçı sesi ve popomun sol yarısında şaplaması aman allahım mubarek nede sert nede yakıcı derken ardı ardına bir kaç darbe daha KRALİÇEM sadece popomun yanaklarına vuruyordu. Bayan köleye ellerine asıl ve dönmesin dediğinde sabitlenmiş halde popoma seri darbeler aldım öyleki en sonu makatıma isabet ettiğinde dünyam kararmıştı ağzımdan korkunç bir feryat çıktı. KRALİÇEM yanıma yaklaşarak eliyle popomdaki izlere baktı kenarda duran bir garip yağı makatıma sürerek tekrar uzaklaştı. Bu sürme esnasında parmağının oralarda gezinmesi beni tedirgin kılmıştı.

Tekrar uzaktan kırbaçlanmaya devam ettim. KRALİÇEM bu seferde yüzümün döndürülürek sabitlenmemi emretmesi bayanı harekete geçirdi. KRALİÇEm bu sefer göğsüme uçlarına baldırıma seri kırbaç darbeleri indiriyordu. Bir ara can havliyle bayan kölenin kontrolünden çıktım. KRALİÇEm o sinirler bayan köleye öyle sert darbelerle vuruyordu ki zavallım iki büklüm kıvrılmış kalmıştı tekrar KRALİÇEM sabit tut dedi kölesi bir anda acıları unutarak bana yapıştı havada şaklayan bir kamçı öle bir sert yaklaşıyordu ki hedefin penisim olacağı aklımdan bile geçmedi içimde şimşeklerin çakması ve ardından ikinci bir darbe kendimi kaybetmeme yetmişti.

Kendime geldiğimde taş duvarlardan bir mahsende bağlanmıştım yanı başımda kızcağız bana pansuman yapıyordu. Kısık ve korkak bir sesle iyimisin dedi evet diyebildim az dinlen biz biraz dışarda olacağız sakın dışarı çıkma dedi ve gitti. Soğuk duvarlar yanan bedenime bir lezzetli masaj duygusu veriyordu. Ne kadar bir süre dinlendim bilemiyorum. Kapı açıldı köle gelerek KRALİÇEM bizi bekliyor dedi gene aynı ses tonuyla o önde ben arkada emekleyerek yukarı çıktık. Odasına girdiğimde boy boy aletler ipler kırbaçlar ve yatağın üstünde bir kaç boyda strapon dildo v.s. İşte zaman durmuş tehlike çanları çalmaya başlamıştı. Aklımdan yanımda cici bir bayan köle varken bunlar bana olamaz olmamalı diyerek korkumunun içinde heyecanımı saklamaya çalıştım........................

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Çar 10 Ekm, 2007 03:37  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Ayaklarım yalınayak olarak tasın soguklugunu hucrelerımde hıssederek üst kata cıktım. Odada ki köleler ben girerken kısık sesle birşeyler konusuyorlardı .Beni görünce ikiside dizleri üstünde elleri yerde secde ettiler önümde.Ellerine basarak buyuk camın önünde beni bekleyen koltuguma kondum ..

Kücük kölem koltugumun yanına bır cok yiyecek ve içeçegi büyük bir özenle hazırlamıstı.Her zaman ki gibi benim tercihim rakıdan yana olmustu.Alkolun kanıma karısması aşamasında kölelerimin ürkekliği ve müthiş bir müzik bana eslik ediyordu.Müzik adeta ruhumu az sonra yasayacagı keyfe hazırlıyor gıbıydı. Muzik te ruhuma hizmet ediyordu..

Elimde kadehim yerimden kalktım yavas yavas kölelerımın yanına dogru ılerledım gözleri yerde benim emirlerimi bekliyorlardı ikiside.uzun süredir kendini benim hizmetim için hazırlayan küçük kölemin cenesini elimle yukarıya dogru kaldırıp gözlerime bakmasını emrettım.Titreyen bedenindeki gözleri gözlerime degdiğiinde heycandan dolu dolu olmustu.Egilip avucumun içini öptü.

Arkamı döndüm koltuguma oturdum ve

- Muzik esliğinde birbirinizin üstündekileri cıkartın

emrini verdim ve izlemeye basladım.Öylesine acemi ve beceriksizce yapıyorlardı ki bu işi kahkahalarım odada çınlıyordu bu durum karşısında.Birbirlerinin bedenine dokundukca yüzleri kızarıyor yüzleri kıpkırmızı oluyorlardı.Küçük kedickk nasılda masum duruyordu köpişimin yanında

Mama kablarını getirmelerinin istedim masadaki artıklarımı ve meyve kabuklarını parcalayarak ıkısıne eşit olarak paylaştırdım ustune rakı döktüm ve oldukca uzamıs olan ayak tırnaklarımı kediciğime kestirdim ve tırnaklarımıda yemeklerının içine kücük parcalar halinde eklemek ıcın benden izin istedi kediciğim ve ardından mama kabının içine dogru büyük bir özenle törpüledi.Artık bana aıt benden olan parcalarıda katmıstım yemeklerıne.ayaklarımla bu karısımı ıyıce ezdım.İkiside bu işlem sırasında büyük bir hayranlıkla ayak hareketlerımı izliyordu,bende bu yüz ıfadelerınden buyuk bir zevk duyuyordum

.Bugun kölelerime ödül vermek istıyordum.İkisine de ayaklarımın önüne gelmelerini emrettim.Ayaklarım iki kabın ıcındeyken yemeklerinin yemelerini emrettim.İkiside büyük bir sevinc ıle gözlerı ısıl ısıl yemeklerını parmaklarımın arasındanbuyuk bır iştahla yemeye basladılar.Yemek yerken ayaklarıma zarar vermemek ıcın dıllerını kullanıyordu ıkısıde buyuk bır becerı ıle...

Yemek kabında tek bır parca yemek bırakmadan yedıler sıra ayaklarımdakılerini yemeye ve ayaklarımı temızlemeye gelmıstı.ıkısınden de aynı ayagımı aynı anda dilleri ile temizlemelerini emrettim.

İki ayrı cinsiyetteki kölemın dilleri aynı anda ayaklarımda adeta dans edercesine yalayarak emerek temziliyord.Tek tek tüm parmaklarım,topuklarım,tabanım,bileklerimmmm.......Zaman zamn dilleri birbirine degince ürkekce cekiyorlardı dillerini bende büyük bir zevkle bu durumu izleyip keyfini cıkartıyordum Bu zevki tüm benliimde hissediyordum.Ve iki ayagımı da güzelce dilleri ile sırayla temizlediler..

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
LADY SADE
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 38
Kayıt: 11.02.2007
Mesajlar: 128
Şehir: ISTANBUL
turkey.gif
MesajTarih: Per 11 Ekm, 2007 18:01  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

yakari

---------------

İkimizin de suratı iki karış bir şekilde akşam yemeğini yedikten sonra umutsuz bir şekilde odalarımıza çekildik. Son zamanlarda en fazla göz göze geldiğim şey olan tavana bakarak tekrar düşünmeye başlamıştım ama yoktu ne en ufak bir ip ucu nede en ufak bir fikir hiçbir şey yoktu .

Sanırım gece yarısını biraz geçmişti ki beynimde şimşekler çaktı. En son ne yapmıştım? Rüyanın en çok hoşuma giden kısmı neresiydi? Tabi ki sonuydu çizmeyi çıkartınca gördüğüm o güzel manzaraydı anahtarda da çizmenin resmi vardı ve çizmeyi çıkarta bilmek için önce terlikleri almıştım dolabın alt gözünden.

Bir taraftan da sanırım deliriyorum ve bunun neticesinde saçmalıyorum dedim hem bu kadar gizem neden?
Ama yinede denemeliydim şansımı Dostumun odasına gittim buldum diye bağırarak odasına daldım bütün gün bilmediği bir şeyi aramanın stresi ve yorgunluğundan olacak ki hemen uykuya dalmış olacak ki sıçrayarak uyandı

Suratındaki ifade gerçekten çok komikti ne buldun ne oluyor neredeyiz biz kimiz diyen bir ifadeydi.
Anahtarın sırrını buldum dedim yinemi cevabından sonra istemeyerekte olsa umutsuzca yataktan kalktı.Acele et dolapta gizli her şey dedim ve koşarak dolabın yanına gittik.
Evet hatırlıyor musun rüyanın sonunu evet şu gözden terlikleri almıştık.

Elimi alt çekmecenin çekme koluna attım ve açtığımda diğer gözlerden pek bir farklı gelmemişti gözüme terliklerin olduğu gözdü topuklu güzelim terliklerin görüntüsünden başka pek bir ilginç bir şey yoktu.

yanımdaki dostumda ne oldu ne buldun terliklerin yerini mi? sorsaydın ben söylerdim diyerek gülümsedi bir daha ne bulursan bul bana dokunma bütün gün yoruldum zaten
diyerek uzaklaştı sanki ben dizlerimin üzerine çökmemiştim bütün bir dünya benim üzerime çökmüş bir şekilde orada kalmıştım.

Çekmeceyi kapatmak için kolu iterken kolun yan tarafında gizli bir düğme olduğunu fark ettim bu düğme çok güzel gizlenmişti zaten ben kaza ile dokunmasam fark etmemede imkan yoktu düğmeye bastığımda dolabın yan tarafından bir ses geldiğini duydum.

Çizme şeklindeki dolabın topuk kısmında bir bölme açılmıştı acaba bu gizli bölmede ne vardı? Diğer görev burada mı gizliydi ? Bu kadar gizli olmasının nedeni neydi?

_________________
Sınırların sınır olmaktan çıkıp gerçek oldugu an,
Ruhunun ruhuma DİZ ÇÖKTÜĞÜ ANDIR..!!!!!

Image

Kova Cinsiyet:Bayan Köpek ÇevrimdışıLADY SADE kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Mesajları göster:      

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz


Tüm saatler GMT +2 Saat

RSS Feed - RSS Feed 5
RSS Album Feed - Archive

Copyright Faneti.net 1997-2008 - powered by Feetloves.com
| Oriental Girl | AbsoluteFetish | Feetloves | Faneti | Fetish Chat |
| Tanışalım | BDSM Turkey | BDSM Chat | Fetish & BDSM Search Engine |
| Falaka | MasterDaPain | Sallenaz | Parox Zone | Bastinado Portal | Türkçe Blogs |