Yaş: 39
Kayıt: 15.01.2007
Mesajlar: 26
Şehir: ankara
Dayak cennetten çıkmadır ya ahmet yediği dayaklardan dayak eşegi olmuş ama kafası çok süratli çalışmaya başlamıştır ..Filmlerdeki afrikalı kabilelerin yaptıgı gibi bir amazonun ayaklarını dibine gidip ellerini havaya açıp ayagına kapanıp beklemektedir ..kollarını bu arada indirip kaldırmaktadır .içinden iyi ki o filmi seyretmişim diye gururlanır ...ta ki başına basan amazon ayagının baskısı ve basıncı artıncaya kadar .....
İçinden der ki bas bas iyi bas da patlasın kafam sende kurtul bende kurtulayım ...
Sarı elbiseli amazonlardan biri mekana girdiği an diger tüm amazonlar esas duruşa geçmiş ahmetle memo ise kulaklarına geldikleri andan beri duyulan yusuffff yusuffff sesini dinliyordu ...digerlerinin ne dediklerini hiç anlamıyorlardı zaten hiç niyetleri de yoktu ..memo sadece yerde kırpraşıp duran bir ele bakıyordu ...Sarı elbiseli amazon epey bagırıp çagırıp birşeyler dedikten sonra ahmet ile memo tasmalarından çekilerek götürülmeye başladılar ..
Ahmet: babo bunlar bizi davar gibi sürüyorlar
Memo: gardaşım sus biraz ne derlerse yap vallahi el ordan bana bakıyordu kıpraşıyordu ..sesini neyim çıkarma ne uzatırlarsa yala ...
Bir odaya dizlerinin üstünde girdiler ama artık alışmışlardı bu duruma hatta odaya giderken ikisi 4 ayak oldukları halde yarışmışlar foto finişle memo geçmişti ....amazonlar önce kendilerini böyle çeken kölelere şaşırmışlardı ehhh tabii ki anadolunun kıraç topragının kölesi ile uzayın hap ile beslenen kölesi bir oluyormuydu hiç ....şaşırmışlar hemen kırbaçlamışlar ama gene de zapt edememişlerdi ....bilmiyorlardı bizimkilerin hemen duruma uyum saglayacaklarını ...hatta memo ahmete : lan bunlar da almışlar ellerine bizim sögüt dalı gibi bişi boyuna vuruyorlar ben anlamıyom bile demişti ...
Amazonlar kendi aralarında konuşuyorlardı ..
Amazonias:Hayatım bunlar öküz gibi dayaktan da anlamıyorlar
Amazonski (Bu rus kökenli imiş):Evet hiç sorma tam bir öküzler bunları aslında genetik tarlalarında işçi olarak da kullanabiliriz ama benimki çok salak ..seninki gene idare eder .. baksana benimkine kafa göz yarık diş yok gene de koşmaya ugraşıyor 4 ayak koca poposu ile
Odaya girdikleri zaman yüksek bir platforma çıkmalarını amazonlar tekmeleri ile ifade etmişlerdi . şu ana kadar tekme en iyi çözüm idi ..çünkü özellikle ahmet her kırbaç yediği zaman manasız manasız amazona bakıyor sen ne yapıyon gülüm der gibi bakıyordu ....ahmetin içindeki kadın sevgisi bir başkaydı ....
Platforma çıktıkları zaman amazonlar uzaklaşmış kendi dillerinde bir şey söylemişler tavandan platformu kapayacak bir kütle inmiş ve 5 saniye sonra tekrar yerine çıkmıştı ..
Ahmet: memo olm yolunmuş tavık gibi oldun leyn ..nirde len senin kılların göbegin neyim de gitmiş
Memo:vallah ne oldu anlamadım bir şey cızt dedi sanki sinek yanar gibi bi baktım ki böle olmuşum ..sen de benim gibi olmuşsun ya delioglan ...vay anam vay bunlar bize ne yaptı ki yıkandık desek değil başka bi şi değil ben baktım arkama temiz bir numara da yok ne yaptılar acep ....ulan 14 yıllık evliyim benim garı beni böle bi yıkamadı ya lan
Onlara kalsa muhabetleri epey sürecekti ama amazonların yaklaştıgını gören memo hemen platfordan iner ve
tamam bacı tamam ...eşege bu kadar vurulmaz anladık gidiyoz 4 ayak gene gel lan ahmet bunlar da bizi hepten salak bellediler..koşma lan yürüyerek gidelim nere gitceysek .....
iki kafadar tasmaları ellerinde olan amazonların kontrolunde yürümeye başlarlar...yolda kendileri gibi köle olan tasmalı bir çok yaratık görürler ..ilerden büyük gürültü ugultu gelmektedir .kulaklarını dikip dinlerler ...o esnada yan tarafdan bir ışınlama sesi gelir ...
Kırmızı giyen yani prenses arzı endam etmiştir...önünde yerleri yalayan arkasında gene yerleri yalayan köleler ile başdöndürücü bir şekilde rüzgar gibi gelip geçer ...
ahmet hırlar mı mırlar mı belli olmamıştır içi taaaaaaaaaa dünya ya kadar eriyip gitmiştir..
prenses bir konuşma yapar amazonlara ve bizimkileri gösterir ..memo bu durumdan hiç hoşnut değildir al işte gene iş çıktı bize der memo çalışmayı oldum olası hiç sevmemiştir ...trip yapar arka ayagını kaldırıp hareket gösterir ve aynı anda 220 volt yemiş gibi çarpılır prenses fark etmiş elinin hareketi ile memoyu maymuna çevirmiştir ..yani mecazi maymun ...yoksa dna yapılarında henüz değişiklik olmamıştır ...
Prenses gittikten sonra amazonlar kendi aralarında konuşmya başlamış ve bir karara vardıkları belli olmuştu ki konuşmalrı kesilmişti ....bir anda hepsi birden boyut değiştirirler hopppppppppp demir parmaklıkları olan bir yere gelmişlerdi ...
ahmet: sıçacam ha bu ne ikide bir zart zurt ne bok yedikleri belli değil ...3 kuruşluk aklım vardı o da gitti ..boncuk mu bu ? oyun mu oynuyoz be ...zırt ışın popo gitti tarayıp baktıgım saçlarım gitti pırt ışın dururken bir yerde geldik yedikule zindanlarına ...
memo :sen ne bilin lan yedikule altıkule olm bak hele saga sola
İkisi birden amazonlarının bırakması ile parmaklıkların önüne giderler gördükleri manzara şudur
Roma arenasının modernize edilmiş şekli karşılarındadır ..çokkkkkkkkkk tv de görmüşlerdi burayı hani ahmet içinden de hep geçirirdi ah bir orda olsaydım diye ... işte şimdi tam oradaydı ..bütün seyirciler amazondu ... ama bir şey memonun dikkatini çekmişti tüm amazonların ayaklarının altında en az 1 tane köle vardı ...düşündü eeeeeeeeee onlar niye orada biz niye amele gibi buradayız .....
prenses kölelerden imal edilmiş bir tahta oturuyordu ...herkes sanki bir işaret bekliyordu ...Arızalı bir kölenin kafasının uçurulması ile işaret verilmiş oldu
ahmet dalmıştı bu nasıl işti ? ışınlama mışınlama bu garılar tasmalar acaip şeyler hepsi neyse de .. bu taht ve arena ne iş idi ...uygarlık uygarlık diyordu prenses gene eskiye dönmüşlerdi sadece yalandan ışık oyunları diye düşündü ...
işaret verildikten sonra ikisi birden olacakları seyremeye başladı ...iki kapıdan bir çok yaratık içeriye girmiş birbirlerine koşuyorlardı .... tuhaf tuhaf canlılardı ikisinin de suratı asılmıştı ...hepsinin tek ortak özelliği vardı ellerine kılıçları vardı .....
- memo bizim osmanlı buralarada sefer yaptı baksana kılıç var len ..
-yok olm bizim osmanlı buralarda olsa iz bırakırlardı sen ne izi görüyon...ne medrese var ne köprü han hamam .... gerçi bunlar onları da belkim ışınlayıp kaybettiler ...
Sahne inanılmazdı ... her yaratık biri ile karşı karşıya geliyr konuşmaya başlıyorlardı ve kılıçlarını hemen atıyorlardı ... amazonlardan büyük ugultu geliyordu ..ikisi de hiç bi şi anlamamıştı ..bu kılıçları niye atıyorlardaki ....
iki kişi karşı karşıya geldikleri zaman defter kalem çıkarıp birbirlerine bir şey anlatıp duruyorlar sonra biri çekiliyor amazonlar bagırıyor alkışlıyor çekilenin kafasını amazon bayan kesiyordu .digeri de amazon efendilerini selamlıyordu ..böyle böyle koca arena da 20 köle yaratık kalmıştı ....
ahmet töbe esf çekti ...olm biz nere düştük bunlar ne konuşuyor ki lan ....ben defter kalemi en son ilkokulda gördüm ...ne yazarlar ne çizerler ....
amazonların tasmalarını çekmeleri ile kendilerine geldiler ...hadi diye işaret ediyorlardı .... aldılar kılıçlarını çıktılar arenaya .... 20 kişi de bunları selamlamış kagıt kalem çıkarma merasimi başlamıştı ...ahmetle memo iki kişinin karşısına geçtiler ... köleler hemen kagıda çizmeye başladılar bir şeyler ... yaratıklardan biri birbirini yapan erkek figürü çizmişti ..ahmet besmeleyi çekip tüüüüüüüüüü şerefsiz sen kime ne çiziyon lan deyip adamı çizmiş adamın kafası uçmuştu ....aynı anda memo da karşısındakinin kafasını kılıç ile uçurmuş
ahmet lan olm bunların çizdğini gördün mü bunlar bizi şey sandılar bizi götürecekler davran hele gardaşım 18 kaldılar ...koluna guvvet gardaşım davran hele ....
diger köleler uçan kafalara bir anlam vermemişlerdi ..öyle ya ilk kez bu oluyordu ..amazon bayana gerek kalmamıştı ...seyirci lan amazon bayanların ve onların ayaklarının altındaki kölelerin şaşkın bakışları altında ahmet ile memo tüm köleleri kılıçtan geçirmiş muzaffer komutan edası ile tribünleri selamlıyorlardı ..çok büyük bir sessizlik olmuştu .. ortalık kan gölüne dönmüş herkes kırmızı giyen prensese bakıyordu ...prenses kölelerinden yapılmış tahta ayag kalkarak bu iki yeni kölesini alkışlıyordu ve tüm amazonlar büyük bir bagırış ile ona katılılıyordu....
ahmetle memo nereden bilecekti ki aslında çizilen figürün selam demek oldugunu ...uzayda amazonların uygarlıgı oldugu yerde bunun köleler arasında selam demek oldugunu ...erkek köleler ancak böyle birbirlerine selam verirlerdi ...gerçi ikisi de sonradan hiç de pişman olmamışlardı .....
Prenses bunları huzuruna alıp konuşmaya başladı ....
AMAZONTİCA AMAZONTİCA olalı böle savaşçı köleler görmedi ...iyi kılıç kullanıyorsunuz .. bir amazon savaşcısı kadar olmasa da sizin gibi köleler için iyi ....sizi özel kölem yapıyorum artık sırf benim kölem köpeğim malım wc soytarım vs vs demişti ....
ahmet sevinmişti tam istediği olmuştu tam aşık oldugu kadının dibindeydi artık ....onun emrinde olmayı ayakları altında olmayı çok istiyordu ..düşündü yahu harbiden köle oluyordu gönüllü olmak istiyordu ve hatta olmuştu ...
memo ise bu işe hiç sevinmedi ....askerde hanımefendi şöfürü idi ..ne sıkıntılar çekmişti ..şimdi gene sıkıntnın içine düşmüştü ....
prenses ahmete sen dedi .. ahmet zaten 4 ayak durdugu için hemen ayaklarna kapanmış öle bekliyordu ...
dışarı çıkıyoruz benim zeka seviyesi düşük köpeim ...önce gel yukarıya çıkalım seni onurlandırayım ..gene ışınlanmışlardı ..ahmet içinden dedi ki ama bu işin de boku çıktı ha ...ahmet gördüğü manzara karşısında dumur olmuştu ..tüm galaksi gözüküyordu ve o uzayyolu dizisinde değildi .. bu gerçekti ....
prenses: yalasana ayakkabılarımı salak köpeğim benim......... her zaman galaksi manzaralı bir sahibenin ayakkabısını yalayamazsın kıymetini bil ve sana verdiğim bu onur için bana minnetlerini sun ....
ahmet hiç düşünmeden agzını açtı ve
-efendim scat değil ama pissing yapacaksan buyur agzım bogazım her şeyim senindir der ....hele sizinki de dünyadaki gibi demi ..öle baraj dolduracak kadar yapacagısan alamam ha bilesin ...
prenses sırtını döner kölesine 2 sn sonra tekrar kölesine bakar elindeki altın kadehi köleye uzatıp
-iç bunu köle ...sen henüz direk agzına yapılacak onura erişmedin ...
ahmet kadehi alır ve bakar içinde 4 5 damla bir şey vardır ..içinden der ki prensesim sendeki guş piisingi imiş yaw ..
ahmet prensesin önünde başı egik tüm kadehi komple yalar yeni imal edilmiş gibi yapar ve başı prensesin ayaklarının önünde kolu havada kadehi öylece tutar ....
prenses kapıdan çıkarken ahmet hala ayakkabılarını yalıyordur (uzayda da olsa kapı var mekanlarda bu da nostaji kısmı ) o esnada ahmet bir karartı hisseder ...
o da ne ..? bir bayan köle prensesin diger ayakkabısını yalamaya başlamıştır hemde ahmetten çok daha iyi yapıyordur işini ....
ahmet düşünür şimdi buna saldırsa olmaz bayan köle ve burası bayan uygarlıgı .....erkek olsa belindeki kılıcı ile onunda kafasını uçururudu ama bayan köle olmaz şimdi ....
ahmetin aklına hemen bir fikir gelir bu köleleik onyaramış kafası cin gibi çalışmaya başlamıştır ....
bayan köle sahibesinin ayakkabısını yalarken ahmet prenssesin ayakkabısını yalamayı bir an bırakıp bayan köleyi kolundan ısırır ama öle bir ısırır ki bayan köle çok bagırır ....
prenses. bırak bırak köpek bırak
ahmet: prensesim ben köpeğinizim ya ondan ısırdım ...
prenses önce ahmete hürrem sultan tarzı bir osmanlı patlatır sonra da :
çapsız köpeğim o da benim köpeğim sende ..niye köpeğimi benden habersiz ısırıyorsun ..bir daha ısırırsan seni ona veririm görürüsün gününü .. o selamlamayı canlı ögrenirsin .anladın mı
Sonraki başlık » « Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti gönderemezsiniz Bu forumdan eklenti indiremezsiniz