Sayın Cem Kongur bize öncelikle kendinizi tanıtırmısınız ?
Kendimi Ressam Cem Kongur olarak tanıtmak ne kadar doğru olur bilmiyorum, şimdilik yalnızca adım, soyadımla anılıp kendime ressam

sıfatını yakıştırdığımda çok yaşlı olmamayı umuyorum. Resim bölümü mezunuyum (üniversite adını vermiyorum), ayrıca grafik ve fotoğraf eğitimi de aldım, yani okulda bunun gibi birçok eğitimi de verdiler. Çevresel ve görsel sanatlar yüksek lisans eğitimi aldım, çok yararını gördüğümü söyleyemem, yüksek lisans eğitimini tamamlama gereğini duymadım. Reklam işleri yaparak hayatıma devam ediyorum. Her yıl bir sergi açmaya çalışıyorum. Bu sergi 5. sergim olacak.
Siz şubat ayında bir fetiş sergisi yapmak istiyormuşsunuz. Bu sergi üzerine biraz bilgi verirmisiniz ?
Evet, Şubat 15'te İstanbul/Kadıköy/Kızıltoprak, Ütopya Sanat Galerisinde ( utopyasanat.com) bir fetiş sergisi açmaya çalışıyorum. Sergi’nin adını Feetish olarak belirledim.

Ama sergi Ressam M. Şerif Kino arkadaşımla beraber ortak bir sergi olacak. Ortak sergi açmamızdaki neden galerilerde yer bulmanın olanaksızlığıdır. Ortak sergide konu paradoks olarak belirlendi. Sergi, Şubat sonuna kadar sürecek ve sergide 15 kadar tablom olacak. Konunun fetiş olmasının nedeni ayak fetişisti olmam ve ne kadar derin bir fetiş duygum olduğunu öğrenmek için bu sergiyi açmak istemem. Nasıl bir olgu olduğunu ve detaylarını İnternet’ten araştırarak öğrendim. Küçük bir fetiş film arşivim var, bu konuda çoğunlukla amatör çekilmiş filmleri daha çok beğeniyorum.
Sergi resim sergisimi olacak ?

Evet, bu bir resim sergisi, ama bu çalışmalarda birkaç farklı teknik kullanıldığından karışık teknik olarak anılıyor. Bu tip çalışmalara dijital art diyorlar. Çektiğim fotoğrafları dijital birkaç oynamayla programların verdiği olanaklardan yararlanarak boya ile birleştirdim. Boya ve dijital olanakların kullanıldığı bir teknik, belki teknik demek gereksiz. Ama sonuçta bir galeride açılacağı için adı resim sergisi, geçen yıl açtığım beyin sergisi galerideki yer darlığı yüzünden anlaşılamamıştı. Farklı bulunmuştu. O sergiyi de tekrarlamak istiyorum ama farklı bir sergide olabilir, yeni konu henüz tam oturmadı. Belki bir video art sergisi olma ihtimali var.
Serginiz hangi fetişleri içeriyor ve ne kadar fetiş türlerin derinlemesine girebiliyorsunuz ?
Sergim ayak fetişizmini içeriyor, ayak fetişizmi de dahil bacak ve çorap fetişizmini de içine alıyor, çektiğim 3.000 kare fotoğraf bu gibi ayak, bacak ve çorap fetişi konularını içeriyor. Diğer fetiş konularına giremiyorum, çünkü galerici arkadaşım çok tahrik edici olmamasını ya da çok seks kokan bir sergi olmamasını rica etti. Şimdilik bu kadarla sınırlı tutacağım, belki gelecek yıllarda konuları diğer fetiş duygulara hitap edecek şekilde çoğaltabilirim.
Sizin en favori fetişiniz nedir ?
İlk beğendiğim ayaklar (kadında), ikinci değer verdiğim ise insan elleridir, (tercihen kadın elleri). Çok kemikli ellerden veya çok kemikli ayaklardan hoşlanmadığımı farkettim. Arkadaşlarımın sayesinde binlerce poz çektim veya az bir kısmını fetişist sitelerden buldum, ben pozları çekerken arkadaşlarımda benden bu konuda çok eziyet çektiler. Sağolsunlar zamanlarını bu konuya ayırdılar. Ç.S, Y.A, V.Z ve Layla Dennis'e çok teşekkür ediyorum.
Nasıl bu fetişle tanıştınız ve sizi nasıl etkiledi ?
Benim ayaklardan etkilendiğimi ilk farketmem 16 yaşımda oldu, ama bunu tanımını kendi içimde (ben fetişistim)

yerine oturtmam 26 yaşına kadar sürdü. Üniversitedeki kız arkadaşıma bunu belli etmemeye çalışmam, diğer kız arkadaşlarımla bu beğeniyi paylaşmaya çalıştığımdaki çekingenliğimi hala çok iyi hatırlıyorum. Beni ve benim çalışmalarımı görsellik yönünde çok etkiledi. Daha önceden açtığım sergide yaptığım çalışmalar çok eleştirildi hatta tablolarım benim iznim olmadan kapatıldı. Üstü boyandı. Galerinin bazı resimlerimi sergileyememesi konusu beni daha fazla çalışmaya iten neden oldu. Daha fetişist oldum diyebilirim.
Ruhsal sağlığımı etkilemesi ise başka bir boyutta etkiledi beni, “sen fetişist misin?” diyenlere, tabi ki diyebilmem, senin fetişin ne diye karşılık verebilmem, fetişist olmadığını sananlara, sen benden daha çok fetişistsin diyebilmek rahatlığını kazandırdı. Cinsel objelere ve kadınlara karşı tutumumu değiştirdi. Benim fetişist olmamı normal karşılayanların ve buna aldırmayanların bu olguyu ve nedeni araştırılması gereken cinsel seçiciliği daha rahat yaşamamı sağladı.
Fetiş ile ne tür anılarınız var ?

Ortaköy'e bir arkadaşın doğum günü için gittiğimiz mekanda sıkışık bir düzen içinde oturmak zorunda kaldık, bize ayrılan masa gelenlere yetmedi, tam karşıma ayakları neredeyse tamamen açıkta bırakan, aynı zamanda güzel bacaklı hiç tanımadığım bir kadın oturdu.

Cam masanın altında ayaklarını gördükçe içimin daralacağı ve yerimde duramayacağı bir kadındı. Benim ayaklarımda da sandalet olduğundan bunu fırsat bilip karşımdaki kadının ayaklarına dokunup durdum. Masa küçük ve devamlı başkalarının da ayakları birbirine değdiğinden her seferinde özür dilemek zorunda kalmadım. Benim için yetersizdi, onları ovalamak veya ayaklarını öpmek benim daha çok hoşuma gidebilirdi. Fakat ertesi gün görsem yüzünü tanımazdım. O kadar çok ayaklarını hatırlıyorum ki.
Yüzüne bakma fırsatım olmadı. Çok derin bir fetiş duygu olmadı sanırım. Bir başkasın ve ben küçük bir çocukken olan ufak fetiş bir detaya değinmek istiyorum. Bir minibüs macerası geçmişti başımdan, yanımdaki kadın ayağıyla benim ayağımın üstünü okşamıştı. Nedenini anlayamasam da beni tahrik etmeye yetmişti. Bu benim hafızamda kalan ama o zaman anlam veremediğim bir anı.
Birçok detayı atlamak zorundayım kusura bakmayın, o zamandan beri arkadaş olduğum insanlarda bu yazılarımı okuyacak. Hep bir sınır var zaten, belki de böyle olmak zorundadır diye hissediyoruz.
Sergide ki çalışmalar sizin çalışmalarınız mı ?
Hepsi benim çalışmam. Yardım edenler ve fikir verenler oldu tabi ki. Özellikle Ressam Şerif Kino ve İpek Hanım'a teşekkür ediyorum. Çalışmalarımı yönlendirmemde çok katkıları oldu.
Peki sizin çalışmalarınız sizi ne kadar anlatıyor ?
Bu sadece benim beğenim değil, çalışmalarımı çevremin beğenisini de düşünerek yaptım. Fikir aldığım arkadaşlarım oldu, onların fikirleri ve fetişist düşünceleri de var tablolarımda. Tamamen beni anlatmıyor, benden fetiş öğeler var içinde diyebilirim.
Daha Türkiye de fetiş kelimesi toplum da pek bilinmezken siz hangi amaçla bu sergiyi hazırlıyorsunuz ?

Fetiş kelimesi bazı ressamlar tarafından bile dışlanabiliyor, hatta ressam bir kadının tablolarımı görünce “erkek değimlisiniz, hemen ne haltlar çevirdiğiniz su yüzüne çıkıyor” demesi bana en komik gelen cümle oldu. Sergiyi açma isteğim, kendi fetiş olgumu doyurmak, sapıklık kelimesini beğeniye döndürmek. Çevrede fetişist olarak tanınmanın hiçbir zararı olmayacağını, hatta bu beğeninin ve tercihin güzel bir yanı olduğunu anlatmaya çalışmak ve bunu tablolarımla göstermek için bu sergiyi hazırlamak istedim.
Ne tür ve kaç insan bekliyorsunuz sergiye ?
Herkes davetlimdir. Tür, ırk, cinsiyet veya ayrım yapmıyorum. Ortak bir sergi olacağından diğer ressam arkadaşımın da tabloları olacak. O yüzden karışık bir topluluk olabilir.
Serginin tanıtımında hiç zorluk çektiniz mi ?
Tanıtımı için Google'da reklam vermeye başladım şimdiden, Fakat sergiye veya sergilenecek eserlerin olduğu siteye yönlenmiyor henüz, site hazırlık aşamasında, şimdilik ütopya sanat galerisine yönleniyor. Davetiye bastırırken zorluk çıkabilir belki o yüzden fazla tahrik edici bir fotoyu davetiye'ye bastırmak istemiyorum. Bunun dışında bir zorluğunu görmedim.
Böyle bir organizasyonu yapmak ne kadar zor ?
Galeri ayarlamak zor oldu benim için, tarih ve sergilenecek eserler konusunda biraz zorlandım. Organizasyonu galeri sahibi yapıyor. Galerinin dışına veya afişini asamamam benim tanıtımımı zorlaştırıyor. Bu yüzden internet üzerinde reklam vermek daha akıllıca geldi. İzinler ve müsaade alamamak ve garip bakılması gibi birkaç engel var.
Türkiye de sanat dalında fetiş ile uğraşmak zor mu ?
Esasında çok zor değil, arkadaşlarımın yardımı olmasa belki daha zorlaşabilirdi. Fotoğraflarını çekmem için bana izin vermeleri bile yeterince destek verdi bana. Belki sergiden sonra uğraşması daha zor olabilir, bu konuda tanınan pek insan yok. Sergi yapmış fakat tanıtımı zayıf kaldığından sergisi sönük geçmiş ressamlar var. Türkiye'de bazı ayrımların yapılamaması, o sergilenen eserler sizin tüm hayatınızmış gibi anlaşılması, beni tek zorlayan ve arkadaşlarıma anlatmamın uzun sürdüğü konu oldu.
Siz genelde Türk toplum ile fetiş üzerine neler düşünüyorsunuz ?

Türk toplumu bu konuda zayıf ve ne olduğunu pek anlamıyor. Birçok televizyon programında bile fetişizm çağrıştıran görüntüler ve bunlardan ağzı sulanan insanlara rastlamak mümkün. Yani kendi fetişistliğini anlamayan büyük bir kesim var. İstemem ama bakarım mantığı pek yaygın.
Sergimle ilgili ayak pozlarını çekmek istediğimde aşırı tepki verende oldu, keşke bize de söyleseydin hemen poz veririz diyende.
Fetişizm adı Dünya'da bir adaya verilmeli ve tüm fetişistler yılda bir kez orada toplanmalı. Belki benim bilmediğim fetişizm adası vardır dünyada. Çok eğlenceli bir yer olacağı kesin.
Bence 10 yıl içinde birçok yasak - yasallaşmak zorunda kalacak ve fetişizm daha rahat anlaşılacak diye düşünüyorum.
Fetiş toplumun durumunu pekiyi bulmuyorum, çok fazla gizlilik var, bu sanırım anlaşılamama kaygısı. Belki de aşağılanma, çekinme veya yasak korkusu.

Sadece el ve fırça ile yapılmış çıplaklık bile “ Çıplak tablolara tülbentle sansür “ gazetelerde böyle bir haber başlığı ile çıkıyor. Sanatçı “Ressam A.Y., Gaziantep'te açtığı 9'uncu kişisel sergisindeki 45 eserden `nü' tabloları turkuaz renkli tülbentle sansürledi.” kendi sansürlemek zorunda kalıyor çevre tepkisinden dolayı, aman tepki çekmesin endişesi var. Devlet eli ile yönetilen galeriler tarafından sansürlendiği söyleniyor, sanatçıda sansürlemek zorunda kalıyor. Sadece o bölgede değil ülkenin tümünde böyle bir beyin ve davranış yasağı var, bu beyin diğer seks çağrıştıran olguları ve fetişizmi de sapıklık ve terbiyesizlik kavramı içine alıyor.
Bence şöyle bir yasak koysun devlet, resim malzemeleri satan firmalar sattıkları her malzeme için satın alan kişiye bununla ne yapacaksın adlı bir form doldurtsun ve bir görevli ile ressamlar denetlensin. Ne güzel olurdu değil mi? Zaten dışavurumcu ve eleştiren kalmamıştı iyice kalmaz.
O zaman binaların duvarlarına boya sürmeyin yanlışlıkla çıplak bir figür çıkabilir, diyeceğim geliyor.
Örnek aldığınız bir sanat ustası var mı ?

Kendini ve bilgisini kullanabilen ressam az, hep bir çekinme ve eleştirisel yaklaşma kaygısı var, yapılan eleştiriler de çok kısıtlı, insanlar bu konuda korkutulmuş.
Sanat ustası konusunda ise Türkiye için kararsızım, Mustafa Ata'yı beğenirim okul yıllarından beridir.
Fetişizm konusunda Ressam Gazi Sansoy benim öncüm oldu diyebilirim. Bana göre ilk o gerçek fetişizm içeren tablolar yaptı, değişik tarzda sanatçılar var, ama Türkiye'de pek yok.
Dünya'da bildiğim ve takip ettiğim birkaç kişi var.
Fetiş ustası, Paul John Ballard,
Ayak Ressamı, Marc Leger
Nü konusunda, Lara Addams
Fotoğraf konusunda, Kai Eckhardt
Hayalinizde hangi insanla bir sanat çalışması yapmak isterdiniz ve neden ?
Abidin Dino ve Ara Güler'le ortak bir çalışma yapmak isterdim. Kendisini sanata adamış çok insan olmadığı için onlarla bir çalışma yapmak veya içinde bulunmak isterdim. Ama artık ikisi ile birlikte olması olanaksız.
Sanat bir ihtiras ise fetişin ihtirası nedir ?

Bence fetişizmin tutku ve koku ile iç içe geçmiş bir duygusu var. Seks ve Fetişizm cinsel haz ve cinsel kokunun birleşmesiyle tutkuya dönüşüyor içimizde. Bu da saplantıya veya bağlılığa dönüyor. Tek kelime ile ifade etmekte zorlanıyorum. Sadece bir tarafa yönlendirmek ve bence budur demek yetersiz geldi. Öyle bir kelime bulmalı ki, içinde şehvet de olmalı, ateşte, heyecanda, tutkuda, kokuda, bağımlılıkta, bağlılıkta, saplantıda. Belki de hepsi Fetişi anlatıyor. Yine de yakını şehvet bence.
Teşekkür ederiz.