Faneti DergiManken olmak istiyorumFetis KlipFaneti Lady
FeetLoves - BDSMTurk - Beraberlik - Falaka - Fetish WebDesign

  Portal
 Forum  •   Chat  •  Arama  •  Seçenekler  •  Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel Mesajlar  •  Oturum Aç
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
Yazar Mesaj
artlord
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 02.05.2004
Mesajlar: 69

turkey.gif
MesajTarih: Per 30 Mar, 2006 19:10  Mesaj konusu:  Yaşanmış fetiş hikayesi Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Öncelikle bu hikayenin kahramanları gerçektir, olaylar çarpıtılmamış fakat daha heyecan verici olması açısından biraz abartılmış olabilir aradan uzun süre geçti ben de tam olarak hatırlayamıyorum.

Kendisi ile tamamen tesadüfi biçimde ICQ'dan tanışmıştık, ben istanbulda o da İzmir'de oturuyordu ve bana gönderdiği resimlere bakılırsa hoş bir bayandı. Zaman içinde her gün konuşmaya devam ettik ve muhabbetimiz de baya ilerledi. Birbirimizi tanımadığımız için oldukça rahat davrandık ve bir süre sonra seksle ilgili konular da konuşulmaya başlandı. Fetiş konularına en az benim kadar meraklı ve çok deneyimi olmadığı için bu konuda oldukça hevesli olduğunu anlamıştım. Hatta bunu konuştuğumuz ilk gün telefonda sesimin titremesiyle zaten ipleri onun eline vermiş oldum. Gerçekte görüşene kadar sık sık benim ayaklara, iç çamaşırlarına ve makul ölçülerde acıya duyduğum yoğun ilgi ile ilgili iç gıcıklayıcı telefon konuşmaları yaptık. Uzatmayacağım tanışmak için İstanbul'a gelmeye karar verdi.

Otogarda onu karşıladım, şaşırmıştım çünkü ufak tefek kızıl saçlı bakımlı ve sevimli bir bayan vardı karşımda. Evim yakındı ve arabayla eve gitmemiz kısa sürdü, ama o yolun nasıl geçtiğini bi allah bilir bi ben bilirim. İlk defa gördüğüm bir insana karşı, daha önce konuştuklarımızın da etkisi ile önlenemez biçimde bir devamlı ereksiyon halinde, doğru düzgün konuşamaz ve ne diyeceğini bilemez bir hale gelmiştim.

Eve girdik, ikimiz de konuşma dışındaki olaylarda rahat davranıyorduk. Yatağımın üstüne oturdu, zaten odamda kocaman bir masa bilgisayar ve yatak dışında pek bir eşya olmadığı için mecburen yakınlaşmak durumunda kaldık. Ve karşılaştıktan yaklaşık 20 dakika sonra üstümüzdekileri çıkarmış sevişir duruma gelmiştik. Resmen birbirimizin üstüne atladık. Smile

Telefon konuşmaları yüzünden o kadar kudurmuştum ki o anların tadını çıkarmak için hiç birşeyi aceleye getirmedim, çünkü pazartesi günü tekrar izmire geri dönecekti ve belki bir daha görüşmeyecektik. Vücudunu uzun süre öptükten sonra ayaklarını da öpüp öpemeyeceğimi sordum, gülümseyerek vücudunu gerdi ve ayaklarını uzattı. İzni koparmıştım. Kırmızı ojeli küçük bakımlı ayaklarına tapınmaya, heryerini öpmeye koklamaya ve yalamaya başladım. Topuklarını narin vazolar gibi avuçlarımın içine alıyor önce parmaklarını emiyor, parmak aralarında dilimi dolaştırıyor, sonra da tabanına küçük ısırıklar atıp topuklarını emiyordum. Çok hoşuna gittiği belliydi çünkü bana bakarken gözleri süzülüyor ve hızlı hızlı nefes alıyor; bazen küçücük ayaklarını timsah gibi kocaman ağzımın içine sokup ısıtıyordu. Bunun ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama en az 2 saat sürdüğünü tahmin ediyorum, çünkü kahvaltı etmiş olmama rağmen oldukça acıkmış ve gece boyunca çizmelerinin içinde kalmış terli güzel ayaklarını yalamaktan susuzluk içindeydim.

Basit bir yemek yedik, aslında ikimiz de yemek için bile fazladan vakit ayırmak istemiyorduk çünkü az önce yaptığımız şeyler çok güzeldi. Yaşadığım en yoğun fetişist tatmini o ilk gün yaşamışımdır herhalde.

Odaya geri döndüğümüzde valizini açtı ve daha önceki konuşmalardan da bildiği için yanında getirdiği yüksek topuklu beyaz bantlı ayakkabılarını giydi ve yatağın kenarına ilişti. Bir sigara yaktı ve yüzünde hınzır bir gülümseme ile bacak bacak üstüne atarak ayaklarını sallamaya başladı ( bildiğimiz dangling olayı, aslında bütün kadınlarda içgüdüsel bir hareket olduğuna inanıyorum ). İşte o gülümseme, " bundan hoşlandığını, bunun için yalvaracağını biliyorum. o halde aptal aptal ayakta durmayı bırak ve buraya gelip ayaklarıma kapan ve beni tatmin et " anlamına gelen gülümseme dizlerimin bağını çözdü yine. Üstümdekileri çıkarıp önünde yere kapandım ve avuçlarımı yukarı bakacak şekilde açıp ayaklarının altına uzattım. O da sivri topukları ile çekinmeden avuçlarıma bastı ve ben sandaletin aralarından parmaklarını öpmeye, koklamaya başladım. Sigarasını içerken, bir yandan da eliyle başımı okşuyor ya da tırnaklarıyla sırtımı çiziyordu.

Ayakkabının iç kısmı ile ayağının arasında dilimi dolaştırıyor, öpücükler konduruyor, kalbim göğsümden fırlayacak kadar hızlı çarparken nefesimi kontrol etmeye çalışıyor ve ona tapınıyordum. Bazen diğer ayağıyla başımın arkasına bastırıp diğer ayağına doğru beni ittiriyordu. Bu davranışın bana yaşattığı heyecanı anlatamam çünkü her hatırladığımda ağzım kuruyor. Bunu o kadar uzun süre yaptık ki bir süre giyildiği belli olan ayakkabılar pırıl pırıl olmuşlardı.

Hizmetimden çok memnun kalmış olacakki pantolonumun kemerini boynuma geçirdi ( bunu daha önce konuşmamıştık ) ve doğrultarak sigarasının dumanını yüzüme üfledi. Uzun parmaklarını dudaklarımın kenarlarında gezdiriyordu. Parmaklarındaki yapışkan ıslaklığın kaynağını öğrenmem uzun sürmedi ama bu sırada bütün yüzüme de bulaşmıştı. Bu sırada aramızda hiç bir konuşma geçmiyor, sadece o beni yönlendiriyor ben de hiç ses çıkarmadan itaat ediyordum çünkü ikimiz için de en zevk verici şey buydu. Ona itaat etmem, ona ait olmam ve isteklerini yerine getirmek için her türlü aşağılamaya boyun eğmem. Normal hayatımda hiç bir zaman aşağılanmaya boyun eğmememe rağmen bu küçük ve güzel hanımın dediklerini yerine getirmek için yanıp tutuşuyordum.

Ayağa kalktı, hala diz çökmüş durumda tasmam elinde olduğu halde bekliyordum. Gülümsüyordu, içine birşey giymediği ekose eteğini biraz yukarı sıyırarak sırtını döndü. Yüzüm kalçalarının hizasındaydı. Ne yapmak istediğini anladığımda kalbim sıkıştı, ama o anda orada ölemezdim. Geri geri gelerek bana yaklaştı, kemerimden ibaret tasmamı bacaklarının arasından geçirerek çekti ve yüzüm poposunun arasına gömülüverdi. Sıcak, nemli ve buram buram kadın kokan güzel kalçalarının arasında zevk vermem bekleniyordu. Çünkü bundan da bahsetmiştim, kalça fetişimden ve facesitting sevdamdan ( bunu biraz üstü kapalı dile getirmiştim tabi ). Kıçının deliğine küçük öpücükler kondurmaya başladım, benim için temizlenmişti ve biraz terli olmasına rağmen poposu gerçekten de güzel kokuyordu ve gözlerimi kapayarak kalçalarının her noktasını defalarca öptüm, ısırdım ve yaladım. Ellerimi yine ayakkabılarının altına koydum ve o topuklarıyla üzerlerine çıktı ve o şekilde yalamaya devam ettim. Ağzımı kocaman açıyor vajinasının başlangıcından kalça çatalının bitimine kadar yalıyordum ki hem benim yüzüm hem onun kalçaları kadınlık sıvıları ve benim salyamdan sırılsıklam olmuş, kayganlaşmıştı. Kayganlaştıkça daha fazla zevk aldığı bariz, öne doğru eğiliyor başımın arkasından çekerek yüzümü kendine bastırırken poposunu sağa sola oynatıyor ya da daireler çiziyordu.

İşte bu hareket öylesine dayanılmazdı ki heyecandan bayılacak gibi oldum, aletim ereksiyondan çatlama raddesine gelmişti ve engellenemez biçimde küçük küçük boşalıyordum. O da çok heyecanlanmıştı ve kalçalarıyla yüzümün her noktasını sömürüyor, dilimi girebildiği kadar içine alıyor ve kıçını tekrar tekrar yalattırıyordu. Ellerimin halini size anlatmayacağım.

Aslında burda yaşananlarda hiçbir BDSM durumu yoktu, konuşulup tasarlanmış şeyler değil tamamiyle doğaçlama gelişen olaylardı sanırım çünkü ikimizde yaptığımızın tuhaf birşey olduğunu düşünerek saçma sapan triplere girmedik ve bu ilişkinin devamında yaşayacağımız şeylerin önündeki sınırları da kaldırdı.

Normal birleşme yoluyla ya da oral yolla defalarca birleştik, ve ben ayaklarına saatler ayırdım. O da bundan hiç sıkılmadı. O haftasonundan sonra defalarca İstanbul'a geldi ve her seferinde değişik heyecanlar yaşadık onları da buradan anlatacağım.


Balık Cinsiyet:Bay At Çevrimdışıartlord kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Warmaster
Usta Yazar
Usta Yazar


Yaş: 37
Kayıt: 09.02.2004
Mesajlar: 577
Şehir: İzmir
turkey.gif
MesajTarih: Per 30 Mar, 2006 19:40  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Çok güzel ve akıcı anlatmışsın Artlord sanki bende olayı yaşadım,Paylaşım için teşekkürler


Yengeç Cinsiyet:Bay Domuz ÇevrimdışıWarmaster kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
artlord
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 02.05.2004
Mesajlar: 69

turkey.gif
MesajTarih: Per 30 Mar, 2006 20:06  Mesaj konusu:  Re: Yaşanmış fetiş hikayesi Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Yazdıkça gaza geldiğim ve kimsenin hevesini kursağında bırakmamak için bahsi geçen muhterem şahıs ile sonrasında yaşadıklarımızdan da biraz bahsedeceğim.

Ayda bir ya da iki kez görüştüğümüz için genelde telefonda konuşuyorduk, ve gece yaptığımız telefon konuşmalarının büyük kısmı da seks ve fetiş içerikliydi. Tabi o uzakta ve erişilemez olduğu için bu konuşmaların üzerimde yarattığı etki de iki kat oluyordu. Fetişist ve sapkın olan daha çok ben olduğum için kurguladığım hikayelerin kahramanı olarak her hayal ettiğim şeyi ona anlatıyor, hoşuna gidip gitmeyeceğini giderse niye gideceğini öğrenmek istiyordum ( çünkü beni asıl heyecanlandıran karşımdakinin yaptığı şeyden heyecan aldığı için yapmasıydı ). Kalçalarını saatlerce yalamamdan ya da ayaklarına hizmet etmemden çok hoşlandığını biliyordum çünkü ne zaman konuyu açsam sesi buğulanıyor, ve bir sonraki gelişinde öncekine nazaran daha şiddetli deneyimler yaşıyorduk.

Bir konuşmamızda kollarımı arkamdan sıkıca bağlayıp yolda giydiği tanga ve çorapları ağzıma tıkıştırdıktan sonra bana acı çektirmesi fikrini çok heyecan verici bulduğumu söyledim. Doğrusu bu oldukça cesaret isteyen bir işti, çünkü her ilişkinin kaldırabileceği bir sınır vardı. Ama hayır cevabı almadım, hatta katkılarda bulundu ve telefonda konuşurken bir yandan giderken bana emanet ettiği beyaz ayakkabılarını koklamamı ve yalamamı istedi ( bunu yaparken yaptığım herşeyi ona anlatıyordum ) . Öl dese ölürdüm doğrusu, ama o beni daha çok keyif verici aktivitelerde kullanma kararı almıştı doğrusu.

Bondage ve çin işi japon işi bağlama teknikleri biraz kafa bulandırıcı ve konuyu çok ilgi çekici bulmuyorum, ama baskın ruhlu bi bayan bulduysanız en az bir kere kendinizi bağlatıp ellerine teslim etmenizi tavsiye ederim. Bir sonraki gelişinde yine o çok sevdiğim ama geri kalan onlarca ayakkabısının arasından özenle seçtiği bantlı topuklu ayakkabıları, fileli çorapları ve deri mini eteği üzerinde olduğu halde, uzun bir çanta kayışıyla ellerim arkamdan bağlandı. Eski kız arkadaşlarımla yaşadığım deneyimlerden kudurduğum zaman bağlarımı çözüp üstlerine saldırma konusunda deneyimliydim ama bu sefer çözülecek gibi değildi. İri yarı olduğum için evrilip çevrilme konusunda tabiki itaat ettim, bağlanmadan önce çırılçıplak soyuldum ve odanın ortasına yüzükoyun yatırıldım. Kanepeye oturdu, ayaklarını uzattı ama yattığım yerden onlara ulaşabilmek için sürünmem gerekecekti ki baştan aradaki sürünme payını hesapladığı çok açıktı Smile.

Yerler halıfleks olduğu ve bağlı olduğum için sürünerek ayaklarının dibine ulaşmam dakikalarımı aldı ve göğsüm ile karnım halıfleks yüzünden baya tahriş oldu. Tabi ayaklarını öpebilmek için bile bunca zahmete katlanmak zorunda kalmam ona çok keyif veriyordu çünkü Maraş dondurmacısı misali ayaklarını oradan oraya kaçırıp duruyordu ama ben çok yakına gelmiştim. Sonunda ayaklarının tekini yüzümün önüne uzattı, diğerini de enseme koydu ki en köpek pozum buydu herhalde. Her zamanki gibi önce derin derin koklayarak başladım, çünkü hafifçe terlemiş olan ayaklarının ayakkabının derisi ile temas ettiği anda yaydığı kokunun dişiliği beni çıldırtırdı. File çorabın deliklerinin arasından küçük küçük öpüyordum parmak uçlarını, diğer ayakkabısının topuğuyla ensemde daireler çizerken. Kendimi kaybetmiş biçimde dilimi sonuna kadar dışarı çıkarmış ayakkabılarını yalarken buldum kendimi yine, bir süre sonra böyle olurdu ve o zamanın nasıl geçtiğini de çoğu zaman anlamazdım.

Yukarda beni izlerken gülümser ve sigarasını tüttürür durumda düşünürdüm onu hep, çünkü yüzünü göremezdim, çünkü sadece ayakkabılarına bakar olurdum ve zaten başka birşey görmeme gerek yoktu.

O şekilde bir süre ayaklarını yaladıktan sonra sırtüstü dönerdim ve narin ayaklarını karnıma göğsüme boğazıma ya da yüzüme bir yere koyar çıplak tabanlarını yalamama izin verirdi. Bazen öne doğru eğilip bana bakar ve gülümserdi, bu bakışta her zaman küçümseyici ama sevgi dolu bi ifade olurdu. Ellerim kansızlıktan sızlarda ama hiç şikayet etmezdim. Ben öpmeye çalışırken doğrulup öpemeyeceğim bir mesafeye kadara ayağını kaldırır, ben öpmek için kıvranırken birden yüzüme bastırır, kafamı sağa sola iteklerden bana parmaklarını öptürürdü. Bu seansların saatlerce sürdüğü olurdu, çünkü hava kararırdı ve bazen açlığımızı bile unuturduk.

Ayakkabıyla, çizmeyle ya da çıplak ayakla da çok defa çiğnendim, özellikle yüzümün üstünde durmayı çok severdi ama yüzüme zarar verecek kadar sert bişi hiç bir zaman yapmadı. Ben bağlı biçimde ayaklarının dibinde yatarken ayaklarının altında ezilen etimin ona verdiği keyfi sevdiğini söylerdi. Bazen beni ezdikten sonra biraz ileride bir yerde ayakta bekler ve ben yuvarlanıp sürünerek ona ulaşmaya çalışırken ayaklarıyla beni sağa sola iteklerdi.

Beni bağladığı zamanlarda sık sık yaptığımız bir başka şey de vücuduma mum damlatmaktı. Bir keresinde uzun süren bir foot session'un sonunda hiç birşey söylemeden kalkıp gitti ve mutfaktan aldığı büyük dekoratif iki mum ile geri döndü. Yüzüm yukarı gelecek şekilde yere uzanmamı istedi, " canın çok yanarsa söyle, fazla yanmazsa mızmızlık etme " dedi gülümseyerek. " Söylesem bile umursama " diye cevap verdim, yutkunmuştum heyecandan. Gülümsemesi yayıldı yüzüne, zaten umursamayacaktı.

Eteğini çıkardı, sadece file çorapları ve çizmeleri vardı üzerinde. Başımın altına bir yastık yerleştirdi, nasıl bir setup kurguladığını anlamaya çalışıyordum. File çoraplarının ağ kısmını elleriyle yırttı ve kalçaları bana dönük olacak şekilde yüzüme oturuverdi. Ne olduğunu anlayamadan güzel kıçıyla beni yere çivileyivermişti. Her zamanki gibi çok sevdiğim görevimi yerine getirmeye, kadınlığı ile kıç deliğini uzun uzun şehvetle yalamaya başladım. Nefes almakta güçlük çekiyordum ama daha önce bunu çok sık yaptığımız için belli aralıklarlaa nefes almama izin veriyordu. Bu sırada boşta kalan uzun el tırnaklarıyla göğsümü çiziyor, göğüs uçlarımı sıkıştırıyor, çekiştiriyordu. Bu sefer çok acı çekiyordum, ama şikayet edecek değildim. Hayallerimi yaşıyordum.

Yüzüm ve dudaklarım kalçalarının altında ezilir ve nefes almakta zorlanırken, sivri tırnakları vücudumu çizik içinde bırakıyordu. Yapabileceğim ve yapmak isteyeceğim başka hiçbirşey yoktu. Bir ara bacaklarını da karnımın üzerine uzattı ve bütün ağırlığını yüzüme verdi ve bir süre o şekilde bekledi. Burnum ve dişlerim kırılacak gibi zorlanıyordu ve hiç nefes alamıyordum. Ayakkabılarının sivri topuklarıyla karnımı eşelerken, mumlardan birini yaktığını anladım çünkü karnıma sıcak ve acı verici bişi damlamıştı.

Tekrar oturma pozisyonuna geçti ve kıçını yüzümden kaldırarak sordu " nasıl halinden memnun musun ? yoksa duralım mı ". şaka ediyordu herhalde, " nolur durma, lütfen devam et istediğini yap bana " diye yalvardım ( yalvarmama da bayılırdı ) ve konuşma ikimiz için de bitmiş oldu çünkü tekrar yüzüme oturarak ikincisini de yaktığı mumlarla göğsümü ve karnımı dağlamaya başladı. Mumların dokunduğu yer bir an alev alev yanıyor, hemen soğuduğu için kısa sürede acısı geçiyor ama devamlı damladığı hiç bir an bile rahatlayamıyordum. Çok geçmeden acı ve nefessizlik yüzünden başım dönmeye başlamıştı, çünkü bir yandan da vajinasına soktuğum dilim ile onu tatmin etmeye çalışıyordum ve yüzüm yapış yapış olmuştu. Kaderime razıydım doğrusu. Kalçalarına tapınmaya devam ederken her zamanki gibi yüzümde dans ediyor, beni yastığa ve kıçına gömüyor yüzümü koltuk gibi kullanmaktan keyif alıyordu. İnlemelerini duyuyordum. Ellerim hissisleşmişti, penisim çatlayacak gibiydi ve göğsüm yanık içinde kalmıştı. Şiddetle sarsılarak boşaldı ve yüzüm sırılsıklam oldu. Boşaldığı halde hala yüzümden kalkmamıştı ve kaygan sıvısını tamamen temizletene kadar da kalkmadı.

Yorgun ve bitap biçimde kalktı ve kanepeye uzandı. Yerde perişan halde yatıyordum. Acımış olacak ki ayaklarından birini yere uzattı ve her zamanki gibi yuvarlanarak yanına gittim ve minnetimi dile getirmek için yorgun ayağını öpmeye başladım. Boşalamamıştım, o istediği zaman birşekilde beni boşaltacaktı ve bunu onun tayin etmesinden de çok zevk alıyordum ama bitmiştim artık. Doğrularak bana gülümsedi yarım saat sonra, çoraplarını çıkardı ayağından yere koydu. Çoraplarını öpüp halıfleksi düzerek boşaldım ve o da sigarasını içerken bunu izledi.


Balık Cinsiyet:Bay At Çevrimdışıartlord kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
cyan
Fetişist
Fetişist


Yaş: 22
Kayıt: 03.06.2005
Mesajlar: 249
Şehir: Middle of Nowhere
blank.gif
MesajTarih: Per 30 Mar, 2006 21:36  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bu ne ya sen buna hikaye mi diyosun film olmuş bu be ,zaten zevklerimiz birebir örtüşüyor , yaşadığın olayları da muhteşem aktarmışsın , okuduğum hikayeler arasında ilk 5 e rahat girer.

TEŞEKKÜRLER

_________________
Kırk Bakireye Tapmaya Bal Yanaktan Tatmaya Geldim

Yengeç Cinsiyet:Bay Kaplan Çevrimdışıcyan kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderAIMYIMMSNM
artlord
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 02.05.2004
Mesajlar: 69

turkey.gif
MesajTarih: Per 30 Mar, 2006 22:05  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bu anı da bir Çeşme tatilinde yaşandı. Dışarda insan içindeyken en büyük zevkimiz kaçamak anlarda tırnaklarını etime geçirerek, ya da sarılıyorum bahanesiyle montumun içine soktuğu eliyle göğüs uçlarımı sıkıştırmasıydı. Olanca gücüyle sıkardı ve en ufak bir inleme bile çıkarmazdım. Bu bizim sevgi gösterme biçimimizdi.

O gün denizin içinde o kalabalık plajda yarım saat boyunca göğüs uçlarıma yaptıklarını anlatamam, ama plaj kalabalık olmasına rağmen kimse de bizi görmedi çünkü suyun içindeydik. Tuzlu su perişan haldeki göğüs uçlarımı yakıyordu ama çok mutluydum. Kendimi ona bırakmıştım. Akşama yaşayacaklarımızın habercisiydi bu aşk ısırıkları.

Denizde öyle kudurdum ki öğle yemeğinden sonra kendimizi odaya atar atmaz öpüşmeye başladık ve her zamanki gibi dominasyon zamanı geldi çünkü artık normal bir sevişmeye pek zaman ayırmıyorduk. Zamanının geldiğini gözlerindeki bakıştan anlardım genelde. Ayaklarını uzatır, vücudunu rahat bir konuma getirir ve bir bana bir de ayaklarına bakardı. Yatağın önüne diz çökmemi istedi, ayaklarına ağzımla oje sürecektim. Ama yine beceremedim, o yüzden oje sürerken ayaklarını yüzüme dayayarak destek almayı tercih etti. Parmaklarını birbirinden ayrı tutmak için dilimden yararlanıyordu ve ojelerini sürme konusunda hiç acele ettiği söylenemezdi. Tuz ve sıcak yüzünden ayaklarının kokusu yoğunlaşmıştı ve burnumun dibindeki tabanlarından buram buram yayılıyordu. Sürmesi bittikten sonra tabiki üfleyerek ojeleri kuruttum.

Gülümsedi ve ilk defa beni şaşırtan birşey yaptı, yüzüme okkalı bir tokat patlattı. Niye vurduğunu anlamamıştım ve daha önce birçok küçük düşürücü şey yapmış olmasına rağmen buna alınır gibi olmuştum. Yüzümün küçük çocuk gibi buruşması onu eğlendirmiş olacak ki kıkırdadı ve siyah ojeli bembeyaz küçük ayağıyla yüzüme bir iki tokat patlattı. Yeni oyunu anlamıştım, dozaj arttırılmıştı ama benim haberim yoktu. Zaten ne önemi vardı.

Kah tabanını yüzüme dayıyor, kah parmaklarını ağzıma sokuyor benimle oyuncak gibi oynuyordu. Sıkılmış olacak ki dört ayak üstünde durmamı istedi, açıkçası bunların istek mi emir mi olduğunu pek anlayamıyordum, zaten o da benim sınırlarımı deniyordu sanırım ama onu hayal kırıklığına uğratacak birşey yapmamaya söz verdim kendime. Çünkü daha uç şeyler daha çok heyecan demekti.

Sırtıma bindi ve " banyoya götür beni " dedi. Ayakları omuzlarımın üzerinden başımın yanına doğru sarkıyor ve beni tahrik ediyordu. Az önce beni tokatlayan ayaklardı bunlar. Onu banyoya götürdüm, klozetin yanına gelince sırtımdan indi ve klozete oturdu. İçgüdüsel olarak ayaklarının dibine uzandım ve çişini yapmasını dinledim. Bu sırada ayakları yüzümde dinleniyordu. İşi bittikten sonra üzerime basarak kalktı ve eliyle bacakarasını işaret ederek kalkmamı istedi. Vajinasını dilimle temizledim. İlk defa böyle bir tecrübe yaşıyordum ve aldığım garip zevki anlatmak mümkün değil.

Sonra odaya gittik, ellerim tekrar arkamdan bağlandı ve yatağa uzandım. Göğsüme oturdu, yüzünde vahşice bir gülümseme vardı.

" Tokatlanmak hoşuna gitti mi ? "
" Gitti, daha sık yapsan daha da hoşuma gider "
" Ellerimde ölüceksin bigün ha, ne yapsam hoşuna gidiyo seninde. Bu işin tadı kaçmaya başladı. Bugün hoşuna gitmiycek bişi yapıcam sana "
" Ama zaten başından beri "

İşte o an o küçük elleriyle öyle bir tokatladı ki beni gözlerim karardı bir an. Konuşmamam gerekiyormuş. Yüzümün sol tarafı alev alev yanıyordu. Bornozun kalın kuşağıyla ayaklarım da bağlandı. Şimdi tam anlamıyla eline düşmüştüm işte. Hiç sesimi çıkarmadım.

Tekrar yukarı gelerek vajinasını ağzıma dayadı, ve şöyle söyledi " içmeye bak, boğulma " ve sonra yavaş yavaş ağzıma işemeye başladı. Yakıcı sıvı boğazımdan mideme akıyor ve ben engel olacak hiçbirşey yapamıyordum. Ara ara burnumu kapatarak nefes almamı engelliyor boğulacak gibi oluyordum. Kusma refleksimi kontrol etmek çok zor oldu, ama herşeyi mahfedemezdim. Benimle işini bitirdiğinde bir kadının önünde düşülebilecek en zavallı pozisyona düşmüştüm, ve ikimiz de bunun bilincindeydim. O yüzden tam bir teslimiyet hissediyordum, herşey benim isteğim ve beklentim dışında gelişmişti. Üzerimden kalktıktan sonra uzun süre kalçalarını yalayarak onu tatmin ettim. Aramızda hiçbir konuşma geçmedi. Bir köpekle konuşacak birşeyiniz yoktur. Ya döver ya da size yaltaklanmasından keyif almaya bakarsınız.

İlişkimizdeki efendi-köle diyalektiği bu olayla başladı, ve yaşananlar git gide sertleşti. Golden shower ötesinde bir şey yaşanmadı ama onu da çok sık yaptık.


Balık Cinsiyet:Bay At Çevrimdışıartlord kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
slavebird
Acemi
Acemi


Yaş: 29
Kayıt: 11.02.2005
Mesajlar: 19

turkey.gif
MesajTarih: Per 30 Mar, 2006 23:41  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

off be ellerine sağlık bu ne ya bittim burda helal olsun baba ne diim yoruma gerek yok zaten:)


Oğlak Cinsiyet:Bay At Çevrimdışıslavebird kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
blackfoot
Acemi
Acemi


Yaş: 28
Kayıt: 13.05.2004
Mesajlar: 47
Şehir: izmir
turkey.gif
MesajTarih: Cum 31 Mar, 2006 14:01  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Hikayeler süper, anlatım süper. Harikasın dostum ellerine sağlık. TEŞEKKÜRLER


Yengeç Cinsiyet:Bay Maymun Çevrimdışıblackfoot kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
sinan_15
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 21.03.2004
Mesajlar: 101

blank.gif
MesajTarih: Cum 31 Mar, 2006 14:18  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

10 NUMARA.........................Süper yazmışın arkadaşım,tebrikler


Yengeç Cinsiyet:Bay At Çevrimdışısinan_15 kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
kanat
Acemi
Acemi


Yaş: 46
Kayıt: 03.01.2006
Mesajlar: 16
Şehir: Ankara
turkey.gif
MesajTarih: Pzr 02 Nis, 2006 12:30  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Dostum,inan benim hayallerimle birebir örtüşen,mükemmel bir zevk yaşamışsın.Daha çok yaşayabilmeni temenni etmekten başka bir şey diyemiyorum.Arkadaşın da muhteşemmiş.Çok şanslısın.Kendi adıma böyle bir zevki yaşayabilmek adına yaşamımı bile feda edebilirim.Şansın açık olsun.Tek kelime ile mükemmel.Bence sen bu kızla,eğer kabul ederse evlen.Bu şans bir daha ele geçmeyebilir.Sevgilerimle.

_________________
adogs

Balık Cinsiyet:Bay Kaplan Çevrimdışıkanat kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
tozer
Usta Yazar
Usta Yazar


Yaş: 35
Kayıt: 26.10.2002
Mesajlar: 741
Şehir: Ankara
turkey.gif
MesajTarih: Pts 03 Nis, 2006 00:40  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Hariha ağzına sağlık anlattığın bana evlenmek üzere olurken sinirlenip ayrıldığımkız arkadaşımı hatırlatta parkta gömleğimin içinden elini geçirir isteğim üzerine göğsümü sıkardı tırnaklarını önce ürkek geçirirdi son sefer gömleğime kan gelinceye kadar sıkmıştı 1 ay sonra da ayrıldık ama seninki 4 4 lük


Oğlak Cinsiyet:Bay Sıçan Gizlitozer kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönder
Dangling
Usta Yazar
Usta Yazar


Yaş: 25
Kayıt: 27.10.2005
Mesajlar: 531

argentina.gif
MesajTarih: Pts 03 Nis, 2006 03:55  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Harika hikayeler, devamini bekliyoruz Wink

_________________
nail em up!

Balık  Domuz ÇevrimdışıDangling kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
artlord
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 02.05.2004
Mesajlar: 69

turkey.gif
MesajTarih: Pts 03 Nis, 2006 22:52  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Arkadaşlar mesajlarınız çok motive edici teşekkür ederim, yaygın bir davranıştır böyle düzgün yazılmış birşey okuduğumda ya sallama olduğunu, ya da çeviri olduğunu düşünürdüm. Tabi yukarıda anlattığım şeyleri belli ölçüde yaşamış olduğum için ifade güçlüğü çekmediğimi yeniden hatırlatmak isterim. Aşağıdaki yazacağım şeyler bazılarınızı rahatsız edebilir. Neticede herkes benim kadar geniş bir zevk skalasını paylaşmıyor. Daha keyifli olsun diye hikaye formatında yazıyorum, tamamiyle kurgudur.

14 Nisan 2003
Bugün gönüllü tutsaklığımın altıncı ya da yedinci günü. Bacaklarımı hissetmiyorum, bu defa çok sıkı bağlamış olmalı. Karnım çok aç, ayakkabılarıyla ezip posasını çıkardığı yiyeceklere ulaşmaya çalışıyorum, ama zincirler izin vermiyor. Vücudum morarmış olmalı. Yeni kimliğimi unutmamam için bana bir günlük verildi. Bugün 100 kere şunu yazmalıyım.

" Ben köpek pisliği kadar değeri olmayan aşağılık bir varlığım "

Buna katılıyorum, hatta buna eminim. Ayaklarım boynumdan geçen bir tasmaya domuz bağı usulü bağlanmış, gözümün önündeki yiyeceklerden zincirlerle alıkonmuş, ve tek yapabildiği eski bir deftere ne kadar aşağılık olduğunu yazmak olan bir varlığım. Bunları hakettim.

15 Nisan 2003
Bu öğlen Aysun Hanım bir iki bayan arkadaşı ile beraber ne durumda olduğumu görmeye geldiler. Çamurlu çizmelerini saatlerce yaladım, kuruyan dilimi temizlemek için önüme konan leğendeki menşei belirsiz suyu içerek susuzluğumu giderdim. Aysun Hanım'a minnettarım, eğitimim iyi gidiyor. Adının Nevin olduğunu hatırladığım arkadaşı beni fena benzetti. Bu da eğitimimin bir parçası.

17 Nisan 2003
Dün gece bir çeşit sosyete eğlencesine meze oldum sanırım. Götürülmeden önce yüzüme lateks bir maske geçirildi. Sadece kulaklarım, burnum ve ağzımı açıkta bırakan bir maske. Hareketsizlikten ve gerginlikten gevşemiş olan kaslarım karşı koymaktan çok uzaktı. Bir çok kişinin ayaklarını ve cinsel organlarını yaladım, ama kim olduklarını bilmiyorum. Benim işim hizmet etmek, varolma amacım bu. Sadece emirleri dinliyorum, hiçbirşey göremiyorum.

Birisi karnıma oturdu, göğüs uçlarıma klipsler takıldı, sıcak mum damlatarak ve falaka ile eğitimime devam edildi. Belirsiz aralıklarla nefessiz bırakıldım ve her defasında minnetimi ifade etmek için daha fazlası için yalvardım. Çok yoruldum, kendimi salıverdim.

? Nisan 2003
Hala nisan ayında olduğumuzu biliyorum, yoğun bir hafta geçirdim. Son iki gün genellikle sandalye, ya da koltuk olarak kullanıldım. Genelde oturmak için yüzüm ve göğsüm tercih edildi. Duruma göre kalçalara ya da ayaklara hizmet ettim. İşkence edilerek mükafatlandırıldım. Sanırım sadece yüzümün dışarıda olduğu özel bir çeşit koltuğa monte edilmiş durumdayım. Ondan önceki bir iki günü de konağın kapısında ayakkabı parlatıcısı olarak geçirdiğimi sanıyorum. Doğrusu bu bir iki günden emin değilim. Sol kolumda devamlı bir uyuşukluk ve hissizlik var.

25 Nisan 2003
Bir çeşit doktor tarafından muayene edildim, 2 gün boyunca değişik şekillerde asılarak ve zorlanarak tedavi edilmemi önerdi. Ne çeşit bir doktor olduğunu anlayamadım, ama bir süre bağlanmamdansa bir çeşit kimyasal ile uyuşturulmamı, bir diğeri ile de telkinlere boyun eğmemi sağlanmasını tavsiye etti.

İlaçlardan biri sanırım cia ajanlarının casusları konuşturmak için kullandığı kimyasallardan. Artık heyecanlanamıyorum bile.

28 Nisan 2003
Yaşadığım en ilginç kölelik deneyimi bu oldu sanırım. 24 saatten uzun bir süre uyanık kalmam telki edildi. Hiç bir şekilde emirlere karşı koyamadım, aksini düşünemedim bile. Bir yerlerde bilincim yerinde ve bana yaptırılanların farkındaydım.

Konağın misafir salonunda koltuklarda beklemekte olan misafirlerin bütün ihtiyaçlarını karşıladım. 9 kuyruklu sırtımda şaklarken ağzıma tıkıştırılmış olan çoraplar ile ses çıkarmadan cezamın bitmesini bekledim. Ve sırayla bütün misafirler istedikleri şekilde bedenimi kullandılar. Penisimin üstünde sigara söndüren hanımlardan birinin emrettiği şekilde gözlerimi ayaklarından hiç ayırmadım ve hiç ses çıkarmadım. Duyduğum acıdan akan gözyaşlarım tozlu çizmelerin tabanlarını ıslattı ve ben günde bir kere olan öğünümü sahip hanımların ayakları üzerinde yeme şerefine ulaştım. Yediğim her kırbaç için teşekkür ve minnet doluyum.


Balık Cinsiyet:Bay At Çevrimdışıartlord kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
darkman
Fetişist
Fetişist


Yaş: 26
Kayıt: 06.02.2004
Mesajlar: 308

turkey.gif
MesajTarih: Sal 04 Nis, 2006 00:29  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

cok hos ve hatta harika ..olursa devam yada yeni bır hikaye beklenir..Smile


Kova Cinsiyet:Bay Köpek Gizlidarkman kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Tom Ford
Royal Üye
Royal Üye


Yaş: 26
Kayıt: 16.05.2003
Mesajlar: 4180
Şehir: İstanbul...
turkey.gif
MesajTarih: Sal 04 Nis, 2006 12:02  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

baştaki hikayeler güzel olmuş....gerçek yada çok yakın olması da ayrı bi güzellik katıyo....biraz daha dialog katarsan bence daha da başarılı olur...eline sağlık...

_________________
.....Heaven won't take me and hell's afraid I'll take over.....

Koç Cinsiyet:Bay Köpek ÇevrimdışıTom Ford kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
feetslaveistanbul
Uyarı : 1
Fetişist
Fetişist


Yaş: 32
Kayıt: 21.12.2003
Mesajlar: 192
Şehir: istanbul
turkey.gif
MesajTarih: Sal 04 Nis, 2006 14:57  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

ustad hıkayen gercekten guzel olmus!cok sanslısın kı bunları yasayabılmıssın.devamını beklerız.


İkizler Cinsiyet:Bay Ejderha Gizlifeetslaveistanbul kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
Mesajları göster:      

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz


Tüm saatler GMT +2 Saat

RSS Feed - RSS Feed 5
RSS Album Feed - Archive

Copyright Faneti.net 1997-2008 - powered by Feetloves.com
| Oriental Girl | AbsoluteFetish | Feetloves | Faneti | Fetish Chat |
| Tanışalım | BDSM Turkey | BDSM Chat | Fetish & BDSM Search Engine |
| Falaka | MasterDaPain | Sallenaz | Parox Zone | Bastinado Portal | Türkçe Blogs |