| Yazar |
Mesaj |
mephistophelique
Usta Yazar


Yaş: 27
Kayıt: 02.09.2007
Mesajlar: 741
Şehir: İstanbul

|
|
Ona mutlaka sahip olmalıyım !!!
Bugünün konusu kendi başına bir fetiş objesi olmuş kadın ayakkabıları. Yazının başlığı ise Woman and Home Magazine'de yayınlanmış bir çalışmadan esinlendi. Bu çalışmaya göre 40 yaş ve üzeri kadınların ortalama 19 çift ayakkabısı varmış. Yüzde beşinin ise 100 çift ve üstü sayıda ayakkabısı bulunuyormuş. Kadınların yüzde 40'ı alışverişe çıktıklarında satın almayı en fazla arzu ettikleri giyeceğin ayakkabı olduğunu ve üçte biri ise ayakkabı satın alma çılgınlıkları hakkında eşlerine yalan söylediklerini itiraf etmişler. Bu da bir tür fetişizm tabii ki ama kadın ayakkabısını seksüel keyfin 'olmazsa olmazı' yapan birçok da bilinen insan var. Bunlar fantezilerini açıkça itiraf edip yaşadıklarından bilinenler: Ernest Hemingway, Andy Warhol, F.Scott Fitzgerald, Casanova, Thomas Hardy, Von Goethe. Bu kısa listede benim açımdan en şaşırtıcı olan isim Ernest Hemingway'di. Maço yazarın böyle bir fetişizmi olabilmesi ilginç geldi bana. En şaşırmadığım isim ise F.Scott Fitzgerald'dı. The Great Gatsby'in yazarının bu fetişi olmayacak da ne fetişi olacak ki diye soracağı geliyor insanın.
Ayakkabının bir fetiş objesi olmasına bazı modacılar da kreasyonları ile katkıda bulunuyor. Bunların önde geleni Manolo Blahnik ile Jimmy Choo. Christian Louboutin ise arkadan, üçüncü olarak gelse bile öndeki iki rakibini ciddi bir şekilde tehdit edici olabiliyor moda dünyasında. Manolo Blahnik ismi bile kendi başına bir ekol haline gelmiş durumda. Bu başarıda Sex and the City dizisindeki kadınların genelde Manolo Blahnik tercih etmeleri de büyük derecede belirleyici oldu. Bu katkıya tasarımcı Blahnik de bir modeline Sarah Jessica Parker adını vererek teşekkür etti.
Arkadan geldiğini söylediğim Christian Louboutin ise son olarak ilginç bir hamle yaptı ve ayak parmaklarını gösteren platform ayakkabıyla moda dünyasını sarstı. Öyle ki; artık göğüs dekoltesinin, bacak dekoltesinin yanı sıra bu model sayesinde moda dünyasında ayak parmağı dekoltesinden de bahsedilir oldu... Louboutin'in bu tip modelini tercih edenler arasında Kate Moss, Kylie Minougue ve Nicole Kidman yer alıyor.
Christian Louboutin'ın parmak dekoltesi bulunan platform ayakkabısıyla 1970'lerin ekolüne dönüş yaptığı söylenebilir. Benim yaşımda olanlar 1970'li yıllarda platform ayakkabıların hem kadınlarda hem erkeklerde hayli popüler olduğunu hatırlayacaklardır. Uzaktan bakıldığında insan içinde zor yürür gibi gözüken platform ayakkabıların, orijinal olarak disko çağının resmi ayakkabısı olarak tasarımlandığını ve insanların bunları giyerek dansa gittiklerini unutmayın. 'Ne kadar daha yükseksen o kadar daha iyi' ideolojisi de moda dünyasının bir anlamda ideolojisi gibiydi o dönem. Çeşitli kültürleri incelediğimizde platform ayakkabıların zaman içinde ortaya çıkıp kaybolduklarını sonra tekrar canlandıklarını görüyoruz. Örneğin; Japonya'da geta adı verilen, yerden 4-5 santim yükseltilmiş takunyaların olduğu (kimonoların yere sürünerek kirlenmesini engelliyordu) ve bunların büyük ölçüde fikir olarak sıcak hamamlarda ayakların yanmaması için tasarlanan takunyalardan esinlendiği söylenebilir. Geta'lar gayet tabii ki Japonya'nın avam kültürüne özgüdür ama bir de asillere özgü kültür vardır ki asıl heyecan verici tasarımlar buradadır. Bu asil kültür, modern Japonya'ya çok ilginç bir ayakkabı kültürü mirası bırakmıştır. Burada neyin değil, nasıl ve ne zaman giyildiği yani adab-ı muaşeret önem kazanır. Japonların mekan farklılaştırılması konusunda çok derin düşünülmüş yaklaşımları vardır. Bir Japon evine geldiğinde ayakkabısını mutlaka çıkarır. Bu dış dünyanın sorunlarını evin dışında bırakmak anlamına gelir. Dış dünya ile evin içi arasında sınır alanı olarak kabul edilen bir mekan da vardır ve kapıdan girilince sokak ayakkabısı çıkarıldıktan sonra o mekan da geçilip evin içine girilir. O mekanı geçmek için kapı ile evin içi arasında yürümek için özel ayakkabılar da vardır. Bunlara genkan denilir. Japon evlerinde kapıdan girildikten sonra giyilen genkan ile yürünüp bir veya iki basamaklı merdivene ulaşılır ve genkan da orada bırakılıp eve girilir. (Eve tırmanılarak veya yükselinilerek ya da hak edilerek girilir) Bütün bu nedenlerden dolayı bir Japon'un evine sokak ayakkabılarıyla girmek büyük hakarettir. Bu 'başkalarının özel dünyasına düşüncesizce müdahale' olarak yorumlanır. Ayakkabının kültürel boyutlarını göstermesi açısından Japon gelenekleri hayli ilginç ve bu şekilde bakıldığında Amerikalıların sürekli olarak başkalarının özel yaşamına düşüncesizce müdahale etmekte olduğunu da söyleyebiliriz. Onlar kendi evlerine bile girerken sokak ayakkabılarını çıkarmaz ve böylece dünyanın sorunlarını da ev dışında bırakmadan eve taşırlar.
Platform ayakkabılar gördüğünüz gibi çok eskiden başka kültürlerde popülerken 1970'lerde disko kuşağının patlamasıyla tekrar çok popüler olmuştu. 1980'lerde bir canlandırma çabası vardı, o yıllarda Vogue dergisi platform ayakkabılı modelleriyle birkaç kapak yaptı ama bu dergi trend belirleyici olmasına rağmen platformu o bile canlandıramadı. Christian Louboutin'in girişimi kendisine verilen destek nedeniyle çok daha ve kalıcı başarılı olacak gibi geliyor.
Louboutin ayak parmaklarını göstererek platform ayakkabıya seksüalite katmayı başardı ama platform ayakkabıların tek handikapı hayli kaba saba (şimdiki bazı bot tasarımlarının başlangıcını oluşturduğu söylenebilir) ve fazla seksüel olmayışlarıydı. Örneğin; bir stilletto ayakkabının ismi bile seksidir ve stiletto bambaşka bir fetişe katkıda bulunmuştur. Nicole Kidman ne kadar parmak gösterirse göstersin ben bunun platform ayakkabıyı canlandırmaya yetmeyeceğine inanıyorum. Ayrıca stiletto'da da parmak dekoltesi sağlamak mümkün. O ise kaybetmesi mümkün olmayan bir karışım olabilir.
Akşam-Serdar Turgut
|
|
|
|
_________________
Kırmızı Güzeldir...
|
|
 |
     |
 |
khalkedonian
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 30.04.2008
Mesajlar: 1541
Şehir: İstanbul/Kadıköy

|
|
| Bu yazıyı Akşam gazetesinde okumuş ve çok beğenmiştim. Forumda paylaşman çok yerinde olmuş. Serdar Turgut'un ayaklar ve ayak fetişizmiyle ilgili yıllardan beri bir çok yazıları vardır zaten.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
ruj_ruj
Faneti Lady


Yaş: 75
Kayıt: 27.11.2006
Mesajlar: 1125
Şehir: istanbul

|
|
(Bu kısa listede benim açımdan en şaşırtıcı olan isim Ernest Hemingway'di. Maço yazarın böyle bir fetişizmi olabilmesi ilginç geldi bana.)
aynen katılıyorum....
Eline saglık bu güzel ve ilginç makaleyi bize aktardıgın için.....
Ayrıca özlendiniz.....
|
|
|
|
_________________ Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar,
Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
Can YüceL
|
|
 |
    |
 |
mephistophelique
Usta Yazar


Yaş: 27
Kayıt: 02.09.2007
Mesajlar: 741
Şehir: İstanbul

|
|
benim de okurken "vay be" dediğim birkaç şey olmuştu.
beğenmenize sevindim.
|
|
|
|
_________________
Kırmızı Güzeldir...
|
|
 |
     |
 |
FlashFetis
Royal Üye


Yaş: 23
Kayıt: 22.08.2005
Mesajlar: 1976
Şehir: Aydın

|
|
| Güzel yazıymış, ben okumamıştım, paylaştığınız için teşekkürler...
|
|
|
|
_________________ Öldürün beni!!!
|
|
 |
     |
 |
Şalamar 24
Royal Üye


Yaş: 71
Kayıt: 01.06.2007
Mesajlar: 4210
Şehir: BABİL

|
|
| Yaa bu biraz hastalık meselesi biliyomusunuz....ayakkabıcı bi arkadaşım var giderim otururuz çay içerizde üstelik çocuk marka satıyor bayan erkek karışık üstelik kendisi erkek..akmerkeze gidiyorum diyor vitrinlere falan bakınca inan dayanamıyorum diyor içeri girip alasım geliyor..yanımdakıler olum delimisin ayakkabıcılık yapıyosun ayakkabıya paramı vereceksın dıye kınıyolar diyor..cocukta hastalık olmus...var yanı boyle vakalar...
|
|
|
|
_________________
SONSUZLUK NOTALARINDA ALEMLERE İŞARETİM.........
|
|
 |
    |
 |
Tom Ford
Royal Üye


Yaş: 26
Kayıt: 16.05.2003
Mesajlar: 4183
Şehir: İstanbul...

|
|
| guzel yaziymis.....zaten bize baska turlu gelemzdi bu yazi......medya dunyasinda akli basinda,iyi yerlerde zevktaslarimizin sayisi artar insallah........christian laoboutin demis orda.......manolo blahnik diorum bende.......modelleri tarzi ayakkabi tutkusuna degisik bi anlam katmakta gunumuzde.......bize de fayda saglamakta........
|
|
|
|
_________________ .....Heaven won't take me and hell's afraid I'll take over.....
|
|
 |
    |
 |
mephistophelique
Usta Yazar


Yaş: 27
Kayıt: 02.09.2007
Mesajlar: 741
Şehir: İstanbul

|
|
| Tom Ford demiş ki: | | guzel yaziymis.....zaten bize baska turlu gelemzdi bu yazi......medya dunyasinda akli basinda,iyi yerlerde zevktaslarimizin sayisi artar insallah........christian laoboutin demis orda.......manolo blahnik diorum bende.......modelleri tarzi ayakkabi tutkusuna degisik bi anlam katmakta gunumuzde.......bize de fayda saglamakta........ |
iki markadan da örnekler vermek lazım o zaman
|
|
|
|
_________________
Kırmızı Güzeldir...
|
|
 |
     |
 |
|
|