| Yazar |
Mesaj |
helot1982
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 09.04.2006
Mesajlar: 19
Şehir: İzmir

|
|
Karımla mutlu bir evliliğimiz vardı. Ancak kölelik duygularım ağır basıyor ve arada sırada özel hizmet veren evlere gidiyordum. Karıma bir fetiş olduğumu alıştırarak söylemiştim ama o buna fazla dikkat etmemişti. Günler böyle sürüp giderken son zamanlarda eve geç gelişime alınmaya başladı ve bana bunun nedenini sordu. Bense işleri bahane edip bu olayı kapattım. Yaklaşık bir hafta sonra günlerden cuma yine eve geç gelmiştim, tam soyunup duşa girecektim ki karım beni emrivaki bir sesle salona çağırdı. Bacak bacak üstüne atmış, büyük koltukta oturuyordu. Tam yaklaşıp yanına oturacaktım ki beni iteledi ve beni ayakta dinleyeceksin gerizekalı dedi. Şok olmuştum, karımın bana böyle diyeceği aklımın ucuna bile gelmezdi ama bunlar hoşuma gittiği için itirazsız karşısında ayakta beklemeye başladım. Sakin bir tavırla sigarasını yaktı ve bir iki nefes çekti – avucunu uzat. Avcumu uzattım külleri avucuma boşalttı, ne diyeceğini bekliyordum ama o sadece sigara içiyor ve küllerini avucuma döküyordu. En sonunda konuşmaya karar verdi.
- “Madem ki benim sadık kölem olmak istiyorsun bundan sonra bütün isteklerimi yerine getireceksin aksi taktirde kölem olmayı unut. Şimdi isteklerimi iyi dinle beyinsiz; bir daha o evlere gitmeyeceksin sadece bana hizmet edeceksin, işten çıkar çıkmaz eve geleceksin, bütün malvarlığını benim adıma geçireceksin ve maaşını hesabıma yatıracaksın. Bana ait olacaksın, bundan sonra senin amacın beni memnun etmek olacak, benden izin almadan tuvalete bile gitmeyeceksin, yemek yemeyeceksin, su içmeyeceksin, bunlara ben karar vereceğim. En ufak şekilde itiraz edersen seni bir köpek gibi dışarı atarım. Anlaşıldı mı? Haa unutmadan bana bundan sonra Arzu hanım yada efendim diye hitap edeceksin.”
Bunları dinlerken hala şoktaydım ama şunu çok iyi biliyordum ki bu karar hayatımı değiştirecekti. Birden ağzımdan;
- “Evet Arzu Hanım artık bütün benliğmle sizin malınızım” lafı çıktı.
- “Aferin köpek pazartesi tapu işlerine bakacağız şimdi uyku vakti. Ama arka odada çırılçıplak uyuyacaksın” dedi.
Bu lafından bir daha O’nunla aynı yatağa asla giremeyeceğimi anlamıştım.
- “Sabah 12’ de kahvaltımı yatağıma istiyorum hadi şimdi defol.”
O gece geçmek bilmedi, düşünceler beynimi uyuşturmuştu. Sabahleyin saat 11’de kalktım ve ilk iş olarak kahvaltıyı hazırlamaya başladım. Kahvaltıyı tam eski karımın yani yeni efendimin beğeneceği şekilde hazırladım. Saat tam 12 ‘de efendimi kaldırdım. O ise beni hiç umursamadan kalkıp elini yüzünü yıkamaya gitti. Şiddetli bir sesle irkildim. Efendim yanıma gelmiş kulağımı koparırcasına çekiyordu.
- “Ne o tuvaletin hali, köle olduğunu unuttun galiba. Yürü bakalım.”
Beni yerde süründürerek tuvalete götürdü
- “Temizle şurayı gerzek ben senin efendinim ve benim oturacağım heryer temiz olmalı şimdi yala şu kozetin kapağını.”
ve kendimi klozetin kapağını yalarken buldum. Üzerimden de Arzu hanım küçümseyerek bana bakıyordu. En sonunda işim bitti.
- “Buyurun Arzu hanım tuvaletiniz temizlendi.”
O ise memnun olmamış bir ifadeyle oturdu klozete. İşini bitirdikten sonra ise
- “Yala bakiyim burayı” dedi .
-
Kendimi Arzu hanımın kadınlığını temizlerken bulmuştum. Doğrusu hayatımda hiç bu kadar aşağılanmamıştım. Sonra kalktı ve kahvaltısını yapmaya gitti. O kahvatlısını yaparken bende evin temizlik işleriyle uğraşıyordum.Arzu hanım gitgide yeni ve daha katı kurallar koymaya başlamıştı. Mesela konuşmak için izin almalıydım, bunu da yeri yalayarak belirtmem gerekiyordu. O akşam hiç beklemediğim bir şey oldu. Arzu hanım beni yatağına çağırdı, Ellerimi ve ayaklarımı yatağa bağladı gözümü bir bezle kapattı ve ağzımı da bantladı. Beni istediği gibi kullanabilirdi, zaten O’nun malıydım. En sonunda soyunma seslerini duydum bu şekilde çok tahrik olmuştum ve ereksiyona geçtim. Efendim bunu görmüş olacak ki;
- “Sadece ben istediğim zaman ereksiyon olacaksın” dedi.
ve iki tırnağıyla penisimi sıkmaya başladı. Canım fena halde yanıyordu ama çaresizdim. En sonunda penisimi bırakıp üzerine bir prezervatif geçirdi, üzerime çıktı ve gidip gelmeye başladı. O gece tam 5 kere boşaldım ama o hala üzerimde zıplıyordu. Bunu yaparken kulağıma eğildi ve yavaşça,
- “unutma köle, senin tek amacın bana hizmet ve beni tatmin etmek” diye fısıldadı.
Beni resmen kullanıyordu. En sonunda üzerimden indi ve beni çözdü ama arka soğuk odaya götürüp çırılçıplak soyduktan sonra her tarafımı sımsıkı bağladı. Kendimi berbat hissediyordum. Çok az yemek yemiştim, susuzdum, üşüyordum ve bağlıydım. O ise sıcacık duşunu alıyor ve birazdan rahat yatağına gidecekti. İki gün böyle geçti. Nihayet pazartesi geldiğinde bütün malvarlığımı ona devretmiştim. İşte o andan itibaren bana daha sert ve acımasız davranmaya başladı. Eve döndüğümüzde o, ellerimi arkadan bağladı ve siyah deri çizmelerini giyip tekrar dışarı çıktı. Çizmeleri uzun ve çok güzeldi, eskiden hep onları hayal ederdim ama o buna aldırış etmezdi. Döndüğünde çizmeleri çamur içinde ve tanınmaz haldeydi. İçeri girer girmez bana bir sandalye getirtti, oturdu ve bana dönerek
- “hadisene gerizekalı daha ne bekliyorsun çizmelerimi temizle, ilk günkü gibi olacak, yoksa çekeceğin acıları sen düşün.”
Tereddüt etmeden yalamaya başladım zira bunu yapmazsam benim ağzıma sıçardı. Bunun için özel bir tuvalet yaptırmıştı. Kafam klozete girdikten sonra ellerimi yanlara kelepçeliyor ve tüm dışkılarını suratıma boşaltıyordu. Bunların yanında özel birkaç kafeste yaptırmıştı. Bazen sinirlendiğinde yada zevk olsun diye beni bunların en küçüğüne kilitliyor günlerce yemek ve su vermiyordu.
Hayatım tam bir cehenneme dönmüştü. Birgün evde temizlik yaparken zil çaldı söylenerek kapıya gittim ve açtım. Kapıyı açtığım da ise karşımda kızgın olan efendimi gördüm. Ayakkabılarını çıkarmadan içeri girdi.
- “Neden beni kapıda bu kadar beklettin gerizekalı! Şimdi cezalardan ceza beğen. Dur bakalım sana yeni bir ceza düşünelim.”
Ben ise çok tedirgin olmuştum çünkü yeni bulduğu cezalar bazen çok ağır oluyordu.
- “Bak aklıma ne geldi? Bundan iki sene evvel önce yani kölem olmadan önce eve sinirli bir şekilde gelmiştin ve evin temizliği konusunda bana söylemediğini bırakmamıştın ya, şimdi ben sana gösteririm evin temizliğini. Şimdi git çabuk soyun ve kelepçeleri getir. Sonra da bir kovaya su ve temizlik bezi koy.”
Dediklerini yaptım. O ise farklı bir elbise giymişti. Üzerinde beyaz gömlek, ellerinde deri eldiven, üzerinde siyah mini eteği ve ayaklarında uzun siyah deri çizmeleri vardı. Ellerimi arkadan kelepçeledi ve talimatlarını söylemeye başladı.
- “Yerleri dilinle temizleyeceksin eğer temizliğini beğenip uygun görürsem ağzına ıslak bezi verip onunla devam edeceksin.”
Şok olmuştum, koskoca evi dilimle yalayarak nasıl temizlerdim? Ama kararlıydı ve dilimi yere sürtmeye başladım. Arzu hanım ise sigarasını yaktı ve
- “Hadi bakalım görelim marifetini” dedi.
Ben temizlik yaparken bazen beni kırbaçlıyor bazen de çizmeleriyle kafama bastırıyordu. Dilim yerlere sürtülmekten dümdüz olmuştu, dayanılır gibi değildi ve dilim çok acımaya başladı. Aşağılık bir yaratıktan başka bir şey değildim. En sonunda ağlamaya ve Arzu hanıma yalvarmaya başladım. O’na geçmişte haddimi bilmediğimi ve affına sığındığımı söyledim. Karşısında çok ezik bir haldeydim ve hüngür hüngür ağlıyordum. Arzu hanım bundan etkilenmiş görünüyordu. İki eliyle Yanaklarımı okşadı ve
- “Eski günlere dönmek ister misin” diye sordu?
Şimdi önümde iki yol vardı. Birincisi bu işkencelere bir son verip normal hayatıma geri dönmek ikincisi çok zor belki de dönülmez bir yola girmek. Çünkü eğer bu teklifini kabul etmezsen bana karşı daha acımasız olabilirdi. Benim istediğim ise O’nun kölesi olmak ama daha az eziyet görmekti. O an başka hiçbirşey düşünemeden (çünkü hemen cevap bekler gibi bakıyordu) O’nun kölesi olmak istediğimi ama daha az eziyet istediğimi söyledim. O ise
- “Bak bu yolun ortası yok. Ya normal hayatımıza geri döneriz ya da bütün benliğinle benim olursun” dedi.
Bütün benliğimle O’nun olmak beni epey korkuttu çünkü bundan sonra benim kişiliğim olmayacaktı. Ben bir eşya olacaktım, Arzu Hanımın eşyası. Ve bu eşyanın varlığına son verme hakkı da O’nun olacaktı. Hiçbirşey düşünememeye başladım. Hayatım da böyle bir kararsızlığa düşmemiştim. En sonunda insan istediği gibi yaşamalı diye düşündüm ve kararımı verdim. Kararım Arzu Hanım’ın sonsuza dek kölesi olmaktı. Ama gene de içim içimi yiyordu. Tanrım nasıl bir bataklığa saplanıyordum. Arzu Hanım’a kararımı bildirdim. O ise böyle birşeyi beklemiyormuş gibi;
- “Sen adam olmazsın” dedi ve devam etti. “Madem ki tüm benliğinle benim olmak ta ısrarlısın yarın gidip işinden istifa edeceksin, bundan sonra da hiçbir arkadaşınla görüşmeyeceksin. Hayatında ki herşeyi kısıtlıyorum.”
Bunu zaten bekliyordum, korktuklarım başıma geliyordu ama hayatımdan memnundum. O’nun varlığı beni gitgide sarıyordu. Bana daha ne yapabilirdi ki diye düşündüm, bunu daha sonraki günler görecektim.
Arzu Hanım Evde bazı değişiklikler yaptı. Önce duvarları ses geçirmez yaptırdı. Özel bir sistemle su elektrik ve telefonu dışarı çıkarken kapatabiliyordu. Ayrıca buzdolabı ve diğer bazı dolaplara da kilit yaptırdı. Böylece beni kafese kilitlemediği zaman, örneğin ben evde temizlik yaparken hertürlü imkanımı kısıtlamıştı. Bir odayı sadece işkence aletlerini koymak için ayırdı. Klasik bir dün benim için şöyle geçiyordu;
Efendim Arzu Hanım işten gelince O’na kapıyı açıyor sonra da O’nu selamlamak için çizmelerini öpüyordum, eğer isterse çizmelerini temizlemeye başlıyordum yada ayakkabılarını göğsüme sürterek temizliyordu. Çizmelerini dilimle güzelce temizledikten sonra sırtüstü uzanıyor ve dilimi çıkarıyordum. Efendim Çizmelerinin tabanını dilime sürterek temizliyordu, komut verdiğinde dilimi içeri sokarak tekrar çizmelerinin tabanları için dilimi temiz hale getiriyordum. Keyfine göre önce yemek veya masaj istiyordu. Eğer o gün sinirliyse mutlaka dayak yiyordum. En büyük zevki ise özel yaptırdığı yatağa beni hiç kıpırdayamayacak şekilde bağlamak ve işkenceye başlamaktı. Aklına ne gelirse yapıyordu. Bazen o kadar feci dövüyordu ki her tarafım yara bere içinde kalıyordu. Ben O’nun herşeyi olmuştum örneğin kültablasıydım, sigara içerken küllerini ağzıma boşaltırdı ve sigara bitince de sigarayı ağzıma atardı. Bunun yanında O’nun tuvaletiydim. Özel yaptırdığı tuvaletinin içine kafamı kilitlerdi ellerim ve ayaklarım ise dışarıda bağlı olurdu. O tuvalette keyifli dakikalar geçirip gazetesini okurken ben O’nun kıçının ve vajinasının altında saygıyla beklerdim. Bazen de heyecanlı bir film izlerken tuvalete gitmeye üşenir ve beni yanına çağırıp ağzıma işerdi.
Ev işlerinde ise asla taviz vermezdi. Elbisesinin ütüsü mükemmel olmadı diye beni saatlerce dövebiliyordu. Temizliği kontrol ederken evin en ücra köşelerine bile elini sokardı. En ufak toz parçası olursa vay halime.
İş sekse geldimi benim canımı çıkarırdı. Yıllar önce benimle yatmamak için bahaneler üreten karım meğer ne kadar seks düşkünüymüş. Sekse başladığımız ilk birkaç saat benim için de çok zevkli geçerdi ama sonrasında çok zorlanırdım ve yapmak istemezdim. Ama benim istemem önemli değildi çünkü seks yaparken beni mutlaka bağlardı. Sabah olunca üzerimden iner, duşunu alır ve keyifle yatmaya giderdi. Beni ise yatakta bağlı bırakır veya o karanlık odadaki kafeslerden birine atardı. Kendimi tecavüze uğramış gibi hissederdim.
--------------------------------Devam edecek (inşallah)------------------------------
yazılar yanlış çıktıysa eklenti de mevcut.
konu klasik olsada bu hikaye için çok uğraştım eğer olumlu tepkiler gelirse (gaza gelirsem) devamını yazmayı düşünüyorum.
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
tozer
Usta Yazar


Yaş: 35
Kayıt: 26.10.2002
Mesajlar: 746
Şehir: Ankara

|
|
 |
     |
 |
Bomonti
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1623

|
|
| Çok başarılı.. Tebrikler ve devamını bekleriz..
|
|
|
|
_________________ How can i be lost?
If I've got nowhere to go?
|
|
 |
    |
 |
carpetbagger
Tecrübeli


Yaş: 22
Kayıt: 25.05.2005
Mesajlar: 98
Şehir: istanbul

|
|
| valla arkadasım süper bide bişey soracam biraz garip oalbilir ama bu oaly gerçekmi ya da hayal ürünüyse mükemmel
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
helot1982
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 09.04.2006
Mesajlar: 19
Şehir: İzmir

|
|
| tamamiylen hayal ürünüdür. Çeşiti bol tutmaya çalıştım. Benzer bir hikaye okumuştum zaten ama bu çok farklı daha çeşitli oldu. Devamı geliyor bekleyin..
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
Bomonti
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1623

|
|
Bekliyoruz zaten
|
|
|
|
_________________ How can i be lost?
If I've got nowhere to go?
|
|
 |
    |
 |
kabzimal
Usta Yazar


Yaş: 31
Kayıt: 17.04.2004
Mesajlar: 492
Şehir: na

|
|
 |
    |
 |
blackfoot
Acemi


Yaş: 28
Kayıt: 13.05.2004
Mesajlar: 47
Şehir: izmir

|
|
| harika. çocukluk dönemlerimde en büyük fantazimdi karımın kölesi olmak.. devamını bekliyoruz sabırsızlıkla.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
helot1982
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 09.04.2006
Mesajlar: 19
Şehir: İzmir

|
|
Zaman geçtikçe kişiliksizleştim. Artık pek arkadaşım kalmamıştı. Zira onlarla görüşmek izin gerektiriyordu. Sahibem zaten varlıklı sayılırdı. Benden aldığı malvarlığı ve paralarla durumu daha da iyileşmişti. Benim ondan aldığım tek şey ise benden ayrılıp başkasıyla birlikte olmayacağı sözüydü. Zira böyle bir şey yaparsa benim yapacağım tek şey vardı, onu öldürmek. Ama böyle bir şey olmadı. Benden ayrılmadı.
Zaman pek çok şey değiştirdi hayatımızda. Malvarlığı artınca, tenha sayılacak bir yerde yeni bir ev aldı. Bahçesi falan bayağı geniş tarzdan. Haftasonu oraya gidiyorduk. Huzur bulmak istiyormuş. Tabii ki karar O’nun du en ufak şekilde itiraz edemezdim.
Bu ev ile birlikte eğlenmek için yeni oyunlar icat etti. Beni saatlerce güneşin altında bahçede çalıştırıyordu. O ise ağacın serin gölgesinde oturup buz gibigazozunu içerken bana emirler yağdırıyordu. Bir keresinde sırf denemek için bana derin bir çukur kazdırdı sonrada bana içine girmemi söyledi. Dediğini yaptım. Gitti ve üzerini değiştirdi. Toprakları üzerime atmaya başladı. En sonunda beni başım dışarıda kalacak şekilde tamamen gömdü. Sonra sandalyeye oturup bacak bacak üstüne attı ve
-bakalım seninle neler yapabiliriz dedi.
Daha yalvarmaya vakit bulamadan kalktı ve elinle bir tarafı açık eski bir yağ tenekesiyle geldi. Ne yapacaktı acaba? Kafama tenekeyi geçirdi, tam da
-iyi oldu be güneşten koruyor diye düşünürken. Çok şiddetli seslerle irkildim. Efendim elinde bir sopayla tenekeye vuruyordu. Eminim yaptığı etkiyi bilse böyle bir işkence yapmazdı. Ama bu kadın acıma duygularından yoksundu. Dakikalarca tenekeye vurdu, neredeyse sağır olacaktım. Kafamdan tenekeyi çıkarınca başım dönmeye başladı. O an bayılmışım.
Yüzüme çarpan buz gibi suyla irkilerek uyandım. Saat 7’ye geliyordu. Efendim bana şöyle bağırdı.
-Bayıldın seni geri zekalı ceza olarak bütün gece burada kalacaksın.
Bütün gece orada kaldım. Gündüz ne kadar sıcaksa gece de bir o kadar soğuktu. Karanlık, yalnızlık ve soğuk bütün gece orada kaldım. Sahibem yatmadan önce yanıma geldi, üzerinde saten gecelik vardı bana şöyle bir baktı, kafamı ayağıyla bir kaz kez yokladı sonra öyle bir güldü ki sesi herhalde. Ardından sırtına dönüp gitti. Aslında en acısı dönüp sırtını gitmesi oldu.
Efendim saat 10.30’da yanıma geldi. O zamana kadar güneşin altında kalmıştım. Bana eğlenceli bir edayla baktı.
-Bugün yeni oyuncağımız gelecek ve sen spor yaparken ben de eğleneceğim gerzek.
En sonunda toprağı biraz kazdı ve çıkmamı söyledi.
Saat 13.30 olmuştu. Efendim beni bağlayarak arabasına (eskiden benim arabamdı) atlayarak. Merkeze doğru gitti. Geldiğin de arabanın arkası doluydu ve bayağı çökmüştü. Efendim kutuları indirdi ve bir kağıdı okuyarak paketlerin içindekileri birleştirdi. Ben ise buradan tam olarak ne yaptığını göremiyordum. En sonunda yanıma geldi ve
-Artık daha huzurlu bir hayat ve geziler bizi bekliyor dedi ve önüme yeni giyeceklerimi attı.
Anladım ki artık sahibemin midillisi de olacaktım.
Satın aldığı atlar için üretilen arabaların bir küçüğüydü. Üzerinde iki kişilik oturma yeri vardı. Beni heyecanla arabaya bağladı. Ellerimi kilitledi. Eve gidip üzerini değiştirdi . Zira giyimine çok önem verirdi sahibem. Her iş için farklı kıyafetleri vardı.
Altında beyaz strech, üstünde kısa deri ceket ve ayağına binici çizmelerini giymişti. Yanıma geldi ve
-Önce seni iyice eğitip nefesini açmak lazım dedi.
O günün ertesi her yerim ağrıyordu. Sırtımda da kamçı izleri oluşmuştu.
Nefesim açıldıkça beni hızlı sürmeye başladı. Bu çok hoşuna gidiyordu. Onun memnun olması da beni mutlu ediyordu. İnsanın efendisini memnun etmesi ne güzel şey diye düşünüyordum.
Biliyordum ki bundan sonra uzun süreli kır gezmelerine de çıkacaktık...
--------------------------Devam edecek (inşallah)----------------------
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
Dexter
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2413
Şehir: Pas encore

|
|
helot 1982..uğraşmışsın-böylesine bir hikaye çıkartmışsın ortaya..Emek vermişsin ellerine sağlık..
Ancak pek de benim yapabileceğim şeyler değil adamın yaptıkları..Bunun bi oyun olduğunu-aradaki aşkı-muhabbeti-bağlılığı artırıcı bişey olduğunu savunurum hep..Eğer karım da olgun-buna uyabilecek akı-boku birbirine karıştırmayan bir insan olursa..Sınırlı vakitlerde doyumluk yaşayabilirim..Çünkü en güzel yemek de olsa fazla yenilirse adamı kusturur..
Ama başta da belirttiğim gibi uğraşmışsın-zaman ayırmışsın bunu yazmaya..Saygı duyarım zevkine iştirak etmesem de..
|
|
|
|
_________________ No Mathilde and as a consequence no Dexter anymore..
|
|
 |
       |
 |
zegnasui
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 18.10.2005
Mesajlar: 92

|
|
hikaye çok güzel arkadaş, paylaşımın için sağol. Eğer gerçekten böyle bir durum olsa ev dışındaki köleliği kaldırırsan (yani umuma açık yerlerdeki) ve diğer sevdiklerimi görme hakkını da engellemezsen bu tip bi evlilik benim en büyük isteğim olurdu.
Ama... bu tip bir evlilik imkansızdan öte, yani bunu hiçbir kadın yapmaz diye düşünüyorum
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
helot1982
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 09.04.2006
Mesajlar: 19
Şehir: İzmir

|
|
arkadaşlar bazı şeyler vardır ki saçmadır, belki gerçekleşmesi imkansız gibidir ama düşünmesi insana büyük keyif verir. Bazen işe duygularımı karıştırmadığım zaman çok saçma fikirlere sahip olduğumu düşünüyorum. Duygularınızdan arındığınız zaman yaptıklarınız size de saçma gelecektir. Ne demek birinin kölesi olmak, ayaklara niye tapalım ki vs vs. Amaaaa bizi yönlendiren şey duygularımız değil mi?
İşte bu yüzden bu olaylar duygu ile alakalı.
Yine de hikayeyi kurgu açısından mantıksal bir çerçeveye yerleştirmeye çalıştım.
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
Bomonti
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1623

|
|
| helot1982 hikayen gayet güzel ama ikincisi biraz OWK kokuyor sanki.. onlardan esinlendin sanırım.. Yanlış anlama kopya çekteiğini falan ima etmiyorum.. Sadece öyle bir şey sezdim ben..
|
|
|
|
_________________ How can i be lost?
If I've got nowhere to go?
|
|
 |
    |
 |
helot1982
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 09.04.2006
Mesajlar: 19
Şehir: İzmir

|
|
| Doğru. Ne bileyim işte hem çabuk yazdım, hem de aklıma ponyboys geldi ekleyeyim dedim. Zaten hikeyeye çok öge eklediğim için sonu yaklaştı.
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
arasblue
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 30.01.2006
Mesajlar: 11
Şehir: izmir

|
|
| ne dıyım super olmus devamını dort gozle beklıyorum bız fazla bekletme
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
|
|