 |
|
 |
| |
| Yazar |
Mesaj |
sekerpare
Usta Yazar


Yaş: 37
Kayıt: 18.07.2007
Mesajlar: 529

|
|
Madem konu raki; Aydin Boysan'dan guzel bir yazi...
Biz de severiz dostlarla demlenmeyi arada.
Rakı Masası Adabı
'Rakıyı güneş battıktan sonra, yavaş yavaş ve muhabbet eşliğinde içmeli.
Rakıdan küçük küçük yudumlar alınır.
Bülent Ersoy öyle içiyor diye bir dikişte bir duble rakıyı içmek makbul değildir.
Buz gibi şişeden bardağa çevire çevire dökülür ve o nefis kokunun daha fazla yayılması sağlanır.
Bardağa konulan rakının yarısı kadar su konması makbuldür.
İlk yudumu aldıktan sonra ağızda bekletip, dişlerin arasından derin bir nefes alınır ki akciğerler de nasibini alsın.
Masada yaşça en büyük kişi rakı kadehini tokuşturmak için kaldırmadan rakı kadehleri masadan kalkmaz.
Rakı sofrasında planlı, programlı ciddi işler konuşulmaz.
Geyik muhabbeti yapılır, memleket kurtarılır, anılar tazelenir, dedikodu yapılır.
Sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğu konmaz.
İçilen kahve fincanında, tabağında sigara söndürülmez.
Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da (konmasa daha iyi olur ama) buz konur.
Bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hem keyfi kaçar...
Rakıya buz koymak neden yanlıştır;
Buz rakının içindeki suyla alkolü aynı oranda etkilemediği için daha seyrek olan alkol üste çıkar.
İdeal karışım bozulmuş olur.
En uygunu rakıya soğuk su koymaktır.
İçmeye başlamadan önce aperatif bir şeyler yenmelidir.
Favori zeytinyağlılardır.
Zeytinyağı, mide dolmaya başladıkça üste çıkarak, alkolün genzinize doğru gelmesini engeller.
Rakı sofrasında kadeh yalnızca bir defa tokuşturulur.
Hadi bakalım hoş geldiniz vs. falan diye.
Bundan sonra kadeh tokuşturulmaz sadece kaldırılır.
Masaya yeni birisi eklendiğinde ise tekrar kadeh tokuşturulabilir.
Rakı şalgam suyuyla içilmez!
Mezesiz de rakı içilmez.
Ben akşamcıyım, öyle bir kadehlik keyfim var diyorsanız gidin bira filan için.
Şişe numarasının önemi yoktur.
Zira ilk damıtılan rakı, 01 numaraya denk gelmez.
Rakı masasına avuç içiyle ya da yumrukla vurulmaz.
Bağıra çağıra, böğüre öğüre konuşulmaz...
Sakin olmak, efendi takılmak gerekir...
Önce kendine gel, sonra meyhaneye,
Kalender ol da gir kalenderhaneye,
Bu yol kendini yenmişlerin yoludur,
Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye...
Rakı bardağı boş beklemez...
Evet masadan kalkarken bile dibinde biraz bırakılır.
Usul, adap bilen en genç kişinin saki(*farsça; kadeh sunan) olması adettendir,
büyüklere (ki büyüklük kavramı orada anlam bulur) sakilik yaptırılmaz...
Ev sahibi olsa bile.
Şişede kalan son rakı damlasına kadar eşit paylaştırılır,
daha da içmek isteniyorsa bu paylaştırma ritüeline girilmeden yenisi sipariş edilir.
Rakı sizi ne zaman sarhoş edeceğini zamanında söyleyen bir içkidir,
bunu fark ettiğiniz zaman yanınızdakilere söylemeli, ya da izin isteyip kalkıp gitmelisiniz,
ama eğer sizin kalkmanız masayı dağıtacaksa ölseniz bile orayı terk etmeyin.
Çünkü rakı masasından tuvalete gitmek için bile zar zor kalkılır, hoş karşılanmaz...
Rakı masasında bira, şarap gibi başka alkollü içecekler (masada kibar hanımefendiler olsa dahi) olmaz.
Her nevi ızgara balık (lüfer, çupra, levrek, istrongilos) uğurlu yemeği,
hususi nihavent ve rast makamından sanat musikisi eserleri uğurlu nağmesi,
akordeon, keman ve ud uğurlu çalgısı olan rakının, uğurlu cl'si 70'dir.
Rakı yalnız başına içilen bir içki değil, meze ile birlikte yavaş (sindire sindire) içilen bir içkidir.
Mide ve beyne belirli bir etki yaptıktan sonra insan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir.
Yani hem anlatır hem dinler...
Böylece rakı sofrası en az iki kişinin katıldığı toplu bir eylem,
karşılıklı konuşmalara dayandığı için demokratik bir forum,
evrensel ve kişisel sorunların ortaya getirildiği, fikir alıp verilen,
insanın kendisi ile yüksek sesle düşünerek hesaplaştığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır.
Unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir cemiyettir...
Buraya katılan hem bu meclise kabul edildiği için saygı gören bir kişiliğe sahip demektir
hem de diğerlerine karşı aynı saygıyı göstermek zorundadır.
Herhangi bir marka rakı içilirken başka bir markayı övmemek önemlidir,
aksi yapıldığında, o an yudumlanan nimete hakarette bulunulmaktadır, yanlıştır.
En büyük mezesi muhabbettir.
Muhabbet konusu 'Bi' kız vardı, 5 yıl sevdim, yüzüme bile bakmadı' gibi duygusal ağırlıklı olabileceği gibi,
'Bu güneş niye hep doğudan doğuyor, batıdan batıyor?' gibi yarı-felsefi konular da olabilir.
Tam yağlı koyun peynirinin üzerine kırmızı toz biberle renklendirilmiş sarımsaklı zeytinyağı süslemesi...
Turşu gibi ekşi mezelerde yine rakının kendine has tatlı nefasetini(*nefis, güzel...) dengeler,
damarlarınızı büzer, anasonla dost olur...
- NEYMİŞ?
- RAKI İÇMEK SANATTIR...
Aydın BOYSAN
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
khalkedonian
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 30.04.2008
Mesajlar: 1544
Şehir: İstanbul/Kadıköy

|
|
| Aydın Boysan'ın bu keyifli yazısını bizimle paylaştığın için çok teşekkürler şekerpare.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Coolpowers
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 13.04.2003
Mesajlar: 5484
Şehir: Paris..

|
|
| Arkadaşlarım, eleştirilerinizde gayet haklısınız ama ben de size şunu söylemek isterim, Eastanbullist kesinlikle bunları onun olmadığını bildiğimizi düşünerek yazmıştır, ve o yorumları da bunları paylaştığı için yapılan yazılar olarak görmüştür çünkü ben kendisini tanıyorum ve yani bu tarz başkalarının yazısını alıp kendi yazısı gibi gösterebilecek tipte bir insan değildir. Belki o an aklına gelmemiştir ama kesinlikle kendi yazısı olarak göstermek gibi bir çabası olmadığına eminim. Sadece mesajında bi eksiklik olabilir, ya da bu yazıyı mesajına entegre etmek istemiş olabilir, belki de bu şekilde yazmanın yorumların samimiyet ve derinliğini arttıracağını düşünmüş olabilir, ve bunları kendisini tanıdığım için size söyleme ihtiyacı hissettim, bu arada yukarıdaki keyifli yazı için ben de çok teşekkür ederim..
|
|
|
|
_________________
-----.FORUM KURALLARINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ.-----
-----.BAŞLIK AÇMADAN VEYA RESİM/KLİP YOLLAMADAN OKUYUNUZ.-----
|
|
 |
      |
 |
re-eastanbulist
Tecrübeli


Yaş: 28
Kayıt: 18.03.2008
Mesajlar: 108

|
|
| khalkedonian demiş ki: | | Başlığı açıp yazdığı ilk mesajı müteakiben kendisine gelen övgülerden sonra yazdığı bir mesaj daha var. O mesajda pekala kendisine ait bir yazı olmadığını belirtebilirdi. Hatta daha başlığı açarken gazeteci Yılmaz Özdil'in Sabah gazetesindeki köşesinde söz konusu yazıya rastladığını belirterek çok beğendiğini ve bizlerle paylaşmak istediğini söyleyebilirdi. Ne olursa olsun, kim olursa olsun yapılan şey şık değil. Feraset sahibi her insanda sanırım benim gibi düşünecektir. Polemik yaşamak istemem. Ama doğru olan bir sözüde söylemekten sakınmam. Varsın kim nederse desin. |
O yazı, işyeri mailime bir dostum tarafından gönderildi..Çok hoşuma giden herşeyi burda paylaşmış olmama binaen sizin gibi hoş arkadaşlarında gönlü daha hoş olsun diye buraya koydum..Sabah gazetesini okumam..Yılmaz Özdili de tanımam..polemik yaşamak istemeyen sen, buraya panel kurup nickime soru işareti koymuşsun bir de ahlak dersi veriyorsun..Yaptığın çok ayıp..Keşke kritiğini bana özel mesaj atarak yapsaydın..Burada konuyu tartışmaya açman iyi niyetine gölge düşürmüş..Senin gibi feraset sahibi birine, beni kırmak yakışmadı..Neyse..
Cool : Burda olmandan ötürü çok mutluyum..İyiki varsın
|
|
|
|
_________________ mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de.ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda, işte o zaman farkına varırız intiharların,ayyaşların,hapisane kuşlarının,uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin. varoluşun menekşeler , gökkuşağı, kasırga ve tamtakır mutfak dolabı kadar olağan bir parçası olduklarının.
|
|
 |
    |
 |
khalkedonian
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 30.04.2008
Mesajlar: 1544
Şehir: İstanbul/Kadıköy

|
|
Ben ilk mesajdan başlayarak yazılanları ve yapılan yorumları gayet dikkatli bir şekilde okudum. İnsanın kafasında ister istemez soru işaretleri oluşuyor. Seni tanımam, sosyal statünü, ne işle iştigal ettiğini, nasıl bir karaktere sahip olduğunu, nerede yaşadığını bilmem. Seninle polemik yaşamanında bana maddi yada manevi yönden zerre miskal bir faydası olamaz. Ben yazdığım mesajlarda çok ayıplı bir şey görmüyorum. Yazdıklarımdan da pişman değilim.
Keşke şimdi yaptığını en başta yaparak arkadaşlarımız bu güzel yazının sana ait olduğu zannına kapılıp seni methü sena eyleyen mesajlar yazmaya başladıklarında "Arkadaşlar bu yazı bana ait değildir. Bana mail yoluyla ulaştı. Ancak gerek yazının içeriğini çok beğendiğimden ve gerekse ülkenin geleceğine dair benim siyasi kaygılarımıda yansıttığından dolayı bu güzel yazıyı sizlerle paylaşma ihtiyacını hissettim " demek suretiyle durumu açıklığa kavuştursaydın. Sabah'ı okumayabilirsin. Yılmaz Özdil'i tanımayabilirsin. Ama yazı sonuçta sana ait değil ve sen bunu belirtmeliydin.
Özel mesaj aracılığıyla sana ulaşmak aklıma gelmedi değil. Ama site içerisinde aramda samimiyetin olmadığı bir kişiyle ilk diyaloğumu böyle bir konuda sorgulama içerikli bir özel mesaj yazarak başlatmak istemememden dolayı özel mesaj yazmadım.
Benim hayat algımda her türlü bedensel ve fikirsel emek kutsaldır. Şiiri çok severim. Düz yazıyı da. Bu yazı da düşünsel ve fikirsel bir emeğin ürünüdür. Dobra konuşmam gerekirse o yazıyı sahiplendiğin kanısına kapıldım. Onun için de yaptığın şeyi eleştirip sorguladım. Sana göre üzerime vazife veyahut değil. Ben kendi açımdan doğru olanı yaptığıma inanıyorum. Bundan dolayı kırıldıysan ne yazık ki yapabileceğim bir şey yok.
Sitede çok eski bir üye sayılmam. Henüz dört aylık bir üyeyim. Ama burda kişiliğimle pek çok değerli site üyesinin saygısını kazandım. Bugüne kadar yazdığım mesajlarda devamlı yapıcı bir üslup kullandım ve hiç bir üyemize saygısızlık yapmadım. Özel hayatımda ve iş çevremde de insanların kalbini kırıp rencide etmek gibi bir alışkanlığım yoktur. Her neyse geçte olsa açıklamanı yaptın ve umarım konu kapandı.
|
|
|
|
En son khalkedonian tarafından Cum 29 Ağu, 2008 06:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 8 kere değiştirildi.
|
|
 |
    |
 |
Şalamar 24
Royal Üye


Yaş: 71
Kayıt: 01.06.2007
Mesajlar: 4254
Şehir: BABİL

|
|
Beyler her ıkınızde sakın olun..ortada bısey de yok fındık kabugunu doldurmayacak seyler..her ıkınızde formun güzide sahsıyetlerısınız..ortada bır paylasım var..bu paylasım forma renk vermısmı vermıs..arkadasa aıt olsa nolur olmasa nolur...gerekenı yapmıs ve foruma kazandırmıs..renklı yorumlarda gelmıs muhım olanda bu..yanı maksat muabbet...
Umarım bundan sonrada renklı devam eder..
|
|
|
|
_________________
SONSUZLUK NOTALARINDA ALEMLERE İŞARETİM........!!!
|
|
 |
    |
 |
khalkedonian
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 30.04.2008
Mesajlar: 1544
Şehir: İstanbul/Kadıköy

|
|
| Şalamar 24 demiş ki: | Beyler her ıkınızde sakın olun..ortada bısey de yok fındık kabugunu doldurmayacak seyler..her ıkınızde formun güzide sahsıyetlerısınız..ortada bır paylasım var..bu paylasım forma renk vermısmı vermıs..arkadasa aıt olsa nolur olmasa nolur...gerekenı yapmıs ve foruma kazandırmıs..renklı yorumlarda gelmıs muhım olanda bu..yanı maksat muabbet...
Umarım bundan sonrada renklı devam eder.. |
Umarım.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Coolpowers
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 13.04.2003
Mesajlar: 5484
Şehir: Paris..

|
|
 |
      |
 |
khalkedonian
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 30.04.2008
Mesajlar: 1544
Şehir: İstanbul/Kadıköy

|
|
| Teşekkürler sevgili Collpowers.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Şalamar 24
Royal Üye


Yaş: 71
Kayıt: 01.06.2007
Mesajlar: 4254
Şehir: BABİL

|
|
| aynı duyguları paylasıyoruz cool...
|
|
|
|
_________________
SONSUZLUK NOTALARINDA ALEMLERE İŞARETİM........!!!
|
|
 |
    |
 |
re-eastanbulist
Tecrübeli


Yaş: 28
Kayıt: 18.03.2008
Mesajlar: 108

|
|
| khalkedonian demiş ki: | Ben ilk mesajdan başlayarak yazılanları ve yapılan yorumları gayet dikkatli bir şekilde okudum. İnsanın kafasında ister istemez soru işaretleri oluşuyor. Seni tanımam, sosyal statünü, ne işle iştigal ettiğini, nasıl bir karaktere sahip olduğunu, nerede yaşadığını bilmem. Seninle polemik yaşamanında bana maddi yada manevi yönden zerre miskal bir faydası olamaz. Ben yazdığım mesajlarda çok ayıplı bir şey görmüyorum. Yazdıklarımdan da pişman değilim.
Keşke şimdi yaptığını en başta yaparak arkadaşlarımız bu güzel yazının sana ait olduğu zannına kapılıp seni methü sena eyleyen mesajlar yazmaya başladıklarında "Arkadaşlar bu yazı bana ait değildir. Bana mail yoluyla ulaştı. Ancak gerek yazının içeriğini çok beğendiğimden ve gerekse ülkenin geleceğine dair benim siyasi kaygılarımıda yansıttığından dolayı bu güzel yazıyı sizlerle paylaşma ihtiyacını hissettim " demek suretiyle durumu açıklığa kavuştursaydın. Sabah'ı okumayabilirsin. Yılmaz Özdil'i tanımayabilirsin. Ama yazı sonuçta sana ait değil ve sen bunu belirtmeliydin.
Özel mesaj aracılığıyla sana ulaşmak aklıma gelmedi değil. Ama site içerisinde aramda samimiyetin olmadığı bir kişiyle ilk diyaloğumu böyle bir konuda sorgulama içerikli bir özel mesaj yazarak başlatmak istemememden dolayı özel mesaj yazmadım.
Benim hayat algımda her türlü bedensel ve fikirsel emek kutsaldır. Şiiri çok severim. Düz yazıyı da. Bu yazı da düşünsel ve fikirsel bir emeğin ürünüdür. Dobra konuşmam gerekirse o yazıyı sahiplendiğin kanısına kapıldım. Onun için de yaptığın şeyi eleştirip sorguladım. Sana göre üzerime vazife veyahut değil. Ben kendi açımdan doğru olanı yaptığıma inanıyorum. Bundan dolayı kırıldıysan ne yazık ki yapabileceğim bir şey yok.
Sitede çok eski bir üye sayılmam. Henüz dört aylık bir üyeyim. Ama burda kişiliğimle pek çok değerli site üyesinin saygısını kazandım. Bugüne kadar yazdığım mesajlarda devamlı yapıcı bir üslup kullandım ve hiç bir üyemize saygısızlık yapmadım. Özel hayatımda ve iş çevremde de insanların kalbini kırıp rencide etmek gibi bir alışkanlığım yoktur. Her neyse geçte olsa açıklamanı yaptın ve umarım konu kapandı. |
Sessizlik bazen tek çözümdür..Bazen duruşundur, meydan okumandır, fıtratındır, erkekliğini ifade biçimin biledir..Bana ibadeti mevlana öğretti..Karacaoğlandan bildim ahlaklı olmayı..Övgüye sessiz kaldıysam mahçupluktandır..Ayıpladığım ve yine ayıpladığım fıtratıma burun kıvırman..Yanından geçen hırsızlara, ahlaksızlara da bu kadar duyarlımısın? Bula bula benimi buldun doğruları öğretecek..Akabinde yatarken dişlerimi de fırçalamamı da öğütlermisin..Doğru bildiğini yap söyle sessiz kalma tepki ver..Gurur duydum bu yanınla..Erdemli insansın belli..Ama kuşlarında bir üslubu var çiftleşirken..Diline geleni veryansın edemezsin burada..Ne hukukumuz var seninle..Önce izin ver birbirimizi sevelim yarım kelimelerle anlaşır olalım..Sonra ben hiç alınmam senin yergilerine..Ya birde bırak isteyen istediğini övsün şımartsın..Günde kaç kişi yapıyor bunu sana..Sen kaç kişiye dünya hayatında nekadar önemli olduğunu hissettiriyorsun..Yapıyorsanda akşam düşünüyormusun neden yaptım diye..Keşke onlarca insan övse birbirini..Helal olsa tüm methü senalar da bizde huzursuz olmasak bundan..Ha konuyu bir şeyleri sadece umarak kapatamazsın onu da bil..Fikrin neyse zikrini de ona uydur ve bana söz hakkı doğuracak şeyler yazma..Başta dediğim gibi sessizlik bazen çözüverir..Bak sessiz bir fotoğraf..Ama çok şey anlatıyor..
|
|
|
|
_________________ mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler için de ahmaklar için de.ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda, işte o zaman farkına varırız intiharların,ayyaşların,hapisane kuşlarının,uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin. varoluşun menekşeler , gökkuşağı, kasırga ve tamtakır mutfak dolabı kadar olağan bir parçası olduklarının.
|
|
 |
    |
 |
hayyam
Usta Yazar


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 655
Şehir: in

|
|
| eastanbulist demiş ki: | Dönülmez akşamın ufkundayız azizim
İçki yasaklanabilir.
Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok.
Ama rakı asla...
Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı.
Yurt sevgisidir örneğin.
İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa...
Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır.
Gurbete bile iyi gelir.
Kontörsüz muhabbettir.
Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir. Kahkahadır.
Hatıraları kaydeden hard disk'tir.
Botoks'tur bir nevi.
En kaknemi bile bir başka görünür gözüne.
Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır... İçilir, güzelleşilir.
Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin.
Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin.
Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de TIR parası ödersin, ayrı...
Ama kürkçü dükkânıdır.
Döner dolaşır, gelirsin...
Orhan Gencebay'dır.
Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın... Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin... İstediğin kadar ağız burun kıvır, altın plağı hep o alır...
Tatlıses'tir.
Realite'dir.
Çocuktur, ağlarsın. Hele beyaz "p"eynir ile "k"avun olursa sağında solunda.
Örgüttür.
PRK...
Ama bölücü değil, birleştirici...
Madem yasaklayacaksın rakıyı...
Neden balık avlıyorsun o zaman?
Şerbetle mi yiyeceksin lüferi?
Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin... İnekmiyiz biz?
Yoksa Şakşuka'yı şarkı mı zannediyorsun sen?
Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun...
Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli...
Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip musikiler alıyorum
Bir de rakı şişesinde balık olsam... |
kim yazmışsa güzel yazmış okusun yeni üyeler diye yukarı alim dedim yoff....
aradaki gereksiz yazıları boş verin
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
khalkedonian
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 30.04.2008
Mesajlar: 1544
Şehir: İstanbul/Kadıköy

|
|
Evvel emirde hayyamın yazdığı son mesajla ilgili söyleyeceklerim var. Forumumuzda haddini aşıp saygısızca ifadeler içeren ve konu başlığıyla ilgisiz bir muhtevayı barındaran mesajlar dışında tüm forum üyelerinin görüşlerini paylaştığı mesajlar özeldir ve anlamlıdır. Bu mesajlara asla gereksiz denilemez. Bu başlıkla ilgili yazılan mesajlarda da ben gereksiz yazılmış bir şey olduğuna inanmıyorum. Saygısızlık içermeyen mesajlara gereksiz demek saygı sınırlarının dışına çıkmaktır. Forumumuzun kıdemli bir üyesinin saygı sınırlarını bilerek aşacağına ihtimal vermiyorum. Umarım hayyam'ın boş bir anına denk gelmiştir bu yazdığı gereksiz lafı.
Diğer konumuza gelince ; kimseyi incitmeden elimden geldiğince bana sorulanları yanıtlayayım. Samimi kalpten söyleyeyim ki hayatta haksızlık ve hırsızlıklara her daim takatim yettiğince karşı koydum. O kadar ki, aile geleneğimiz haline gelen, seçimlerde oy verdiğim, kayıtlı üyesi olup gençlik kolları yönetiminde görev aldığım siyasi partinin içinde dönen dolapları, evet efendim sepet efendimli halktan kopuk, menfaate dayalı delege sistemini ve parti genel başkanına yalakalık yapıp yağ çeken ama arkasından da her türlü hakareti yapan ilçe başkanını cesurca eleştirdiğim için dışlandım.
Son mesajında ki üslubu gerçekten beğendim re-eastanbulist. Onun için nazikçe susup bu tatsız kanuyu kapatmamı istediğin halde bana yönelik sorularını yanıtlıyorum. Haklı olarak sormuşsun bula bula beni mi buldun doğruları öğretecek diye. Tabii birbirimizi yakınen tanımıyoruz. Nereden bileceğimiz bir diğerimizin hayatta karşılaştığı olaylar karşısında nasıl tepkiler vereceğini. Evet sevgili re-eastanbulist, yakın çevremdeki insanları, akrabalarımı, bugüne kadar yaşantıma girmiş kadınları, hatta bazen annemi ve babamı kırıp incitmek pahasına bile olsa doğruluğuna kanaat getirdiğim şeyleri söylemekten çekinmem.
Seni veyahut başka bir insanı haksızca yermekten imtina ederim. Gönlün rahat olsun bu hususta. Kafamda soru işaretleri oluşturan bir konuydu ve sen üzerine düşen açıklamayı yaptın. Aslında ben dün gece bir hayat hikayesini yazarak konuyu buraya bağlayacaktım ama sonra vazgeçtim. Çünkü bu sefer yazacaklarım çok uzun olacak ve insanlar sıkılacaklardı. Başlığımızın adı "Hele çömün şu sofraya diyeceklerim var" değil mi? evet öyle. Benimde kimseye cevap hakkı doğurmayacak ve üzmeyecek bir şekilde yazacaklarım vardı. Yaptığımız tartışmadan tamamen bağımsız şeylerdi yazacaklarım. Osmanlının son demlerinden başlayıp, cumhuriyetin kuruluşuyla devam eden ve 1970'lerde nihayetlenen bir hayatın hikayesi bu. Bilemiyorum belki bir gün yazarım.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
| |
Sayfa: « Önceki 1, 2, 3
|
Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti gönderemezsiniz Bu forumdan eklenti indiremezsiniz
|
|
|
 |
|
 |
Tüm saatler GMT +2 Saat
|