Faneti DergiManken olmak istiyorumFetis KlipFaneti Lady
FeetLoves - BDSMTurk - Beraberlik - Falaka - Fetish WebDesign

  Portal
 Forum  •   Chat  •  Arama  •  Seçenekler  •  Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel Mesajlar  •  Oturum Aç
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
Yazar Mesaj
Crazy_bird
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 09.03.2005
Mesajlar: 110
Şehir: konya
turkey.gif
MesajTarih: Sal 05 Tem, 2005 15:47  Mesaj konusu:  Benden hikayeler Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Merhaba arkadaşlar. sizlerle bir kaç hikayemi paylaşmak istedim.Gerçi bunları daha önce eski gruplarıma da göndermiştim o yüzden biliyor olabilirsiniz.Herneyse benden nacizhane :)) Umarım beğenirsiniz.

PEDAL BUMPİNG

Geçtiğimiz yaz aylarıydı.Okulda dersim bitmişti.Çıktım ve caddede otobüs beklemeye başladım.Yarım saat geçmesine rağmen otobüs gelmemişti.Bende otostop çekmeye başladım.Biraz sonra güzel bir araba durdu.İçinde 25-26 yaşlarında,kumral,mavi gözlü çok güzel bir bayan vardı.Şehir merkezine gideceğimi söyledim,oda aynı yere gidiyormuş.Ön koltuğa yanına oturdum.Mini bir etek giymişti.Herşeyden önemlisi çok güzel ve bakımlı ayakları vardı.İnce bantlı bir sandalet vardı ayaklarında.Hele o ayakların arabanın pedalları üzerinde hareket etmesi beni (pedal bumping tutkunu olan ben) ayrı etkilemişti.Çaktırmadan ayaklarına bakmaya çalışıyordum ama her defasında gözlerim yakalanıyordu.Neden sonra sohbet etmeye başladık.Adı Özlem'di. Bir şirkette sekreter olarak çalışıyormuş ve eşinden ayrılmış yalnız yaşıyormuş.Bana yalnızlığın çok zor olduğunu söyledi.Ona hak verdiğimi söyledim,bu arada yine ayaklarına bakıyordum ama yine gözlerim yakalanmıştı.Bana gülümseyerek “Neden sürekli ayaklarıma bakıyorsun,çok mu hoşuna gitti ayaklarım”dedi.Bende gülümseyerek birazda mahçup bir şekilde “evet ayaklarınız çok güzel” dedim ve ona bayan ayaklarına olan ilgimi ayrıca pedallar üzerinde hareket eden ayakların beni çok etkilediğini anlattım.Tatlı bir şekilde gülümsedi.Bana fetişizm ile ilgili yazılar okuduğunu ve ilginç bulduğunu,ancak böyle bir şeyi hiç tecrübe etmediğini ayrıca böyle şeyleri biraz sapıklık olarak nitelendirdiğini söyledi.Bende tatlı bir dille bunun sapıklık olmadığını anlattım.Galiba ikna olmuştu.Zaman nasıl geçti anlayamamıştım ki çarşıya geldiğimizi farkettim.Yakın bir yerlede inebileceğimi söyledim ama hiç durmadan evinin önüne geldi.Arabadan indik,ben teşekkür ederek gitmeye hazırlanıyordum,Özlem beni evine kahve içmeye davet etti.Biraz çekindim ama kız ısrar edince kabul ettim.Evine çoktık.Küçük ve şirin bir evi vardı.Biraz sonra birer nescafe hazırlayarak geldi ve yanıma oturdu.Ayakkabılarını çıkarınca o muhteşem hazinesi tamamen ortaya çıkmıştı.Tırnaklarında koyu renkli bir oje vardı.Sohbet etmeye devam ettik.Tabi benim gözüm yine ayaklarındaydı ama sıkılmasın diye sürekli bakamıyordum.Özlem ise bacak bacak üstüne atarak sanki daha iyi görmemi sağlamaya çalışıyordu.Bir ara sigara yakarken çakmağını yere düşürdü.(Sanki bilerek yapmış gibiydi) Çakmak tam ayaklarının önüne düşmüştü. Almak için eğildiğimde ayağını hafifçw burnuma değdirdi.Bende dayanamayarak ayağına bir öpücük kondurdum ve yüzüne baktım,bana gülümseyerek devam etmemi söyledi.İki ayağına da öpücükler kondurdum ve yalamaya başladım.Ayaklarının harika tatları vardı.Ayak başparmağını ağzıma alarak emmeye başladım. Bu bana lolipop şeker yalamaktan bile daha tatlı geliyordu.Bir süre başparmağını emdikten sonra iki ayağınıda yüzüme kapattım.Tertemiz pembe tabanları vardı.Bir süre öyle kaldım,bu arada tabanlarını yalıyordum (ben bu işi seviyorum) Bir ara içerideki bir dikiş makinesi dikkatimi çekti. Şu eski tip ayakla çalıştırılan dikiş makinelerindendi.Boş zamanlarında hobi olarak terzilik yapıyormuş.Aklıma güzel bir fantezi geldi.Bunu Özlem'e anlattığımda kahkayı bastı.Kalktık,Özlem makinenin başına oturdu,bende önünde boylu boyunca yatarak kafamı ayaklarının üzerine koydum,Ağırlığımı hissetmemesi için göğsümün altına yastıklarla destek verdim.Makineyi hızlıca çalıştırdı.İşte budur! Bu kadar harika bir şey olamaz ya... Kafam ayakları üzerinde aşağı yukarı yönde sallanıyordu.Bu arada ayak başparmağı ağzımdaydı. Bir pedal bumping tutkunu için harika bir fantezi.Bu şekilde bir süre salladı beni.Sonra dahada hızlandı.Makineyi çalıştırışından bu işi iyi bildiği belli oluyordu. 20-30 dakika kadar salladı beni.Neden sonra sarsılarak boşaldım.O da yorulmuş olacak ki durdu.Kalktık,ona çok teşekkür ettim.Özlem de bana ilk defa böyle bir tecrübe yaşadığını ve çok güzel bulduğunu söyledi.Özellikle de makine fantezisinin çok hoşuna gittiğini söyledi.Biraz daha sohbet ettik,Daha sonra izin alarak kakltım.Benden cep numaramı aldı ve bana “dikiş işlerim olursa seni ararım” dedi.Bu duymak istediğim en güzel sözdü.:) Vedalaşarak ayrıldım.

Yazar:Crazy bird


Koç Cinsiyet:Bay At ÇevrimdışıCrazy_bird kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
Bomonti
Royal Üye
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1645

turkey.gif
MesajTarih: Sal 05 Tem, 2005 16:58  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Hoş Smile

_________________
How can i be lost?
If I've got nowhere to go?

Aslan Cinsiyet:Bay Ejderha GizliBomonti kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
carpetbagger
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 22
Kayıt: 25.05.2005
Mesajlar: 98
Şehir: istanbul
turkey.gif
MesajTarih: Çar 06 Tem, 2005 14:26  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

güzel bir hikaye hikayelerini devamını dilerim


Aslan Cinsiyet:Bay Kaplan Çevrimdışıcarpetbagger kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
Crazy_bird
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 09.03.2005
Mesajlar: 110
Şehir: konya
turkey.gif
MesajTarih: Per 07 Tem, 2005 14:20  Mesaj konusu:  Pedal bumping 2 Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bu hikaye ilkinin devamı,umarım beğenirsiniz :)

PEDAL BUMPİNG-2

Özlemle yaşadığım o harika günü hiç unutamıyordum.O güzel ayakların ağzımda bıraktığı harika tat,özellikle de dikiş makinesinde beni sallaması... Aradan bir kaç gün geçmişti.Bir akşam cep telefonum çaldı.Arayan Özlem'di,beni evine çağırıyordu.Yanında bir arkadaşı olduğunu,ona o günkü yaptıklarımızdan bahsettiğini,arkadaşınında benimle tanışmak istediğini söyledi.Hemen hazırlanıp Özlem'in evine gittim.Özlem beni kapıda karşıladı.Üzerinde bady,altında short vardı ve yine ilk gözüme çarpan o muhteşem ayaklarıydı.İçeri girdim,arkadaşı da içerideydi. 24-25 yaşlarında Özlem'den hiç aşağı kalmayan,yeşil gözlü bir harika bir bayandı.Onunda üzerinde bady ve short vardı.Güneşte bronzlaşmış harika bacakları ve daha önemlisi kırmızı ojeli harika ayakları vardı.Özlem'e göre biraz daha kumraldı.Tanıştık,adı Nihal'di.O da Özlem'le aynı şirkette çalışıyormuş ve henüz bekarmış.Çok sıcakkanlı,açık sözlü ve sevimli bir kızdı.Herneyse,sohbet etmeye başladık.Sonunda konu benim ayaklara tutkuma geldi.Özlem herşeyi anlatmıştı sanırım.Nihal'de bana fetişizm ile ilgili yazılar okuduğunu hatta internette bununla ilgili bir siteyi ziyaret ettiğini anlattı.Ona göre en çekici erkekler fetişist erkeklermiş.Duygusal,sadık,cana yakın ve güvenilir erkeklermiş.(Sizce biz böylemiyiz beyler?) Bir ara Özlem çay demlemek için mutfağa gitti.Nihal ve ben bir ikiz koltukta yanyana oturuyorduk.Nihal birden koltuğa uzandu ve ayaklarını kucağıma koydu.Ayağının birini yanaklarımda gezdirmeye başladı.(Davetkarlığın bundan daha güzeli de olamazdı doğrusu) Hemen ayağına masaj yapmaya başladım.Bu ona çok iyi gelmişti.Yüzünden rahatladığı belli oluyordu.Yavaş yavaş ayaklarını öpmeye başladım.Parmaklarının ucundan bileklerine kadar öptüm ve yalamaya başladım.Bu arada Özlem içeri girmişti. “Bensiz nasıl başlarsınız” dedi gülerek.Daha sonra ikisi de ikiz koltuğa oturdu,bende önlerinde yanlamasına yattım.Bu defa yüzümde Özlem'in ayakları vardı.Onunda parmaklarından başlayarak bileklerine kadar öptüm ve yaladım.Kızların ikisininde ayakları tertemizdi.Belli ki benim için yıkamışlar :) Bir süre Özlem'in başparmağını emdikten sonra Nihal'in ayaklarına yöneldim.Ayak başparmağını ağzıma alarak bir süre emdim.Daha sonra dilim bütün parmaklarının arasında dolaştı.Bu arada Özlem'in ayakları üzerimdeydi ve Özlem ayağının biriyle aletimi okşuyordu.Daha sonra ayaklarını yüzüme yapıştırdım.Tabanlarını yalamaya çalışıyordum ama Nihal ayağını biraz kastı.Gıdıklanmıştı herhalde :) Sıra dikiş makinesine gelmişti.Önce Özlem makinenin başına oturdu.Bende önünde boylu boyunca uzanarak kafamı ayaklarının üzerine koydum.Makineyi hızlıca çalıştırarak bir süre beni salladı.Bu arada Nihal'e bu işin nasıl yapılacağını gösteriyordu.Daha sonra Nihal makinenin başına geçti.15-20 dakika da o salladı beni.O da bu işi iyi yapıyordu.Daha sonra ben pozisyonumu değiştirdim.Nihalin oturduğu sandalyenin altından geçerek,kafamı ayaklarının arasına koydum. Nihal de kafamı ayaklarının üzerine alarak salladı.Bu daha hoş bir pozisyondu.Daha sonra Özlem makinenin karşısına oturdu ve bir ayağını pedala bir ayağını da yüzüme koydu.İkisi birden daha hızlı bir şekilde beni salladılar.Benim alet iyice sertleşmişti ve pantolona sığmıyordu.Boşalmak üzereydim.Nihal sakın boşalma diyerek kalktı.Makinenin başına Özlem geçmişti.Nihal yanıma gelerek pantolonumu indirdi ve bana harika bir oral yaptı.Benim kafam pedaldaydı ve ağzımda Özlem'in ayakbaşparmağı vardı ve Özlem beni sallamaya devam ediyordu.Nihal temposunu artırdı ve Özlem de hızlandı.Bir süre sonra zevkimin doruğa geldiği noktaya geldim ve sarsılarak Nihal'in ağzına boşaldım.Nihal üstüme yığıldı kaldı.Özlem de durdu.İkisine de içten teşekkür ettim.Özlem'ayaklarına ve bileklerine masaj yaparak yorgunluğunu giderdim.Daha sonra sohbete devam ettik.Nihal ilk defa yaşadığı bu tecrübeden çok memnun kaldığını söyledi.Vaktin nasıl geçtiğini anlayamamıştık.Özlem o gece evinde kalmamızı istedi.Zaten vakit bi hayli geç olmuştu.Özlem odasında yattı,bende Nihal'le salonda yattım.Sabah Nihal'in ayakları ağzımda uyanmak kadar güzel bir şey olamaz herhalde :)
Yazar: Crazy bird


Koç Cinsiyet:Bay At ÇevrimdışıCrazy_bird kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
feetslaveistanbul
Uyarı : 1
Fetişist
Fetişist


Yaş: 32
Kayıt: 21.12.2003
Mesajlar: 203
Şehir: istanbul
turkey.gif
MesajTarih: Per 14 Tem, 2005 16:50  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

ZEVKTAS!HIKAYEN SUPER OLMUS!DEVAMINI BEKLERIM.SAYGILARIMLA!


İkizler Cinsiyet:Bay Ejderha Gizlifeetslaveistanbul kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
moptik
Fetişist
Fetişist


Yaş: 30
Kayıt: 07.05.2005
Mesajlar: 382

germany.gif
MesajTarih: Cum 15 Tem, 2005 14:13  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

valla bu hikaye gercek ise süper
bu bayanlarin ayak fotosunu koysaydin daha süper olurdu


Oğlak Cinsiyet:Bay At Çevrimdışımoptik kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Crazy_bird
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 09.03.2005
Mesajlar: 110
Şehir: konya
turkey.gif
MesajTarih: Cmt 06 Ağu, 2005 15:59  Mesaj konusu:  Naylon çorap Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Evet yine benden bir hikayeyle devam ediyorum Umarım beğenirsiniz.

NAYLON ÇORAP

Geçen sene mayıs aylarıydı.Havaların yeni yeni ısındığı ve ayakların açılmaya başladığı zamanlardı. Şehir merkezinde gözüm yerlerde dolaşıyordum,bir açık ayakkabılı hatun görüp ayaklarını seyrederim ümidiyle.Bu arada okulların dağılma saatiydi sanırım.Çünkü ortalıkta rengarenk naylon çoraplar giymiş hemen hepsinin diz boyunda etekleri olan liseli kızlar vardı.Ah o gerek siyah gerek beyaz yada kırmızı renkli naylon çoraplı ayaklar çıldırtıyordu beni.Keşke onlardan birinin altında olsaydım.Böyle düşünerek yürürken önüme dikkat etmemiştim.birden ayağım bir taşa takıldı ve ben küüt! Yere kapaklandım.Vücudum beton zemine düşmüştü ama kafam başka bir yere iniş yapmıştı.Acaba nereye? O da ne!... Kafamın altında siyah naylon çoraplı liseli kızların giydiği iskarpin ayakkabılı bir çift ayak vardı.Bu ayaklar 1.70 boylarında 18-19 yaşlarında sarışın yeşil gözlü harika bir liseli kıza aitti.Genç kız kıkırdadı.
-Hadi bana dua et.Ben olmasaydım kafan yere çarpacaktı.
Yerden doğrulurken gülümsedim.Aslında hiç kalkmakta istemiyordum.
-Haklısın teşekkür ederim.Yalnız böyle güzel bir yere düşeceğimi bilseydim sık sık düşmeyi tercih ederdim 
Kız şaşırdı.
-Nereye,ayaklarım üzerine mi?
-Şey affedersiniz.Kafamı biraz sert çarptım galiba böyle saçmalıyorum.Ama gerçekten güzel ayaklarınız var.
-Hmm değişik zevkleri olan birisiyle karşı karşıyayım sanırım.Ama böyle şeyler sokak ortasında konuşulmaz,bir cafeye gidelim mi?
Harika! Benim yapacağım teklif kızdan geldi.Hemen yakındaki bir cafeye gittik.Tanıştık,adı Reyhan’dı.Ona bayan ayaklarına ve çoraplarına olan ilgimi anlattım.Bu arada kızın sıcakkanlı olması ona her konuda açılmamı kolaylaştırıyordu.Reyhan:
-Hmm çok ilginç.Gerçi fetişistlerin adını daha önce duymuştum bir gün onlardan biri ile karşılaşacağımı hiç ummuyordum.
-Bende bunları sana rahatça söyleyebildiğime hala inanamıyorum.Normalde kimseye kolay kolay söyleyemeyiz.
-Neden?
-Toplum böyle şeylere pek alışık olmadığı için bizi sapık olarak nitelendiriyor.Eminim sende öyle düşünüyorsundur.
-Asla!Bence sapıklar kimlerdir biliyor musun?Mesela beni telefondan ikide bir arayan,taciz eden birkaç kişi var.Numaramı nerden buluyorlar anlamıyorum.Onların yüzünden kaç kere hattımı değiştirmek zorunda kaldım.Daha bundan başka altlarında motosiklet,acayip kıyafetli serseriler her gün okula giriş çıkışta bize laf atıyorlar. Sadece bana değil tabi okulun bütün kızlarını rahatsız ediyorlar.İstedikleri şey ise belli “Cinsel ilişki”
-Yani sizi kağıt mendil gibi kullanıp atmak.Değil mi?
-Evet,işte gerçek sapık onlardır.Yani rahatsız edenlerdir.Halbuki sizler bildiğim kadarı ile kadınınıza sağdık kalıyorsunuz.Ayrıca ayakla sevişmenin kime ne zararı olabilir ki?
Muhabbet bu şekilde devam etti.Reyhan’a bu konuyla ilgili biraz daha bilgi verdim.Reyhan:
-Hmm çok ilginç.Bu anlattıklarını gerçekten yaşamak isterdim.Sana ulaşabileceğim bir telefon numarası var mı?
-Evet sana cep numaramı vereyim.Bir gün çılgın bir şeyler yaşamak istersen beni ara.
-Arayacağımdan emin olabilirsin.Şimdi gitmem gerekiyor,evdekiler merak eder,sonra görüşürüz.
O gün bu şekilde ayrılmıştık.Aradan bir iki gün geçti.Bir akşam cep telefonum çalmaya başladı.Evet,beklediğim telefondu.Arayan Reyhan’dı ve beni evine çağırıyordu.Ailesi bir iki günlüğüne seyahate gitmiş,evde tek başınaymış.Evini tarif etti.Hemen hazırlandım ve çıktım.Evini bulmak baya bir zamanımı almıştı.Çünkü hiç bilmediğim bir semtte ve karışım bir yerdeydi.Reyhan beni kapıda karşıladı.Üzerinde seksi bir ti-short onun altında mini bir etek ayaklarında parmak arası terlikler vardı.
-Hoş geldin,neredeyse gelmeyeceksin sanıyordum biraz geciktin.
-Valla mahallenizde kaybolmadığıma şaşıyorum.Ne kadar karışık yerde ya eviniz.
-Haklısın evimiz biraz karışık yerde.İçeri gelsene.
İçeri girerken gözüm ayaklarındaydı tabiki.Reyhan bunu fark etmişti sanırım.
-Nasıl ayaklarım güzel görünüyor mu?
-Tek kelime ile harika.Şekil kusursuz,ten bembeyaz ve kırmızı ojeli.
-Hmm bakıyorum da işin uzmanı olmuşun.Bakalım tatlarını da beğenecek misin.
Evet,beni heyecanlandıran sözler,kız kendisini iyi hazırlamış doğrusu.Biraz lafladıktan sonra ayaklarını bana uzattı.Hemen ayaklarına masaj yapmaya başladım.Bu ona iyi gelmişti.Daha sonra parmaklarından başlayarak öpmeye başladım.Bir birine orantılı uzunlukta olan parmakları o kadar tatlıydı ki yalamaya doyamıyordum.Ve ayak başparmağını ağzıma aldım.O kadar güzel tatları vardı ki.Bir lolipop şeker bile bundan daha tatlı olmazdı herhalde.Dilim tabanlarında gezinmeye başladı.Pembe tabanlarının her cm karesinde gezindim ve dudaklarım ayak tepeciklerine çıktı.Bembeyaz teninde pürüzsüz ve pamuk gibi ayaklarında yaptığım seyahat bileklerine doğru gitti.Bütün bunlar Reyhan’ın çok hoşuna gidiyordu.Reyhan:
-Harikasın.Sana çoraplarımı göstermek istiyorum.Ne dersin?
-Evet çok iyi olur.
Salondan çıkarak odasına gitti ve az sonra salona geldiğinde gözlerim bayram etmişti.Ayaklarında siyah ince naylon çoraplar vardı.Defileye çıkmış bir manken edasıyla salonun içinde gezindi ve yanıma gelerek beni yere yatırdı ve ayaklarını yüzümde gezdirdi. Dilim hemen çorapların tadını aldı.Daha sonra kız tekrar odasına gitti.Bu sefer lacivert parlayan çoraplar vardı ayağında.İçeride gezindikten sonra yanıma geldi.Üzerime oturarak ayaklarını yüzüme kapattı.Çorapların kokusundan daha yeni olduğu anlaşılıyordu.Bir süre öyle kaldıktan sonra tekrar İçeriye girdi.Bu sefer ten rengi çoraplarla geldi.Onlarında tadına baktım.Arkasından kırmızı renkli çoraplar.Ben zevkten çıldıracaktım.Bu şekilde birkaç çorabını daha sergiledi ve defile bitti.Ben yerde bitkin durumda yatıyordum.Baş ucumdaki koltuğa oturdu ve ayaklarını yüzüme koydu.
-Ne oldu,çabuk pes ettin.
-Kim ben mi? Daha sabaha kadarda devam edebilirim
-Öyle mi göster öyleyse.
Ayağını iki elimle tutarak parmaklarına yumuldum.Reyhanda ayaklarını ileri geri oynatmaya ve derin derin nefes almaya başladı.Sabit bir tempoyla ayağını yüzüme sürtüyordu.Bu arada bende parmaklarını topuklarını neresini dek getirebilirsem emiyordum.Bu sırada Reyhan’ın kızlığını okşadığını fark ettim.Reyhan kesin bakireydi.Ne olursa olsun o bölgeye girmemeye kararlıydım.Tempomuzu artırarak devam ettik.Başparmağı ağzıma girip girip çıkıyordu.Reyhan inleyerek boşaldı.Benim alette kazık gibi olmuştu ve pantolonuma sığmıyordu.Reyhan birden yanıma gelerek pantolonumu indirdi.Ve bana harika bir oral yaptı.Bir süre sonra doruk noktasına ulaşmış ve sarsılarak kızın ağzına boşalmıştım.Reyhan üzerime yığıldı kaldı.İkimizde nefes nefese kalmıştık.Daha sonra dudaklarıma bir teşekkür öpücüğü kondurdu.
-Harikaydın aşkım.Hayatımda ilk defa böyle bir zevk yaşadım.Bundan sonra ayaklarıma daha iyi bakacağım.
-Bak tabi aşkım.Ayaklarının değerini bil.Gerçektende çok güzel ayakların var.
-Bana bunu sen öğrettin teşekkür ederim ama şimdilik bu kadar yeter.Sabah devam edebiliriz istersen.
-Sabah mı?
-Evet,gece burada kalmanı istiyorum.Bizimkiler yarın akşama doğru anca gelirler.Hem ben tek başıma korkarım.Gece beraber yatarız olur mu?
Vay be karşılaşabileceğim en iyi durum.Nasılda her şeyi hazırlamış zilli.Eh,teklifini kabul ettik. Geç vakitlere kadar oturup sohbet ettik.Çay,pasta,kurabiye falan ikram etti.Vakit gece yarısını bulmuştu ama benim hala uykum yoktu.Reyhan:
-Merak etme ben şimdi seni mışıl mışıl uyuturum.
Diyerek yere oturdu ve ayaklarını uzattı.Beni ayaklarının üzerine yatırarak bebeğini uyutmaya çalışan bir anne gibi sallamaya başladı.Gerçektende biraz sonra uyuyup kalmışım.Sabah uyandığımda Reyhan’la aynı yataktaydık ve ayakları yüzümdeydi.Biraz sonra o da uyandı.Beraber kahvaltı yaptık.Daha sonra bana ayaklarını sevdirdi biraz.Zevkli geçen bir 20-30 dakikadan sonra evden beraber çıktık.Onun okula gitmesi gerekiyordu,benimde işlerim vardı.Daha sonra tekrar buluşmak üzere ayrıldık.

Yazar: Crazy_bird


Koç Cinsiyet:Bay At ÇevrimdışıCrazy_bird kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
ayak-sever
Fetiş&BdSm Usta
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 31
Kayıt: 27.07.2004
Mesajlar: 839
Şehir: HOLLANDA-TURKIYE-IZMIR
turkey.gif
MesajTarih: Cmt 06 Ağu, 2005 16:29  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

son hikaye cok guzeldi icinde kolelik olmayan bi hikaye bu tur hikaylerden varsa daha gonderiver bi zahmet


Yengeç Cinsiyet:Bay Yılan Çevrimdışıayak-sever kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
nokia
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 28
Kayıt: 05.04.2004
Mesajlar: 60
Şehir: muğla
blank.gif
MesajTarih: Pzr 14 Ağu, 2005 15:54  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

ewet son hikaye gerçekten çok güzeldi ellerine sağlık.
teşekkürler.


Aslan Cinsiyet:Bay Maymun Çevrimdışınokia kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Crazy_bird
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 09.03.2005
Mesajlar: 110
Şehir: konya
turkey.gif
MesajTarih: Çar 24 Ağu, 2005 17:40  Mesaj konusu:  Seyahat Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Evet hikayelere devam.

SEYAHAT

Geçen sene yaz aylarıydı. Bir işimi halletmek için İzmit e gitmem gerekiyordu. Bu arada fırsattan istifade hem gezip dolaşacak hem de kız kardeşimi ziyaret edecektim. Yolculuğu trenle yapacaktım. Gerçi Konya dan İzmit e trenle 12 saat kadar tutuyordu ama olsun,acelem yoktu. Trende yerimi bir gün önceden ayırtmıştım. Yolculuk günü istasyona gittim. Trende yerimi aldım. Bulunduğum vagon birinci mevki pulman vagondu. 2+3 oturma düzenindeydi. Sağda tek sıra solda çift sıra koltuklar vardı. Benim yerim tekli koltukların birisiydi. Yerime oturdum. Trenin hareket etmesine 15 dakika vardı. Biraz sonra arkamdaki koltuğa güzel bir kız oturdu. 22-23 yaşlarında kumral dalgalı saçlı,yeşil gözlü bir kızdı. Biraz sonra tren hareket etti. Raydan gelen tıkırtılar eşliğinde yolculuk ediyorduk. Pencereden dışarıyı seyrediyordum. Pencerenin yansımasında arkamdaki kızı görebiliyordum ama ayakları görünmüyordu. Vagonun yan duvarı ile koltuk arasında küçük bir boşluk vardı. Arkadaki yolcu bu boşluktan azda olsa görülebiliyordu. Birkaç kere bu boşluktan kızın ayaklarını görmeye çalıştım ama göremedim. Böyle güzel bir kızın ne güzel ayakları vardır kim bilir. Bir ara lavaboya gitmek için kalktığımda kızın yanından geçtim ve ilk defa ayaklarını gördüm Gerçekten de çok güzel bakımlı ve düzgün şekilli ayakları vardı. Tırnakları açık mavi ojeliydi. Yolculuğumuz devam ediyordu. Vakit akşamı geçmiş hava iyice kararmıştı. Aklım arkamdaki kızdaydı. Bir ara o boşluktan çaktırmadan baktım o da ne!.. Kız ayaklarından birini o boşluğa uzatmış kaloriferin üzerine koymuştu. Kızın yüzüne çaktırmadan baktım,uyuyordu.(En azından öyle görünüyordu.) Bende uyuyor numarası yaparak o boşluğa iyice gömüldüm. Kızın ayakları ile yüzüm arasında 30 cm lik bir mesafe vardı,ayaklarının kokusu da azda olsa geliyordu. Uzun bir süre bu muhteşem güzelliği seyrettim. Bir ara bir çılgınlık yapıp parmağının ucundan hafifçe öpmek istedim ama kafam o boşluğa sığmıyordu. Bu sırada kız kıpırdandı ve birden ayağını çekti. Ben de hemen önüme döndüm. İçimi bir tedirginlik kaplamıştı. Acaba kız durumu anlamışmıydı? Ama yok canım nasıl anlasın uyuyordu. Bir ara yerimden kalkarak vagonun girişindeki koridora gittim. Bir sigara yaktım. Tedirginliğim hala devam ediyordu. Bu sırada gelen bir sesle irkildim.
-Merhaba
Dönüp baktığımda kız karşımda duruyordu. Kanımın donduğunu ve tüylerimin diken diken olduğunu hissettim. Tedirginliğim son haddine çıkmıştı.
-Şey merhaba buyurun?
-Şey,fazla sigaranız var mı?Bende bitmişte...
-Ah var tabi,buyurun.
-Teşekkür ederim. Ne oldu neden heyecanlandınız.
-Şey kusura bakmayın biraz dalmışımda :) şaşırdım birden.
Kızın hareketleri biraz gizemliydi. Acaba durumun farkında mıydı? Herneyse, Fırsattan yararlanıp tanışmak istedim. Adının Aylin olduğunu öğrendim. O da İzmit e gidiyormuş. Bir süre havadan sudan konuştuk. Konya da üniversite öğrencisiymiş. Annesi ile babası ayrılmış İzmit te annesinin yanında kalıyormuş. Bir ara bana şok etkisi yaratan bir soru sordu.
-Baksana,ayakkabılarım nasıl görünüyor sence? Kıyafetimin altında biçimsiz mi görünüyor?
-Hıı!.. Yok hayır. Gayet güzel görünüyor. Kot pantolonun altına çok iyi uyum sağlamış.
-Teşekkür ederim,peki ojelerimin rengi nasıl?
-Onlarda çok güzel. Ayaklarında çok güzel ve bakımlı,onların üstüne açık mavi renk çok hoş durmuş. Özür dilerim ama bana bunları neden soruyorsun?
-Yerinde otururken sürekli ayaklarıma bakıyordun. Hatta bir ara öyle yaklaştın ki ayaklarım neredeyse ağzına değecekti.
-Höö!..yok canım ne münasebet. Ben... ben uyuyordum.
-Biliyor musun yalan söylemeyi hiç beceremiyorsun. Farkında olmadığımı sanma,ayrıca çekinmene gerek yok,kızgın değilim sadece ayaklarımı incelen dikkatimi çekti.
Olamaz! Kız beni iyice köşeye sıkıştırmıştı. Ben de çaresiz ona ayak fetişisti olduğumu ve güzel bayan ayaklarının ve çoraplarının beni çok etkilediğini anlattım. Ayrıca pedallar üzerindeki bayan ayaklarından da çok hoşlandığımı anlattım. Kızdan özür diledim. Aylin tatlı tatlı gülümsüyordu.
-Çok ilginç yaa. Kimsenin aklına bile gelmeyecek bir şeyden zevk alıyorsun. Ama bundan rahatsız olacağımı sanmıyorum. Böyle bir şeyin kime ne zararı olabilir ki.
-Böyle düşünmene sevindim. Keşke bütün kızlar senin gibi düşünse. Eski kız arkadaşıma bundan söz ettiğimde bana manyak diyerek çekip gitmişti.
-Yazık çok şey kaçırmış. Şahsen benim,bir erkeğin ayaklarıma ilgi duyması çok hoşuma gider. Tanıştığım bazı hanzoların iğrenç istekleri aklıma geliyor da...
Muhabbet bu şekilde devam etti. Aylin bir ara yanımdan ayrılarak arkadaki vagona baktı. Daha sonra beni elimden tutarak beni o vagona götürdü. Burası kuşet vagondu. Kompartımanlardan bir ikisini kontrol etti. Daha sonra boş bulduğu bir kompartımana beni soktu. Arkadan kendisi girerek kapıyı kilitledi. Ben şaşkındım:
-Hey! Sen ne yaptığını sanıyorsun?
-Hişt sakin ol. Şimdi hayallerini gerçekleştireceğim. Ayrıca hayatımda bir kere de olsa bu zevki tatmak istiyorum.
-Olamaz! Çılgınsın sen :))
-Hişt sesini çıkarma ve kendini bana ver.
Etkileyici bir sesi vardı. Beni koltuğa yatırdı. Ardından üstüme oturarak ayakkabılarını çıkardı. Biraz sonra o eşsiz ayaklarını yüzümde gezdirmeye başladı. Tabanlarını bir süre burnuma tuttu koklamam içim. Çok eşsiz bir kokusu vardı. Ayak çukurunu yüzüme sürmeye başladı. Bu arada dilim faaliyete geçmiş ve tabanlarının her bölgesinde gezinmeye başlamıştı. Dilim parmaklarının arasında gezindi. Aylin diğer ayağıyla gözlerimi kapatarak baş parmağını ağzıma soktu. Vajinaya girip çıkan penis gibi başparmağını ağzıma sokup sokup çıkardı. Bir süre böyle devam ettik. Daha sonra ben yere uzandım. Oda koltukta oturuyordu. Ayaklarını yüzüme yapıştırdım. Yüzüme ağırlığını hafifçe vermesini istedim. Aylin in bu oyunlardan zevk aldığı yüzünden anlaşılıyordu. Daha sonra ayaklarını yere koydu,ben de ayaklarının üzerine yattım. Bir süre öyle kaldım. Daha sonra tekrar ayaklarının altına girdim. Tabanlarının altını yalıyordum,Aylin de burnumu sıkıştırarak benimle oynuyordu. Birden dışarıdan gelen seslerle irkildik. Hemen toparlandık. Pencereden dışarıya baktım;tren Afyon istasyonuna giriyordu.
-Harikasın Aylin. Ama şimdilik bu kadar yeter. Kompartımanın sahipleri gelebilir. Yakalanırsak ikimiz için de iyi olmaz.
-Haklısın,keşke biletimizi buraya alsaydık. Tamda işin zevkine varmıştım.
-Ya keşke,ama nereden bilecektik ki. Herneyse birileri gelmeden çıkalım.
Hemen vagonumuza dönüp yerimize oturduk. Tren Afyon u geçmiş Kütahya ya doğru gidiyordu. Bir ara yan duvar ile koltuk arasında ki boşluğa baktım Aylin ayağını yine o boşluğa koymuştu. Aylin’in yüzüne baktım,bana gülümsedi. Bende yüzümü o boşluğa gömdüm. Aylin bazen ayağını kaldırarak parmaklarını yüzüme sürüyordu. Bende etrafa çaktırmadan yalıyordum. Vagonda herkes uyuduğu için işimiz fazla zor olmuyordu. Saatler 02.30 u gösteriyordu. Biraz sonra bizde uykuya daldık. Uyandığımızda sabahın ilk ışıkları geliyordu. Tren Eskişehir i geçmiş Bilecik e doğru gidiyordu. Aylin le restoran vagonuna giderek çay içtik ve muhabbet ettik. 3 saat kadar sonra İzmite girmiştik. Biraz sonra istasyona geldik. İkimizde trenden inmiştik. Aylin:
-Tanıştığıma sevindim Mahmut. Bana iyi bir yol arkadaşı oldun. Ayrıca hayatımda hiç tatmadığım bir zevki tattım ama yarım kalmasını istemiyorum. Burada kaç gün kalacaksın? Ayrıca kalacak yerin var mı?
-Bende memnun oldum Aylin. 4-5 gün kadar kalırım sanırım. Burada kız kardeşimin evinde kalacağım. Plaj yolunda oturuyor.
-Öyle mi! Bende orada oturuyorum. Hadi beraber gidelim. Bir de bana cep numaranı versene...
Plaj yoluna beraber gittik. Daha sonra ben dinlenmek için kardeşimin evine gittim.

Ertesi gün:

Erkenden kalkarak şehir merkezine inmiştim.Hemen işlerime koyuldum.Öğleden sonra işlerimin büyük bir bölümünü halletmiştim ama kalan birkaç işlem için yarını beklemek zorundaydım.Şehir merkezinde gezmeye başladım.Bir ara cep telefonum çalmaya başladı.Arayan Aylin di.Benimle buluşmak istiyordu.Yarım saat sonra marinaya geldim.Körfezden gelen iğrenç koku boğazımı yakıyordu.Biraz sonra Aylin geldi.Üzerinde mini etek,ayaklarında ince bantlı sandaletler vardı.Ayakları muhteşem görünümüyle beni büyülüyordu.Aylin:
-Merhaba,fazla beklemedin değil mi? Neler yaptın dünden beri?
-Merhaba.Ne yapıyım,işlerle uğraşıyorum.Çoğunu da hallettim sayılır ama birkaç işlem kaldı.O da yarına biter sanırım.Sen neler yaptın?
-Aman burada her gün ne yapıyorsak aynı şeyler işte.Sıkıcı bir ortam ve monoton bir hayat.Ama senin işlerin daha bitmedi.Trende konuştuklarımızı unuttun mu?
-Unutmam mümkün mü hiç. O ayakların ki güzelliğinin simgeleri,beni bambaşka alemlere götürüyor.Beni benden alıp sana bağlıyor…
-Vavv şair ruhluyuz ha:)) Merak etme canım bende sabırsızlanıyorum.Hadi gel biraz alışveriş yapalım.
Beraber Fethiye caddesine gittik.Bir kaç mağaza dolaştık.Aylin gözüne kestirdiği mağazaya giriyor elbiseleri inceliyordu.Bir ayakkabı mağazasına girdik.Kendisine yeni ayakkabı almak istiyordu. Burada benim rolüm belliydi.Bir kaç ayakkabı denedi.Ayakkabıları ayağına ben giydirip çıkarıyordum tabi ki.Sonunda siyah,klasik model bir çift ayakkabı beğendi ve satın aldı.Başka bir mağazada naylon külotlu çoraplara bakmaya başladı.
-Beğendiğin bir renk var mı? Hangisini seçersen onu alacağım.
-Şu siyah çok iyi bence.Yinede sen bilirsin tabi.
Seçtiğim çorapları aldı ve yeni aldığı ayakkabılarla beraber denedi.Harika görünüyordu.Çoraplar bacaklarına süper oturmuş ve yeni ayakkabılarla beraber harika bir görünüm kazandırmıştı.Gezmeye devam ettik.Bir yerde yemek yedikten sonra bir parka gittik.Körfez kenarında şehrin kuytu bir yerinde bir parktı bu.Banklardan birine oturduk.Aylin beni ayaklarıyla yoklayınca hemen harekete geçtim.Yerde önüne yattım.Ayaklarını yüzümde gezdirmeye başladı.Ayakkabısının ucunu ve topuğunu emdirdi bana.Yeni alınmış ayakkabıların tadı bir başka oluyordu.Bir süre ayakkabılarıyla benle oynadı.Daha sonra ayakkabılarını çıkararak ayaklarını yüzüme koydu.Yeni naylon çorapların kokusu hemen ciğerlerime dolmuştu.Körfezin iğrenç kokusunun yanında gül gibi kokuydu bu. Aylin ayaklarını yüzüme yavaş yavaş sürtüyordu.Daha sonra ayak başparmağını ağzıma soktu.Bir süre başparmağını emdim. Daha sonra ayaklarını saçlarımda gezdirmeye başladı.Aylin:
-Kendini nasıl hissediyorsun canım?
-Harika.Şu andan daha mutlu olamazdım herhalde.Bir de şu körfezin iğrenç kokusu olmasa...
Ayaklarıyla burnumu kapattı.
-Şimdi o kokuyu almazsın canım.Deri fabrikası yine batırmış her tarafı.Hişt! Kalk çabuk birileri geliyor.
-Iıhh lanet olsun!
Hemen toparlandım ve yanına oturdum.Gelenler iki kızdı.Biz hemen iki sevgili gibi birbirimize sarıldık.Kızlar yanımızdan geçerken bize baktılar ve kıkırdaştılar.Kızlar geçtikten sonra devam etmek istedik ama tek tük insanlar gelmeye başlamıştı.İkimizde bu günlük bu kadarının yeteceğine karar verdik.Kalkıp parkta yürümeye başladık.Bu arada sevgililer gibi birbirimize kenetlenmiştik.Biraz daha gezdikten sonra,yarın tekrar buluşmak üzere sözleşerek evlere dağıldık.

Ertesi gün:

Sabah yine erken kalkmış ve işlerimi halletmek için şehir merkezine inmiştim.Öğleden sonra bütün işlerimi bitirdim.Çarşıda biraz gezerek eniştemin dükkanına gitmiştim.Biraz da orda vakit geçirdim.Cep telefonum çalmaya başladı.Evet! yine Aylin arıyordu.Onunla yine marinada buluşacaktık.Bir saat sonra orada buluştuk.Bugün spor giyinmişti.Üzerinde body,altında tayt,ayaklarında parmak arası terlikler vardı.Her zaman ki gibi ayaklarına dikkat ettim.French yaptırmış,harika görünüyordu.Aylin:
-Merhaba canım,kuaförden geliyorum,frenh yaptırdım nasıl olmuş?
-Mükemmel ötesi Aylin.Harika olmuş,nasıl güzel olunacağını iyi biliyorsun.
-Bunları senin için yapıyorum Mahmut.Ee sen neler yaptın bugün?
-İşlerimi bitirdim ama bir iki gün daha kalmak istiyorum.
-Zaten gitmek istesen de ben bırakmam seni.Bu akşam evimde misafirimsin.Annemde evde yok,bilesin.
-Ama nasıl olur,yani şeyy bilmem ki :))
-İtiraz istemiyorum,bu akşam bizdeyiz.Senin için harika sürprizler hazırladım.
Evet beni heyecanlandıran sözler.Acaba rüyamı görüyordum.Of tanrım bu gerçeğin ta kendisi idi.Evine gittik.Oldukça güzel bir evi vardı.Biraz oturduk,lafladık.Daha sonra güzel bir akşam yemeği yedik.Yemekten sonra televizyonun karşısına geçtik.Güzel bir film izliyorduk.İkiz koltukta yan yana oturuyorduk.Aylin bir ara koltuğa uzandı ve ayaklarını kucağıma koydu,tatlı sesiyle konuştu:
-Ayaklarıma masaj yaparmısın?Çok yoruldum bugün.
Hemen ayaklarına masaj yapmaya başladım.Bu arada ayaklarına öpücükler kondurmayı ihmal etmiyordum.Bu masaj ona iyi gelmişti.Yüzünden rahatladığı belli oluyordu.Bir sigara yaktım.Aylin sigarayı elimden alarak ayak parmaklarının arasına yerleştirdi ve ayaklarıyla bana sigara içirdi.Bu arada televizyondaki bir sahne dikkatimizi çekti.Bir kadın elindeki silahı önündeki erkeğe doğrultmuş ,Ayak parmaklarımı öp Dany,yala.diyordu. Erkekte kadının ayaklarını öpüyordu.İkimizde çok etkilenmiştik. Aylin ayağa kalkarak parmaklarını silah gibi yaparak bana doğrulttu.
-Ayak parmaklarımı öp Mahmut, yala ayaklarımı :))
Bende erkeğin yaptığı gibi önünde eğilerek ayaklarını öptüm ve yaladım.Daha sonra Aylin eline bir dergi alarak koltuğa oturdu ve ayaklarını bana uzattı.o dergi okurken ben de dakikalarca ayaklarını öptüm,kokladım,yaladım,emdim,yüzüme gözüme sürdüm… bu an hiç bitmesin istiyordum.Aylin:
-Harikasın canım.Ayaklarım hiç böyle güzel bir ilgi görmemişti.
-Ayakların bu ilgiyi hak ediyor doğrusu.Ayaklarınla,fiziğinle,güzelliğinle,kişiliğinle kısacası her şeyinle harikasın canım.
-Teşekkür ederim canım sende harikasın.Aklıma güzel bir fikir geldi.
-Yaa nedir o?
-Sen pedallar üzerindeki ayaklardan hoşlanmıyor muydun? Gel benimle,bu çok hoşuna gidecek.
Beni bir odaya götürdü.Odada bir dikiş makinesi vardı.(Hani şu ayakla çalıştırılan eski tip dikiş makinelerinden.) Beni kafam makinenin pedalına gelecek şekilde yatırdı.Sırtımın altına yastık koydu.Kendiside sandalye koyarak oturdu ve ayaklarını pedala koydu.Vücudum oturduğu sandalyenin altından geçiyordu ve kafam ayaklarının arasındaydı.Makineyi çalıştırarak beni ayaklarında sallamaya başladı.Kafam pedalın hareket yönünde yukarı aşağı doğru sallanıyordu.Oldukça da hızlı sallıyordu.Aylin?
-Nasıl,hoşuna gitti mi?
-Sen bir harikasın Aylin,nereden aklına geldi böyle bir şey? İnanırmısın şu anda ayaklarının arasında cennet gibi bir yerdeyim sanki.Duur yavaş biraz,başımı döndürüyorsun.
-Ha ha ha işin güzelliği de orda zaten.Biraz daha hızlanayım da gör.
Evet,öyle hızlı sallıyordu ki gözlerim cisimleri takip edemiyordu.Tek gördüğüm,aşağı yukarı hareket eden,bacaklarıydı.Makinenin tıkırtıları arasında ayaklarında sallanıyordum. Yorulduğu zaman biraz dinleniyor sonra devam ediyordu.Bir ara ayağının birisini göğsüme koyarak başparmağını ağzıma soktu,diğer ayağıyla da sallamaya devam etti.Kafam sallandıkça başparmağı ağzıma girip çıkıyordu.Bu şekilde bir saat kadar salladı beni.Sonunda durdu,bayağı yorulmuş olmalıydı.Bende boşalmış bitmiştim.Ayaklarının üzerinde bitkin bir şekilde yatıyordum. İkimizde biraz dinlendik,bir şeyler yiyerek enerji topladık.Aylin:
-Eee ben senin zevklerini tatmin ettim,şimdi sıra sende.
Diyerek beni yatak odasına götürdü. Biraz öpüşmenin ardından çılgınlar gibi sevişmeye başladık.Daha sonra ikimizde uyuyup kalmışız.Sabah sarmaş dolaş bir şekilde uyandık.Aylin beni tekrar dikiş makinesine götürdü.Aynı şekilde 30-40 dakika salladı beni.Bu sabah sporu yerine geçecekmiş :) Daha sonra beraber kahvaltı yaptık ve çarşıya indik.Akşama kadar güzel vakit geçirdik.Yaşadığım en güzel günlerdi ama yarın Konya ya dönmem gerekiyordu.O gün biletimi ayırttım trenden.Ertesi gün Aylin le beraber istasyona gittik.O da beni uğurlamaya gelmişti.Biraz sonra tren geldi.Eh,artık veda zamanı gelmişti:
-Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum Aylin.Şu geçirdiğim 4 gün belki de hayatımın en güzel günleriydi.
-Asıl ben sana teşekkür ederim Mahmut.Bana şimdiye kadar hiçbir erkek böyle güzel davranmamıştı.Beni öyle mutlu ettin ki anlatamam.İnşallah iki hafta sonra Konya ya geleceğim.Her zaman görüşürüz artık seninle.
-Bundan hiç şüphen olmasın Aylin.Sabırsızlıkla bekleyeceğim.Hoşça kal,kendine iyi bak.
-Güle güle,seni özleyeceğim.
Gözlerinden bir iki damla yaş süzüldü.Çok duygulanmıştım.Benimde gözlerim buğulanmıştı.Biraz sonra hareket memurunun çalan düdüğüyle tren hareket etti.Gözden kaybolana dek birbirimize el salladık.Daha sonra yerime oturdum.İçimde bir burukluk,bir hüzün vardı.Yine tekli koltukta oturuyordum.Arkama baktım ama o da ne! Arkamdaki koltukta yine güzel bir kız oturuyordu ve ayakları çok güzeldi.Kız kendisine baktığımı görünce bana gülümsedi.
Ooff Aman tanrım :)))

Yazar:Crazy bird


Koç Cinsiyet:Bay At ÇevrimdışıCrazy_bird kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
Crazy_bird
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 09.03.2005
Mesajlar: 110
Şehir: konya
turkey.gif
MesajTarih: Sal 11 Tem, 2006 23:20  Mesaj konusu:  Komşu kız Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Biraz uzun bir suskunluk geçirdim kusura bakmayın,hikayelere devam.

KOMŞU KIZ

Merhabalar,adım Mahmut. Kendimi bildim bileli ayak fetişistiyimdir ama kölelik ve bdsm olaylarından hiç hoşlanmıyorum oldum olası.Gerçekten de karşımdaki kadın,dünyanın en güzel ayaklarına sahip olsa bile,bana emirler vermeye,aşağılamaya ve köle muamelesi yapmaya başladımı,ayaklarını yalamak şöyle dursun o kadını dövesim gelir. Üniversiteye yeni başladığım zamanlardı.Arkadaşlarımla beraber bir ev tutmuştuk.Okula yakın,güzel bir evdi. Bir bekar evi için bundan iyisi can sağlığıydı doğrusu.Bizim dairenin altında iki kız öğrenci oturuyordu.Başta pek bir havalı gelmişlerdi bize ama ikiside hoş alımlı,güzel sayılabilecek kızlardı.Bölümlerimiz farklıydı ama aynı kampüste okuyorduk.Okulda,sokakta veya apartmanda bazen karşılaşırdık.Sonunda bir gün bir bahane ile tanıştık.Birinin adı Pınar,diğerininki de Burcuydu.Pınar,siyah saçları beline gelen,hafif esmer,kahverengi gözlü,çok şirin bir kızdı. Dahası çok güzel ve bakımlı ayakları vardı.Burcu ise sarışın,ela gözlü,kısa saçlı hoş bir kızdı ama ayakları bakımlı gibi görünse de şekilden kaybediyordu.Zamanla dostluğumuz ilerlemişti.Artık birbirimize misafirliğe gidiyorduk.Bir araya geldiğimiz zamanlar gözlerim çoğunlukla Pınar’ın ayaklarında olurdu. Çaktırmadan bakmaya çalışsam da çoğu zaman gözlerim yakalanırdı.Pınar bunu fark ettiği zamanlar yüzüme bakıp hafifçe gülümserdi.Pınar’ın ayaklarından başka sempatikliği,cana yakınlığı,sevimliliği kısacası her şeyi hoşuma gitmeye başlamıştı.Gerçekten çoğu zaman hiç aklımdan çıkmazdı.Galiba ondan hoşlanmaya başlamıştım.Evlerinin önünden geçerken kapılarının önünde bazen Pınar’ın ayakkabılarını görürdüm. Sıcak havalarda ince bantlı sandalet veya spor ayakkabıları,soğuk havalarda da yüksek topuklu sivri burunlu çizmeler giyerdi.Bazen ayakkabılarını gizlice koklardım.Bir gün yine kapılarının önünden geçiyordum. Kapının önümde Pınar’ın spor ayakkabıları vardı.Etrafı kontrol ettim,gelen giden yoktu.Hemen ayakkabıyı elime alıp koklamaya başladım.Birden kapı açıldı.Neyse ki o anda elimde evimin anahtarları vardı.Çevik bir hareketle anahtarları ayakkabının içine attım.Kapıya Pınar çıkmıştı.Beni elimde ayakkabısıyla görünce çok şaşırdı.Bende anahtarları ayakkabının içinden çıkardım.
-Pardon Pınar,anahtarlarım elimde sallarken ayakkabının içine düştü de...
Pınar gülmeye başladı.
-Alla alla Çok ilginç,anahtarlar bula bula ayakkabımın içini mi buldu düşecek?
-Valla nasıl olduğunu bende anlamadım ama düştü işte  Ayakkabının içinde mıknatıs var galiba 
-Neyse anahtarları orda unutmada ,gece vakti dışarıda kalırsın yoksa .
O gün olayı böylece atlatmıştım. Pınar bu duruma çok gülmüştü ama pek inanmışa da benzemiyordu.Aradan birkaç gün geçmişti.Bir akşam evde yalnızdım,ders çalışıyordum. Bir ara kapı çaldı.Gidip baktım,gelen Pınar’dı.
-Merhaba Mahmut.Şey benimle aşağı gelebilirmisin? Bizim evin sigortaları attı da.Yapmasını beceremedik,bize yardım edebilirmisin?
Pınar’a şüpheli bir bakış attım.Çünkü oturduğumuz apartman yeniydi ve bütün sigortalar şalterliydi. Acaba bu işin ardında ne vardı?
-Valla bende pek anlamam bu işlerden Pınar ama yinede bir bakıyım.
Beraber aşağı indik.Evlerinin kapıları açıktı ve içerisi karanlıktı.Önden Pınar girdi. Ardından içeri girmiştim ki birden kapı kapandı.Bir anda zifir karanlıkta kalmıştım.Yönümü bulmaya çalışırken birden ışıklar yandı.Kapının önünde Burcu elinde bir kırbaçla,ayaklarında dizlerine kadar gelen sivri topuklu çizmeleriyle duruyordu.Arkama baktım Pınar elinde bir eşarpla duruyordu.İkisi de sert ve aşağılayıcı bakışlarla beni süzüyordu.
-Hey kızlar bu da neyin nesi,neler oluyor?
Pınar:
-Ne dersin Burcu?Kölemiz olayı daha idrak edememiş galiba.
Burcu:
-Şok geçiriyor sanırım.Biraz sonra ayaklarımızın altına girince kendine gelecektir.
Gerçektende şoktaydım ve hala bir şey anlamamıştım.
-Köle mi,ayaklarınızın altı mı,kızlar ne yapmaya çalışıyorsunuz siz?
Pınar:
-Anlamadıysan anlatayım Mahmut.Sen şu andan itibaren benim kölemsin ve biz ne dersek onu yapacaksın.
-Aman tanrım! Evin değil başka bir şeylerin sigortaları atmış galiba. Kızlar ne demek oluyor bütün bunlar,soğuk bir şaka mı bu?
-Hayır biz çok ciddiyiz,ayrıca kölelerin soru sormaya pek hakları yoktur.Sadece efendilerine itaat ederler.Senin efendin de benim.
-Bak sen,çok ciddiymiş.Benim sahibem misin şimdi?Kal orda küçük hanım,söyler misin beni buna kim mecbur edecek?
Burcu
-Hmm... Dilin de bayağı uzunmuş köle. Bu itaatsizliğinin cezası 20 kırbaçtır ama daha yenisin. O yüzden cezanı 10 kırbaca indiriyorum.
-Öylemi! Ben şimdi o kırbacı alır bir tarafına... Herneyse çalışmam gereken bir sürü dersim var,daha fazla saçmalık dinleyemem şimdi çekilin yolumdan.
Kapıya doğru yöneldim. Pınar:
-Bir dene istersen o kapıdan çıkmayı. Çıktığın anda avazım çıktığı kadar bağırır,konu komşuyu başımıza toplarım ve senin bize tecavüz etmeye kalkıştığını söylerim.
-Ne! Çıldırdın mı sen Pınar? Sakın bir delilik yapma.
-Emin ol yaparım bunu ama;uslu bir çocuk olursan hiçbir şey olmaz.
Pınar’ın gözlerinden ciddi olduğu anlaşılıyordu. Gerçektende dışarıya çıkıp avaz avaz bağırsa ve beni tecavüzle suçlasa... Sonrasını hiç düşünemiyordum. Anlaşılan dediklerini yapmaktan başka çare yoktu.
-Peki tamam siz kazandınız,ne isterseniz yapacağım.
-Güzel,akıllanmaya başladın demek. Şimdi yaklaş bana.
Pınar’a yaklaştım. Elindeki eşarbı boynuma tasma gibi bağladı ve ucundan asılarak beni salona götürdü. Arkamızdan Burcu içeriye girmişti. Pınar bir koltuğa oturdu ve eşarbı çekiştirdi.
-Hemen önümde diz çök ve ayaklarımı öp köle.
Önünde diz çökerek ayaklarını öpmeye başladım.Birden suratımda bir tekme patladı.
-Ne biçim öpmek bu,doğru dürüst öp ayağımı. Güzel,şimdi oldu.Ayaklarımın altını yala,yala dedim sana köle.
Üzülse miydim,sevinse miydim bilemiyordum.Çünkü Pınar’ın hep hayallerimde ve fantezilerimde yaşattığım ayakları artık yüzümdeydi.Gerçekten de harika ayakları vardı ve tatları da çok güzeldi.Ama bu şekilde aşağılanmak ve köle muamelesi görmek bana çok ters geliyordu.Pınar ayaklarının her santimetre karesini yalattı bana.Daha sonra ayaklarını yüzüme kapattı ve ökçelerini ağzıma bastırdı. Bu arada Burcu başımızda bir muhafız edasıyla duruyordu.Pınar:
-Tamam yeter köle. Şimdi sürünerek git ve terliklerimi getir. Ellerini kullanma sakın,ağzınla getireceksin,çabuk ol köle.
Bu köle lafından nefret ediyordum ama ellerinde esirdim artık. Sürünerek terlikleri getirdim.Sivri topuklu terliklerdi bunlar.Pınar’ın emriyle terlikleri ayağına ağzımla giydirdim.
-Şimdi gömleğini çıkar ve sırtüstü yere yat.
Dediğini yaptım.Kızlar üstüme çıkarak beni ezmeye başladılar. Topuklar vücuduma iğne gibi batıyordu.Ben feryat figan bağırıyordum.
-Ah durun canım yanıyor ne yapıyorsunuz siz durun.
Birden vücuduma Burcu’nun elindeki kırbaç şakladı
-Kes sesini köle,zaten acı çekesin diye yapıyoruz. Bundan sonra efendilerine daha saygılı olmayı öğreneceksin.
Biraz sonra üstümden indiler. Rahat bir nefes almıştım ama hala canım yanıyordu.Pınar kırbacı eline aldı.
-Çok susadık,buz dolabında kola var hemen onu getir.
Tam ayağa kalkmıştım ki birden sırtımda kırbaç şakladı. Pınar:
-Sana kim ayağa kalk dedi? Dizlerinin üzerinde yürüyerek getireceksin. Hadi çabuk ol.
Dizlerimin üzerinde yürüyerek mutfağa gittim,kola şişesiyle iki bardak alıp geldim ve kızlara servis yaptım.Pınar:
-Önümüzde sehpa gibi dur,ayak sehpamız olacaksın.Sakın kıpırdayayım deme.
Önlerinde ellerimin ve dizlerimin üzerinde durdum. Kızlar koltuğa uzanarak ayaklarını sırtıma koydular ve televizyonu açtılar. Kızlar kolalarını içene kadar o vaziyette bekledim. Pınar yüzüme aşağılayıcı bir şekilde baktı.
-Susadın mı,sende ister misin kola?
Evet manasında başımı salladım.Pınar kolayı ayaklarına döktü.
-İşte sana kola,hemen yala ayaklarımı orda bir damla kola kalmayacak.
Ayaklarını yalayarak tek damla kalmayana kadar temizledim.Pınar daha sonra Burcu’nun çizmelerine kola döktü ve bana onları da yalattırdı.Pınar:
-Şimdi Burcunun çizmelerini çıkar.
Çizmeleri elimle çıkardım.Ayağında ince siyah naylon çoraplar vardı. Burcu ayaklarını yüzüme kapattı. Doğrusu bu kadar iğrenç bir koku olamazdı. Çizmeler bütün gün Burcu’nun ayağındaydı herhalde.Kokunun etkisiyle öksürmeye başladım.Kızlar halime kahkahalarla gülüyordu.Burcu:
-Şimdi çoraplarımı çıkart,ellerini kullanmadan ağzınla çıkaracaksın.
Çoraplarını dişlerimle asılarak çıkardım. Çıkarıncaya kadar da burnumun direği kırılmıştı.ayakları ortaya çıkmıştı ama böyle şekli bozuk ve kötü kokan bir ayak daha yoktur herhalde.Burcu beni sırtüstü yere yatırarak ayaklarını yüzüme kapattı ve tabanlarını yalattı. Yaşadıklarım tam bir işkenceydi.Neden sonra Burcu ayaklarını yüzümden çekti.Pınar da eşarbı boynumdan çıkardı ve gözlerime bağladı.
-Şimdi bir oyun oynayacağız. Birimiz ayaklarını yüzüne kapatacak,eğer kimin ayağı olduğunu bilirsen serbest kalacaksın.
Beni yere yatırdılar ve birisi ayaklarını yüzüme kapattı.Doğrusu Burcu’nun mis gibi(!) ayaklarından sonra Pınar’ın ayaklarını tanımak çok kolay olmuştu benim için.Pınar gözlerimden eşarbı çözdü.
-Aferin köle ayaklarımı iyi tanımışsın. Serbestsin bu günlük,evine gidebilirsin ama biz çağırdığımız zaman geleceksin.
Ayağa kalktım ve gömleğimi giyerken:
-Hiç sanmıyorum Pınar,bu evin kapısından dahi gireceğimi hiç sanmıyorum.Hatta mümkünse daha az görüşelim.
-Görürüz bakalım Mahmut. Öyle tıpış tıpış gelirsin ki,hatta bize yalvarırsın.
-Vay be,hayal gücünüz ne kadar kuvvetliymiş böyle. Neden film senaristi olmadınız siz? Gerçi kendiniz başlı başına filmsiniz ya neyse.Yerinizde olsam kendime bu kadar güvenmezdim.
Böyle diyerek çıktım gittim,Bütün gece yaşadıklarımın muhasebesini yapıyordum. Bir türlü anlam veremiyordum. Pınar ilk tanıştığımızda böyle bir kız değildi. Ne kadar sempatik,cana yakın bir kızdı. Onu böyle mistress havalarına sokan neydi bir türlü anlayamıyordum.Benim için biraz da hayal kırıklığı olmuştu. Hoşlandığım bir kızın bana bunları yapmasını hazmedemiyordum.Sinirlerim bir hayli bozulmuştu.Ertesi gün yine aynı saatlerde evdeydim. Evde arkadaşlarım da vardı. Bir ara kapı çalındı,bir arkadaşım kapıya baktı. Daha sonra arkadaşım yanıma gelerek Pınar’ın beni görmek istediğini söyledi. Rahatsız olduğumu söyleyerek başımdan savmak istedim ama kız beni görmek için ısrar ediyormuş.Gidip baktım:
-Ne oldu Pınar,yine mi sigortalarınız attı?
Yok hayır,benimle aşağı gelir misin Mahmut? Sana bir şey göstermek istiyorum.
-Yoo... bu imkansız.Anlaşılan yine sadist duygularınız kabarmış.Boşuna uğraşma Pınar hanım,evinize bir daha girmeyeceğimi söylemiştim. Ne göstereceğin de hiç umurumda değil.
-Ama göstereceğim şey seninle ilgili.Hem merak etme bağırıp çağırmak gibi bir çılgınlık yapmayacağım,inan bana.
Bir süre tereddüt ettim ama Pınar ısrarlıydı ve beni almadan gideceğe benzemiyordu.
-Pekala geliyorum,ama bir saçmalık yapayım deme çok kötü döverim,ona göre.
Beraber aşağı indik.Eve girdiğimizde herhangi bir anormallik yoktu. Burcu da içerideydi. Hemen ne göstermek istediklerini sordum.Çünkü bu evde daha fazla durmak istemiyordum. Pınar bir video kamera çıkardı. Kamerayı televizyona bağladı ve video modunda çalıştırdı. Gördüklerim karşısında şok geçirdim. Kızlar dünkü yaptıklarımızı gizlice kameraya almışlardı. Hem de,baştan sona yapılan her şey çekilmişti. Pınar kameranın içinden kaseti çıkardı ve sinsice güldü.
-Evet,ne düşünüyorsun? Bir kamera ve kaset,içinde ise dolu dolu yaşanmış saatler.
-Yok hayır,bütün bunlar bir şaka olmalı,şaka yapıyorsun değil mi Pınar?
-Hayır şaka yapmıyorum,sana bize yalvaracaksın demiştim di mi?
-Lütfen kaseti bana ver Pınar bu hiç komik değil.
-Asıl komik olan sensin Mahmut,neden verecekmişim kaseti?
Kaseti başka bir odaya sakladı ve yanıma gelerek sertçe yüzüme baktı.
-Kaseti istiyorsan önce hak etmelisin.Şimdi istediklerimizi yapacaksın aksi halde kaseti herkese izletiriz.
-Lanet olsun,tamam yine siz kazandınız ama bu yaptığınıza şantaj derler. Söyleyin ne istiyorsunuz?
-Önümüzde diz çök ve yalvar.
Önlerinde diz çökerek yalvarmaya başladım. Bana ayaklarını işaret ettiler.Hemen ayaklarına kapanıp öptüm.Beni ayaklarıyla iterek yere yatırdılar ve tabanlarını yüzüme yapıştırdılar. Tabanlarını da yaladım ve tekrar yalvardım.
-Pınar,Burcu lütfen bu saçmalığa son verin artık. Her şeyi unutmaya hazırım,hatta bundan sonra sağdık köleniz olurum.Lütfen o kaseti bana verin.
Pınar:
-Sen zaten bizim kölemizsin Mahmut. Hem dur bakalım,daha yeni başladık.Git banyodan su getir ve ayaklarımızı yıka.
Hemen banyodan,leğenle biraz su getirdim ve kızların ayaklarını güzelce yıkadım. Pınar:
-Şimdi iç o suyu. İç dedim sana.
Sudan içebileceğim kadar içtim. Pınar ayaklarından çıkardığı çorapları getirdi. Beyaz renkli spor çoraplardı bunlar.İlk önce çorapları burnuma dayadı. Ciğerlerime öyle berbat bir koku yayıldı ki,sigara içmiş gibi öksürmeye başladım. Çoraplar en az 5 günlük vardı herhalde. Bir süre çoraplarını burnumda dolaştırdı,daha sonra onları ağzıma tıktı. Burcu da siyah naylon çoraplarını getirdi ve kafama geçirdi. O çoraplarda koku bakımından Pınar’ınkilerden hiç aşağı kalmıyordu. Beni o vaziyette 20 dakika beklettiler. Artık boğazım yanmaya başlamıştı. Neden sonra çorapları ağzımdan ve kafamdan çıkardılar.Pınar gömleğimi çıkartarak eşarbı yine boynuma bağladı ve beni yerde köpek duruşuna getirdi.Ardından eline kırbacı alarak sırtıma bindi.
-Şimdi beni salonun içinde gezdir,hadi çabuk ol.
Salonun içinde dolaşmaya başladık.Pınar’ın ağırlığından belim ağrımaya başlamıştı. Fakat biraz yavaşlasam Pınar “daha hızlı daha hızlı” diyerek kırbacı sırtıma vuruyor ve boynumdaki eşarbı çekiştiriyordu,boğulacak gibi oluyordum.Bu şekilde birkaç tur attık salonda. Daha sonra sırtıma Burcu bindi. Onunla da birkaç tur attık salonda. Artık gücüm tükenmiş ve belimin ağrısı dayanılmayacak bir hal almıştı.Neden sonra Burcu sırtımdan indi. Pınar beni ayaklarıyla iterek yere sırtüstü yatırdı ve üstüme çıktı ve üstümde sekmeye başladı. Her sekişinde canım çıkacak gibi oluyordu. Daha sonra Burcu da üstüme çıktı ve ikisi birden üstümde sekmeye başladılar. Artık sabrımın son damlalarını kullanıyordum. Pınar bir ara kırbacı tekrar savurdu. Kırbacın ucu yüzüme gelmiş ve canımı çok kötü yakmıştı. Benim için şalterlerimin tümünün attığı ve filmin koptuğu andı artık.Bütün gücümü toplayarak birden silkelendim.Kızların ikiside yere düştü.
-Bu kadar saçmalık yeter
Diye bağırarak ayağa kalktım. Kırbacı da elime geçirmiştim. Boynumdan eşarbı çıkararak Pınar’ın suratına,kırbacı da burcunun suratına fırlattım.Kızlar korkulu gözlerle bana bakıyorlardı.
-Yeter artık be,yaptıklarınızla çizmeyi de aştınız daha ötesini de. Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz siz ha,aklınız sıra beni aşağılayıp,küçük düşüreceğinizi mi sandınız?Sadist ruhlu şırfıntılar sizi.
Pınar korkulu bir sesle:
-Yani sen şimdi efendilerine karşı mı geliyorsun köle?
-Başlatma lan şimdi efendine kölene. Hadi durma,çık dışarı avazın çıktığı kadar bağır,bütün konu komşuyu başımıza topla. Hiç kimseden korkum yok. İstersen o kaseti herkese izlet,hatta televizyonlara falan ver. Kimseden utanacak değilim. Ulan dua edin ki kızlara vuracak kadar sadist birisi değilim,yoksa ikinizi de dayaktan gebertmiştim. Yalnız aklınız varsa,bundan sonra,sakın karşıma çıkmayın.
Hemen gömleğimi giydim ve kapıya yöneldim. Pınar arkamdan koşarak geliyordu.
-Dur bir dakika Mahmut. Böyle olsun istememiştik,bizi yanlış anladın.Bir dakika...
Bir küfür savurarak dışarı çıktım ve kapıyı çarparak gittim. Birkaç gün onlarla hiç görüşmedim. Dışarıda veya merdivenlerde karşılaştığımız zaman yüzlerine bile bakmadan geçip gidiyordum. Birkaç gün sonra evde yine yalnızdım. Ders çalışıyordum ama hala yaşadıklarımın etkisindeydim. Bu yüzden bir türlü konsantre olamıyordum. Bir ara kapı çaldı. İsteksizce gidip baktım,gelen Pınar’dı. Üzerinde diz boyunda etek ayaklarında terlikler vardı. Yüzüne öfkeyle baktım. O da mahzun gözlerle bana bakıyordu,sonra başını önüne eğdi. Sessizliği ilk ben bozdum:
-Ne var,ne istiyorsun yine mistress bozuntusu.
-Şey biraz konuşabilirmiyiz Mahmut?
-Hım bak sen! Dünkü emirler veren efendilik taslayan dominant teyze şimdi kuzu gibi olmuş. Bu da yeni numara olsa gerek. Kusura bakma Pınar hanım,bunca olup biten şeyden sonra konuşacak bir şey kaldığını sanmıyorum.
-Mahmut bana çok kızgınsın biliyorum. Yerden göğe kadar da haklısın ama yalvarırım bir dakika dinle beni.
Onun bu hali karşısında biraz yumuşamıştım. Kenara çekilerek içeri girmesini söyledim. Sessizce girip salona oturdu. Hakim karşısındaki suçlu gibiydi. Üzerindeki mahzunluk yüzünden okunuyordu,dokunsam ağlayacak gibiydi. Karşısına oturdum,sert tavırlarım aynen devam ediyordu.
-Evet,öt bakalım,seni dinliyorum.
-Şey,özür dilerim Mahmut. Gerçi bütün olanlardan sonra böyle kuru bir özür çok saçma biliyorum ama lütfen bağışla beni.
Çantasından bir video kaset çıkardı ve önündeki sehpaya koydu.
-Sana o kaseti getirmiştim. Emin ol bunu hiç kimseye izletmedim.
Alaycı bir tavırla güldüm.
-Hadi ya! Keşke herkese izletseydin hatta; bir iki televizyona verseydin. Kim bilir,belki bu sayede meşhur olurduk. İki sadist kızın ayakları altında ezilen ve onların işkencelerine maruz kalan erkek olarak Türkiye’nin gündemine girerdim belki.
Sesimi yükselterek:
-Bana bak Pınar,ne yapmaya çalışıyorsun bilmiyorum ama artık ne özrüne inanıyorum ne de bu masum hallerine. Şu yüzüme baksana; o gün vurduğun kırbaç ne hale getirdi. Ayrıca vücudumdaki diğer izler de hala geçmedi. Allah kahretsin,tanıştığımızda ne kadar iyi bir insandın. Sana inanmış ve güvenmiştim. Meğer ne kadar aptalmışım,lanet olsun. Daha fazla saçmalıklarını dinlemek istemiyorum. Şimdi çık git bu evden.
Pınar birden haykırdı.
Mahmut lütfen böyle yapma. İstiyorsan sana yaptıklarımın iki katını hatta beş katını sende bana yap. Fazlasıyla intikamını al benden ama ne olursun bana böyle düşman gibi davranma.
Sözlerini tamamlayamadan sesi büzüldü ve hıçkırıklara boğuldu. Ardından hüngür hüngür ağlamaya başladı.Onun bu hali içime dokunmuştu. Bilirdim ki gerçek bir mistress asla bir köle için ağlamazdı. Pınar’ın bu halinden ne kadar acı çektiği anlaşılıyordu. Bu gözyaşları asla sahte değildi. Elime bir mendil alarak yanına oturdum. Kolumu omuzlarına sardım. Göğsüme dayanarak ağlamaya devam etti. Uzun,ipek saçları yüzünü kapatmıştı. Saçlarını geriye aralayarak gözyaşlarını sildim.
-Ah Pınar,ah deli kız! Nedir şimdi bu halin? Seni hiç tanımasam yine numara yaptığına inanacağım ama yapmadığını biliyorum. İyi de kendi düşen ağlamaz derler,şimdi niye bu gözyaşları?
-Çok pişmanım Mahmut. Çok pişmanım,ne olur beni affet.
-Tamam,sakin ol. Bak,kızgın değilim,ağlama artık. Şimdi her şeyi bana en başından anlat. Neden yaptın bana bunları?
Gözyaşlarını sildi ve içini çekerek anlatmaya başladı:
-Bir arada olduğumuz zamanlar hep ayaklarımı incelemen dikkatimi çekmişti. Şüphelenmeye başlamıştım. O gün kapının önünde seni elinde ayakkabımla görünce senin fetişist olduğunu tahmin etmiştim. Fetişistlerin adını hep duymuşumdur ama onlar hakkında fazla bilgiye sahip değilim. Bunları okulda bir arkadaşıma anlatmıştım. O arkadaşım da senin mistress dediğin kadınlardandır,hatta;bir iki kölesi varmış. O da bana senin ayak fetişisti olduğunu ve fetişistlerin kölelik yapmaktan,acı çekmekten zevk aldığını söyledi. Bana bazı tavsiyelerde bulundu hatta kırbacı da bana o vermişti. Bende sana bu köle-efendi oyununu hazırladım. Çünkü hoşuna gideceğini zevk alacağını düşünmüştüm. Burcu’nun da bir suçu yok. Ona yardım etmesi için ben ısrar etmiştim.
-Peki neden bana kasetle falan şantaj yaptın?
-O tam bir saçmalıktı biliyorum. Aklımca seni hep elimde tutmak istemiştim.Yalnız inan bana,sana o emirleri verirken,acı çektirirken içim nasıl sızlıyordu.Ben asla o dominant kadınlardan değilim. Sadist ruhlu biriside değilim. Kesinlikle seni aşağılamak,küçük düşürmek gibi bir amacım yoktu. Bu oyunlarla senin dikkatini çekmek istemiştim. Amacım seni etkileyebilmekti. Çünkü...
-Evet çünkü?
Yine gözlerinden yaşlar gelmeye başlamıştı.
-Çünkü senden hoşlanıyorum Mahmut. Bunu, en başından beridir,sana belli etmeye çalıştım ama anlatamadım. Hoşlanmaktan da öte seni seviyorum.
Sözlerini bitirdikten sonra kısık kısık ağlamaya başladı. Ben büyük bir şok geçirmiştim. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Bir süre “ben ne yaptım” diye hayıflandım. Daha sonra Pınar’ın yanına oturdum ve kolumu omuzlarına dolayarak gözyaşlarını sildim. O da başını omzuma koymuştu. Sessizliği yine ben bozdum.
-Ah deli kız,ben ne diyeyim şimdi sana? İnanırmısın? Şimdi sana öyle davrandığım için ben pişman oldum.
Bir süre daha suskunluk geçirdik. Pınar da gözlerinde yaşlar kurumuş,mahzun,başı önünde bekliyordu. Ani bir kararla yere yattım ve Pınar’ın ayaklarının altına girdim. Pınar çok şaşırmıştı.
-Hey! Sen ne yapıyorsun?
-Hakkımda yanılmamıştın Pınar. Evet ben gerçekten de ayak fetişistiyim. Tahminin doğruydu ama uygulaman yanlıştı.[B]Her köle bir fetişisttir ama her fetişist bir köle değildir.[/B]Evet,kölelik yapmaktan,acı çekmekten zevk alanlar vardır ama ben onlardan değilim. Keşke bunları arkadaşınla değil de benimle konuşsaydın. Her neyse şimdi sana cezanı veriyorum: Bana ayaklarını sevdireceksin fakat;benim istediğim şekilde.
Pınar’ın yüzünü gülümsemeler almıştı. Hemen ayaklarına öpücükler kondurmaya başladım. Her bir parmağını ayrı ayrı öptüm ve yalamaya başladım.Dilim parmaklarının arasında dolaştı ve ayak bileklerine doğru gitmeye başladı. Ayaklarının her santimetrekaresini dilim dolaştı,özellikle ayak çukurunun, topuklarının ve tepeciklerinin üzerinde daha fazla dolaştı. Daha sonra ayaklarını yüzüme gözüme sürdüm. Ayak başparmağını ağzıma sokup sokup çıkardım. Birbirine orantılı o parmakları emmek ne doyumsuz bir zevkti. Pınar’a harika ayakları olduğunu söyledim. Pınar’ın mutluluğu yüzünden okunuyordu. Biraz önce o hüngür hüngür ağlayan kız gitmiş,yerine neşeyle gülümseyen bir kız gelmişti.Pınar’ı üstüme oturtarak ayaklarını yüzüme kapattım ve oksijen maskesinden hava çeker gibi kokusunu içime çektim. Bir süre öyle kaldım. Gözlerim tabanlarının pembeliğinden başka bir şey görmüyordu. Ayaklarını yüzümde dolaştırdım yine. Pınar’da ayak parmaklarıyla yüzüme masaj yapıyordu. Daha sonra Pınar koltuğa oturdu bende ayaklarının önünde uzandım. Başımı ayak tepeciklerine koyarak bir süre yattım.Daha sonra ayak başparmağını tekrar ağzıma aldım.Zevkli geçen 20-30 dakikadan sonra ayağa kalktım.
-Evet,şimdilik bu kadar yeter,cezanı çektin. Bana karşı hissettiklerine gelince...
Bir an için durakladım. Nedense heyecanlanmıştım birden.
-O hissettiklerin karşılıksız değil Pınar. Gerçekten samimi söylüyorum. Kalp kalbe karşıdır derler ya. Bende uzun zamandır sana karşı bir şeyler hissediyordum. İnan bana hiç aklımdan çıkmıyordun ama sana bir türlü söyleyemiyordum. Bir de bana o oyunları yapınca sana bir hayli kızmıştım. Benim için deyim yerindeyse hayal kırıklığı olmuştu. İnan bana o günden beridir bende acı çekiyordum ama şimdi her şey değişti. Gönlüm öyle rahatladı ki bilemezsin. Ben seni çoktan affettim ama sana da çok sert davrandım. Sende beni affet olur mu?
Pınar birden boynuma atıldı ve sıkıca sarıldı. İkimizde sarmaş dolaş olmuştuk ve Pınar beni öpücüklere boğuyordu. İkimizde çok mutluyduk. Pınar:
-Hadi gel bize gidelim. Burcu da seninle konuşmak istiyordu.
Yanıma gitarımı aldım ve beraber aşağı indik. Burcu bizi güler yüzle karşıladı. Ben “umarım gizli kamera falan yoktur”diyerek espri yaptım. Hepimiz gülüştük. Burcu:
-Çok özür dilerim Mahmut. Bende bu deli kızın aklına uydum. Seni tavlamak için böyle bir yol bulmuş,bana da illa sende yardım et diye diretti. Sende boşu boşuna ayaklarıma katlanmak zorunda kaldın. Biliyorum ayaklarım çok iğrençtir. Bazen kokusundan ben bile rahatsız olurum.
Ona gülümseyerek her şeyi unuttuğumu ve ayaklarının o kadarda iğrenç olmadığını söyledim. Ona ayaklarının daha bakımlı olması için bazı tavsiyelerde bulundum. Kızlar o akşam beni misafir ettiler. Güzel yemeklerle karnımı doyurdular. Ardından çay,pasta ve kurabiye yaptılar. İkisi de gönlümü almak için ellerinden geleni yapıyordu. Bende gitarımla onlara güzel şarkılar çaldım. Artık her şey tatlıya bağlanmıştı.
Şimdi Pınar ile mutlu bir beraberliğimiz var. Onun ayaklarıyla kölelik hariç her türlü fanteziyi yapıyoruz. Ama benim asıl aradığım iki şey vardı ki onları da Pınar’da fazlasıyla buldum. O da SEVGİ ve SAYGI.

Yazar: Crazy bird


Koç Cinsiyet:Bay At ÇevrimdışıCrazy_bird kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
Steve

Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 23
Kayıt: 10.09.2005
Mesajlar: 107

blank.gif
MesajTarih: Çar 12 Tem, 2006 03:18  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Çok iyi bi hikaye olmuş eline sağlık. Fetişizm Aşk ve duygusallıkla karıştığında daha güzel oluyor bence Smile


Balık Cinsiyet:Bay Bufalo ÇevrimdışıSteve kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini göster
Crazy_bird
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 30
Kayıt: 09.03.2005
Mesajlar: 110
Şehir: konya
turkey.gif
MesajTarih: Per 13 Tem, 2006 17:49  Mesaj konusu:  Efsane Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Evet arkadaşlar sizlere en son ve en uzun hikayemi gönderiyorum. Ancak bir hayli uzun olduğu için bölümler halinde göndereceğim umarım beğenirsiniz...

EFSANE
 
İşte bir yaz tatili daha bitti.Acıların sonu dertlerin başı.Okullar açıldı.Yine dersler,yine sınavlar zorlu maraton başlıyor yeniden.Şu geçirdiğim üç aylık tatilde neler yaptım diye düşünüyorum da;bir iki aşk macerası yaşamıştım ama bir türlü o güzel ayaklar altına girememiştim.Ne tuhaftı şu kız milleti.Normal bir cinsel ilişkiye evet ama ayaklarıyla temasta bulunmak istesek yok “manyak mısın sen,sapık mısın sen,böyle bir şeyden nasıl zevk alıyorsun,iğrençsin,vs vs.”Şimdi onlara derdimizi anlatmaya kalkmak ta ayrı bir dert.Çünkü anlamayacaklar ve ardından bir sürü sorun getirecek.En iyisi koyuver gitsin.İşte öyle böyle derken bir yaz tatilini daha bitirmiştik.Bu gün okulun ilk günüydü. Ders kayıtlarını bir hafta öncesi yapmıştım.Bu sene üniversite 2.sınıf olmuştum.Artık çömezlikten rütbeliye yükselmiştim.Kampüste ağır ağır yürüyordum ve etrafıma bakınıyordum.Hiçbir şey değişmemiş,her şey bıraktığım gibiydi sanki.Biraz sonra “Müzik öğretmenliği”bölümünün yani benim bölümün önündeydim.İlk işim kantine gitmek oldu.Kampüsteki en eğlenceli kantin bizimkisi olmalı.İçeride bağlaması,gitarı,udu,darbukası veya bendiri çalıp söyleyeni mi ararsınız,toplu halde çalıp söyleyenleri hatta dans edenleri mi ararsınız? Emin olun kampüsün hiçbir yerinde yoktur bu muhabbet.Ee nede olsa müzik öğretmenliği bölümünün kantiniydi.Kapıda içeri baktım,her zamanki gibi neşeliydi bizim kantin.İçeride bağlama ve gitar çalan birileri vardı.Az ileride sınıf arkadaşlarımdan bazılarını gördüm,hemen yanlarına gittim.Ee özlemiştik birbirimizi.Artık “tatil nasıl geçti,neler yaptın?”gibi klasik muhabbetlere başladık.Bu arada okulda yeni, simalar görmeye başlamıştım.Bunlar bu sene yeni gelmiş 1.sınıflar olmalıydı yani bizim çömezlerimiz olmalıydı.Bizim bölümün bir özelliği daha vardır.erkek sayısından çok kız vardır bizim bölümde.Yeni çömezlerimizin de çoğunluğu kızdı.Eh,artık hepsini şöyle alıcı gözüyle süzmeye başladım.Tabi en çok dikkat ettiğim yerleri ayaklarıydı.Çoğunun ayakları güzel ve bakımlıydı.Ama ne var ki havaların sıcak olmasına rağmen kapalı ayakkabı giyenler de vardı.Hatta bazıları işi iyice abartmış ve diz boyunda çizmeler giymişti.Bunlar herhalde Alaska’dan geliyorlardı.Bu şekilde etrafımı süzerken birden kantin kapısında onu gördüm.Bir anda dilim tutulmuştu.1.80 boylarında,mükemmel fiziğiyle,bembeyaz teniyle,nerdeyse beline uzanan başak sarısı saçlarıyla,zümrüt yeşili gözleriyle,mükemmel bir sarışın bomba.Üzerinde vücut hatların sergileyen mini etekli dekolte bir elbise.Gözlerim hemen ayaklarına kilitlendi.Bilekten bağlamalı bir sandalet içerisinde 40-41 numara büyüklüğünde oldukça düzgün şekilli,koyu renk ojeli tırnaklarıyla,birbirine orantılı parmaklarıyla,pembe tabanlarıyla ve incecik ayak bilekleriyle harika ayaklara sahipti.Bu arada güneşte hafif bronzlaşmış harika bacaklarını da söylemeden geçemeyeceğim.İşte böyle bir kız kapıdan içeri girmişti.Bende dahil kantinde herkesin ağzı bir karış açık kalmıştı.Şaşkın bakışlarımız arasında yanımızdan bir manken gibi süzülerek geçti.Peşinden de iki erkek geliyordu.Büfeden içecek bir şeyler alarak yakınımızdaki bir masaya oturdular.Kendi aralarında konuşuyorlar ve gülüşüyorlardı.Daha doğrusu erkekler sürekli bir şeyler anlatıyor ve abuk sabuk espriler yapıyorlardı.Anlaşılan kıza kapağı atmaya çalışıyorlardı.Çünkü bir insana ancak bu kadar yalakalık yapılabilirdi.Bende oturduğum yerden kızın ayaklarını süzüyordum.Bir ara göz göze geldik.Bana hafifçe gülümsedi.Ayaklarını dikizlediğimi anlamıştı sanırım.Ama bundan rahatsız olmuşa da benzemiyordu.Arkadaşlarla biraz daha sohbet ettikten sonra,ders programını almak ve birkaç hocayla görüşmek için yukarı çıktım.

Arkası yarın :)


Koç Cinsiyet:Bay At ÇevrimdışıCrazy_bird kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderMSNM
yygy
Acemi
Acemi


Yaş: 38
Kayıt: 17.08.2005
Mesajlar: 5

turkey.gif
MesajTarih: Cmt 15 Tem, 2006 16:17  Mesaj konusu:  Re: Benden hikayeler Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

süperlerrrr..


Yengeç Cinsiyet:Bay Köpek Çevrimdışıyygy kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Dexter
Royal Üye
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2413
Şehir: Pas encore
france.gif
MesajTarih: Pzr 16 Tem, 2006 04:08  Mesaj konusu: