- hastalara daha insancıl davranmalısın Filiz hemşire burada gördüklerim hoşuma gitmemeye başladı.
-ama Aslı durumlarını biliyorsun hepsi çok saldırgan...
- bana nasıl Aslı diyebilirsin Aslı hanım yada efendim dıyıceksın haddını bıl fılız hemşire ben senin arkadaşın değilim.
Filiz bir şey diyememiş başını öne eğmişti gözlerindeki hırs belli oluyordu ama hiçbir şey diyemiyordu. Aslı bir doktordu ve onun emrinde çalışıyordu. Olayları odasından duyan emre 1 haftadır belki de ilk kez mutlu olmuştu. Filiz in bu şekilde azar yemesi çok hoşuna gitmişti.
Aklından belki yakın da filiz in işine son verirler diye hayaller kurarken ellerinin bağlı olmadığını ve kapısının açık olduğunu fark etti. Hemen ayağa kalktı şaşkınlık içersindeydi. Çabuk karar vermeliydi ne yapacağına. Koridora çıkıp çıkış kapısına doğru sessizce ilerlemeye başladı etrafta kimse yoktu bu işini daha da kolaylaştırmıştı. Büyük kapıyı itip çıkmaya çalıştı ama kapı kilitliydi.kahretsin dedi. Filiz in odasına gidip anahtarı almalıyım hemen. filiz i etkisiz hale getirebilirim bunu mutlaka yapmalıyım tek şansım bu diye geçirdi içinden. Filiz in odasına doğru koştukça her şeyin gözünde büyüdüğünü hissediyordu. Sanırım verilen ilaçlardan diye düşündü ve koşmaya devam etti. Filiz in odasını kapısı açıktı içeri girdiğinde filiz in yatağında oturduğunu gördü. Filiz e doğru koşmaya başladı ama koştukça yol uzuyordu gözünde. Her şey bir anda büyümüştü. Filiz in yanına yaklaştığında tek gördüğü filiz in başparmağıydı. Yukarı doğru baktığında karşısında bir dev vardı adeta.
- buraları iyi temizlemiyorlar herhalde böcekler dolmuş diyerek ayağını kaldırdı filiz.üstüne gelen ayağı görünce emre can havliyle yan tarafa atlamıştı ki ayağın yere vuruş sesiyle irkildi. Kılpayı ezilmekten kurtulmuştu ama filiz durmamış bu sefer diğer ayağını kaldırmıştı. Emre bütün gücüyle kapıya doğru koşmaya başlamıştı ki kapı aniden kapandı. Emre nin 100 adımda koşacağı yeri filiz 3 adımda katetmiş ve kapıyı kapatmıştı emre şoktaydı bi sağına bi soluna bakarken ilerde siyah bir delik olduğunu gördü.Tek kaçıcak yer orasıydı ve deliğe doğru koşmaya başladı. Arkasından gelen dev adımlara yakalanmadan kendini siyah deliğin içine atmıştı sonuna kadar koştu deliğin. Nefes nefese kalmış yere çökmüştüki delik aniden hareket etmeye ve yukarı yöne doğru dönmeye başladı. Emre dengesini kaybetmiş sağa sola çarparak sırt üstü yere düşmüştü. Yukarı baktığında deliğin artıkta yukarda ve çok yüksekte olduğunu fark etti Biraz etrafına bakındığında nerde olduğunu daha iyi anlamıştı. İçerinin şeklinden, yoğun ayak ve deri kokusundan filiz in çizmesinin içine girdiğini anladı. Topuksuz düz yumurta burunlu bir çizmeydi ve oldukça yüksekti en azından emre için.
Nefes nefese kalmıştı bi yandan bu hale nasıl geldiğini bi yandan da kendi kendini aptal gibi tuzağa düşürdüğünü düşünüyordu ki Filiz in telefonu çaldı. Emre duyduğu iki kelimeyle bir anda paniğe kapıldı.
-tamam canım çizmelerimi giyip hemen çıkıyorum…
Böyle bir şey yapmaz heralde ama ya yaparsa ne yapıcam ben diye düşünürken çizme sallanmaya başladı. Filiz çizmeleri kaldırıp rahatça giyebilmek için sandalyesinin önüne koymuştu.
Koltuğa oturup çizmenin içine baktı emre tam filiz e bağırarak bir şeyler söyliycekti ki filiz in ayak parmaklarının çizmenin içine girişini gördü. Bunu görmesiyle çizmenin ucuna doğru koşması bir oldu. Filiz in ayağı içeri girdikçe her yer iyice kararmaya başlıyordu. Filiz sanki içerde hiçbir şey yokmuş gibi çizmesini giyiyor emre ise dev ayağın altında sıkışmamak için çaresizce uca doğru koşuyordu. Emre sırtına dokunan parmağı hissettiği anda can havliyle gözünü kapatarak ileri doğru attı kendini. Birkaç saniye karanlıkta haraketsizce durdu. Sanırım başardım derken ağlamaklı bir sesin emre demesiyle irkildi. Gözünü açıp baktığında her yer kapkaranlıktı ama karşısındakinin aslı olduğunu sesinden anlamıştı.
-senin ne işin var burada dedi.
Aslı hüngür hüngür ağlıyordu. Ne olduğunu anlamadım beni buraya attı ve çıkarsam eziceğini söyledi. 1 saattir buradayım bu koku iğrenç napıcagımı bılemıyorum diyerek emreya sarılarak ağlamaya devam etti.. Dur sakin ol dedi emre çizmenin burun tarafında ki boşlukta durursak bişey olmayacaktır. Oda bunu biliyordur bizi öldürmeyecek sadece korkutmak için yapıyor.
-peki bu hale nasıl geldik oyuncak gibi küçücüğüz. Bu sorunun cevabını emre de merak ediyordu ama öncelikle hayatta kalmalıyız diye düşündü
- tamam sakin ol ben bi kalkıyım dedi emre ama kalkamadı. Bir daha denedi ama olmadı. Belinin üstü filiz in iki parmağının arasındaydı ama belinin alt tarafı filiz in baş parmağının altında kalmıştı. -- Kalkamıyorum aslı yardım et. Genç kız hemen filiz in baş parmağını kaldırmaya çalıştı. Yapamıyorum emre çok ağır. Emre bir an durup düşündü filiz hala oturuyor olmalıydı ama adım atınca filiz in altında kalan kısmı baskı yiyicekti ve ezılıcekti Bı daha dene aslı burdan çıkmalıyım hemen. Aslı da durumun farkına varmıştı bütün gücüyle filiz in başparmagını kaldırmaya çalıştı. Emre de sürtünerek çıkmaya çalışıyordu ama olmuyordu. Sadece bir parmaktı bu kadar zor olmamalıydı diye düşündü aslı ama olmuyordu filiz in bir parmağını dahi hareket ettıremiycek kadar aciz durumdaydılar.filiz in ayağına dokunmak aslı yı çok tiksindiriyordu ama başka çaresi yoktu. Derken filiz ayağa kalkıp aynanın karşısına geçmek için bir adım attı. Aslı dengesini kaybedip düştü ve emre acıyla çığlık attı. Parmağın altında kalan kısmına büyük bir baskı inmişti bir anda emre nin. Derin derin nefes aldı. Aslı korku dolu gözlerle emre ye baktı . emre iyiyim şimdi tamam derken filiz yürümeye başladı. Ve emre bir çığlık daha attı sonra bir tane daha ve bir tane daha. Filiz ayağını her yere basışta emre acı içinde kalıyordu . aslı napıcagını şaşırmıştı zaten dengesini kuramıyordu her adım atışta sallanıyordu içerisi.emre nin artık gözünden yaşlar geliyordu. Çırpınıyordu ama yarasızdı filiz in parmagından bile güçsüzlerdi artık. Emre nin her çığlığı aslı nın üstündeki korkuyu iyice artırıyordu. Bi süre sonra haraket durmuştu .genç adam bayılıcak gibiydi ama hala konuşabılıyordu ve çek beni dedi aslıya aslı kollarından tutarak emre yi butun gucuyle çekmeye çalıştı. Biraz kıpırdanma olmuştu ki birden her yer sallandı taklalar atmaya başladı iki doktor ve birbirlerinin üstlerine düştüler.
İkisi de şaşkındı bir yandan toparlanmaya çalışıyorlar bir yandan da ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı. Çizmenin burun kısmaından topuk kısmına yuvarlanmışlardı ve ikiside şaşkındı.çizme 45 derece açıyla duruyordu ,tam üstlerinde filiz in ayağı altlarında ise çizmenin tabanı vardı.çok dar bir aralıktaydılar ve yatar pozisyon da duruyorlardı filiz in ayağını azcık bastırması sıkışmaları için yeterliydi. Birbirlerinin gözlerine baktıklarında ikisi de durumu anlamıştı. Düşündükleri gibiydi filiz otobüste oturacak bir yer bulmuş ve bacak bacak üstüne atmıştı. Ayağı 45 açıyla havada duruyordu ve ayagı azıcıkta olsa çizmenin tabanından havaya kalkmıştı. İşte bu iki yerin arasında aslıyla emre duruyorlardı. Adeta çok dar bir borunun dibinde gibiydiler.
-olamaz ölücez burada dıyerek aglamaya basladı aslı. Emre de durumun ne kadar vahim olduğunun farkındaydı. Eğer filiz ayağını yere basarsa ikisi de ayakla taban arasında eziliceklerdi. Bi şekilde çizmenin burun kısmına gitmeliyiz diye düşündü emre ama nasıl olucaktı çizme eğimliydi ve düz zeminde tırmanmak çok zordu.
- ezilicez burada böcek gibi lanet olsun o o çılgına dönmüştü aslı.
-aslı sakın ol aslı sakın ol dedim kurtulucaz sakın ol yeter kes bağırmayı. Aslı susmuştu ama ağlamaya devam edıyordu.
- beni dinle fılızın ayagının altından destek alarak yukarı tırmanıcaz tamammı yavasça ve sakınce.. sakın panik yapma bunu başarabiliriz beni takıp et sadece tamammı.
- aslı korku dolu gözlerle başını salladı. Başlıyoruz dedi emre ve ilk adımı attı. Bulundukları ortam çok dardı filiz in ayağının altından güç alarak eğimli tabanda yavaşça ilerlemeye başladılar. iki doktor yavasça ılerlıyorlardı hersey yolunda dimi aslı dedi emre
- evet dedi yüzündeki gülümsemeyle aslı artık başaracaklarına ınanıyordu. Emrede rahatlamıştı.Hadı o zaman az kaldı derken her taraf sallanmaya basladı. Emre hemen kendini ayağın altıyla çizmenin tabanına sıkıştırdı ayakla taban arasına ama aslı o kadar becerikli değildi. Heyecanlanmış ve tutunamamıştı ama emre refleksle aslı nın elini tutmayı başarmıştı.bu halleri batan bir gemide suya düşmemek için çırpınan iki kişiyi andırıyordu adeta.
- ne olur bırakma beni ne olur yalvarırım.
Emre bır yandan kendini düşürmemeye bir yandan da aslıyı tutmaya calışıyordu aynı anda da çizme bir ileri bir geri sallanıyordu. Koltukta oturan filiz mp3 çalarında ki müziğin ritmıne uymuş ayağını sallamaya başlamıştı ayağının altında iki doktorun çırpındığını farkediyordu ama bu denli hayat mücadelesi verdiğinin çok da farkın da değildi. Onun için gayet normal olan bu ayak sallama hareketi iki küçük doktor için hayat mücadelesine dönüşmüştü.
- nolur bırakma beni nolur . emre diyerek çırpınmaya devam ediyordu genç kız emre kendisini çok zorluyordu. Fakat artık dayanıcak gücü kalmamıştı çok yorulmuştu. Çıldırmış vaziyetteki aslı elinin emre nin elinden kaydığını fark ettikçe daha da çok bağırmaya başlıyordu. Ve en sonun da tutunamayarak en başa çizmenin topuğuna kadar kayarak indi. Genç kızın paniği artık daha da artmıştı çıkmaya çalışıyor ama durmadan kayıyor ilerliyemiyor bır yandan da nolur benı al dıye yalvarıyordu.filiz ise ayagının altındakı hareketlıkle gıdıklanıyor buda hosuna gıdıyordu.
3-4 adım sonra emre çizmenin ucuna varabilir durumdaydı. tekrar tırmanmak uzun zamanlarını alıcaktı ve bu süre içinde filiz tekrar yürümeye baslıyabılirdi. filiz in adım attığı anda da onları çok korkunç bir ölümün bekledığı kesindi. Fakat onu orda bırakamazdı kahretsin diyerek Emre de bıraktı kendını ve kayarak fılız ın topuguna indi.aslı cok saol dıyerek sarıldı emre ye cok saol cok saol benı bırakmıycagını bılıyordum.
- tamam dur tekrar başlıyoruz elimi tut ve hiç bırakma bu şekılde cıkıcaz
Aslı kafasını sallayarak söylenilenlere aynen uyacağını gösterdi. Artık işleri daha da zordu çünkü filiz ayağını sallıyordu müziğin ritmiyle ve bu daracık eğimli yerde birde sallantıyla mücadele ediceklerdi.ve tekrar başladılar tamam çok güsel yavas yavaş ve sakin başarıcaz. Tamam oluyor nerdeyse geldik derken.
Filiz ayakta duran teyzeye seslenerek
-buyrun teyzecım böyle oturun
-teşekkur ederım evladım…
Saniyeler içinde gerçekleşen bu olay aslı ve emre için her şeyin bittiği an olucaktı.
İki küçük doktor bir anda yuvarlanmaya başladılar. filiz ayağa kalkmak için ayagını kaldırmıştı bir sağa bir sola yuvarlandıktan sonra özgür büyük bir basınçla çizmenin tabanına adeta yapıştı. Her tarafı acı içindeydi çok buyuk bır baskının altındaydı artık. Eli hala aslının elini tutuyordu. Aslı durmadan emre nin elini sıkıyor mmmmmmm diye sesler cıkarıyordu.
-aslı iyimisin dedı emre ama tek duydugu mmmmm sesiydi. emrenin başı yana doğru düşmüştü çok zorda olsa nefes almasını sağlıyordu bu ama aslı onun kadar şanslı değildi. başı yukarı doğru bakıyordu ve fılız ın tabanına yapışmış vaziyetteydi. Nefes alabılcek küçük bir deliği bile yoktu ve çaresizce çırpınıyordu. Emre durumun farkına varmıştı kıpırdamaya çalıştı ama imkanı yoktu bu ağırlığın altında. Aslı Dudakları filizin ayak tabanına yapışık bir şekılde can vermek üzereydı. Belki de bi insanın başına gelebılcek en kötü sonradan bırıydı .filiz in ayağının altındaki gıdıklanmalar hoşuna gitmiş yüzünde etraftakı kımsenin nedenini anlayamıyacağı bir tebessüm oluşmuştu. Aslı kafasını geri itmeye çalışıyordu ama çizmenin tabanı sertti haraket ettirmesi imkanszdı. Kafasını ileri doğru götürmeye çalışıyordu filiz in yumuşak ayağı altında kafası biraz gömülüyordu ama geri çekince tekrar taban üstüne yapışıyordu. Yana çevirmeye çalıştı ama bunuda yapamadı. Elleriyle itmeye çalışıyortı ama bu bi karıncanın fili kaldırmaya çalışmasından farksızdı. Agzıın açıp dilini çıkarmaya çalıştı ama tek yapabildiği filiz in ayak tabanına dokunmak olmultu belki de alıcagı son tat fılız in ayağının tadıydı derken.
- pardon gecebılırmıyım sesıyle irkildi filiz ve hafıf kenara kaydı.bu sırada ayagını hafıfce kaldırmıstı. Bu küçük boşluktan yararlanan aslı kafasını yana çevirdi ve çıldırmışçasına nefes almaya başladı. Aldıgı nefes ona yetmıyordu çünkü soludugu hava ayak ve derı kokusundan ıbarettı. Boyutlarının küçüklugunden dolayı bu koku dayanılmaz sevıyelere ulasıyordu ama şu an dert edıceklerı en son şey bu olmalıydı. Yüzleri birbirlerine bakıyordu artık belki de bu hayatta görücekleri son şeydi birbirleri filiz in ayagının sıcaklığını hıssedıyorlardı inanılmaz bir basınçla beraber. İkisinin de birkaç kemiği kırılmış olmalıydı ama şu an bunu hissetmiyorlardı
- bu şekilde olamaz dedi aslı bu o ayağının altında bir böcek gıbı ölemem ben dıyerek ağlamaya başladı. hiçbir şey yapamıyorlardı ve filiz in ayaklarının altında can verıceklerdı bunu düşündükçe sinirlenıyorlar ama tek bır parmakalarını dahi kıpırdatamıyorlardı. Çok kötü bır son olucaktı filiz her adım attıgında bır kac kemıklerı kırlılıcaktı. En kötüsüde çabuk olmuycaktı ölümleri uzun ve acılı olucaktı. Filiz onları öldürmek için herhangi bir çaba sarfetmemişti onları çizmesinin içine atıp dışarı gezmeye çıkmıştı. Saatlerce filiz in çizmesinin içinde yaşam mücadelesi vermişlerdi ama artık sona gelmişlerdi. Birbirlerinin ellerini sıkıca tutuyorlardı
- pardon düğmeye basabilirmisiniz dedi filiz ve diğer çizmesını adım atmak için kaldırdı bütün yük artık bu ayağındaydı. kemıklerının çatırdagını duyuyordu ikiside nefesleri tamamen kesilmişti 3 saniye daha bu şekilde kalsalar ani bir ölüm olucaktı onlar için ama filiz in diger adımını atması 1 saniye kadr sürmüştü. Diğer ayagını yere basmış bu ayağını kaldırmıştı ıkısıde buyuk bir rahatlama hissetmişler ama bu rahatlamada çok kısa sürmüştü. 1 saniye sonra altında oldukları ayak tekrar yere bastığında ikiside acı içinde kalmışlardı. Seslerini dahi çıkaramıyorlardı basınçtan. Filiz se gayet sakin bir şekıilde otobüsten inerek yürümeye devam ediyordu. her adımda ölmek için dua etmekten başka şanslarıyoktu çünkü her adım öncekınden daha çok acı veriyordu.
-uyandınmı küçük böcek
Emre şaşkındı. Yukarıya baktığında aslı elinde çayı ayaklarını kafasının üstüne koymuş oturuyordu. Şoktaydı ne oldğunu anlamaya çalışıyordu.
-suratına biraz sert vurdum sanırım bayılıverdin şimdi kaldığın yerden görevine devam et küçük böcek. Emre şaşkındı sanırım gerçekten deliriyorum diye geçirdi içinden tabi bunları düşünürken suratına sert bir darbe aldığı filiz in ayağından. Hemen dilini çıkartarak genç kadını tatmin etmeye başladı. Ama bir yandan da az önce gördüğü rüyanın etksinden kurtulmaya çalışıyordu….
En son inferno tarafından Sal 13 Şub, 2007 14:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi.
Sonraki başlık » « Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti gönderemezsiniz Bu forumdan eklenti indiremezsiniz