Bugün sabahtan akşam 7'ye kadar kadıköyde beraberdik. Akşam kendisini eve bırakırken yolda biraz tartıştık. Kız arkadaşım, hatalı olduğunu ve beni yatıştırmak için birşeyler yapması gerektiğini biliyordu. Kapıya geldiğimizde beni içeri çağırdı. Müstakbel kayınvalidem ve babam evdelerdi. Fakat beni oğulları gibi severler; zaten yakında nişanımız olacak. Beraber yemek yedikten sonra kız arkadaşımın odasına geçtik ve yatağa oturduk. Normalde ayakları çok üşüyen bir insan olduğu için çoraplarını kolay kolay çıkartmayan kız arkadaşım, beni tahrik etmek için karşıma geçip çoraplarını çıkarttı ve imalı imalı bakmaya başladı. Koyu kırmızı ojeli ayaklarına bakmamak için kendimi zor tuttuğumu biliyor ve bu yüzden gülüyordu. Sonunda ayaklarını kucağıma uzattı. Eliyle ayak parmaklarının arasındaki kirleri gösterirken, dudaklarını öne doğru çıkartarak, "bunları kim temizleyecek şimdi?" diye sordu. Daha fazla direnemeyecektim. Bu hareketi bardağı taşıran son damla oldu. Hemen kucağımda duran 37 numara ayağı ellerimin arasına aldım. İlk işim parmak aralarını dilimle temizlemek oldu. Daha sonra ise ayağının altını yumuşatana dek boydan boya, defalarca yaladım ve topuğunu emdim. En güzeli de ayağını neredeyse topuk başlangıcına kadar komple ağzımın içine soktuğumda, kız arkadaşımın ağzımın içinde ayak parmaklarını oynatak küçük dilime dokunmasıydı. Bunu yaparken yüzündeki şaşkınlık ve mutluluk karşımı ifadeyi seyretmek harika bir duygu. Bu arada kız arkadaşımın sol ayağı çok gıdıklandığından yalnızca sağ ayağını yalayabildim






































































