 |
|
 |
|
 |
|
 |
| |
| Yazar |
Mesaj |
Dexter
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2393
Şehir: Pas encore

|
|
Sinema, Lumiere Kardeşler’in modern dünyaya hediyesi.. Tabii çağdaşları arasında farklı isimler farklı adlarla benzer işlevleri olan makineler tasarlamışlarsa da en çok tanınan onlar.. Tabii teknik açıdan, ve sanatsal bir konuda yazarken açıkçası o teknikle olan zorunlu bağı hep göz ardı etmek isterim.. Ya berbat bir sanatçı olurdu benden ya da yeni bir Dali, Guggenheim, Lynch, etc.. Evet, ben şu aykırı çocukları kendime idol edinen aykırı özentilerinden biriyim belki de ya da aykırının sözlükteki karşılığı.. Başka bir “Ya hep ya hiç” uzantısı daha işte..
Bir filmi hiç eğlenmek için seyredemedim, sanat eğlendirmez gibi mazoşist bir anlayışa sahibim.. Sanat ayrıca halk için de değildir, halk için yapılan sanat yaşamaz zaten, onunla birlikte tarihe gömülmeye mahkumdur.. Düşünmek ve düşünmeyi sevmek gibi aptalca alışkanlıklarım da yok değildir.. Misal, çok dağınık yazmaya başladığımı düşünüyorum şimdi de..
Hayatın her alanında zeka parıltıları görmek istediğim için sinemada da bön bön kendine baktırıp, ağlatan-zırlatan filmleri de oldum olası da sevememişimdir, ama güldürme konusunda bu tavrım yok, bilirim ki düşünebilen birini güldürmek en zor işlerden biridir.. Nefret listemin 1 numarasına Çağan Irmak işte bu yüzden oturdu, salya-sümük ağlatan, mükemmel ajitasyon filmi Babam ve Oğlum ile bu harikulade ödülü alıverdi işte.. Çoğunluğun hoşuna giden her ne varsa mutlaka sakatlığı olduğunu düşünürüm zaten..
Gelecek yazımda vereceğim favori listemde çok seyredilen filmler bulmak zorlaşacaktır sizin açınızdan tam da bu sebeple.. Daha önce çekilen hikayeleri, bol pazarlama sosu ve popüler isimlerle çekmek hiç de matah bir şey olmasa gerek.. “Existenz” filmini seyretmeden “Matrix” serisi çok matah gelebilir mesela, (www.imdb.com sitesinde Existenz filminin altındaki ilk yorumun da benle aynı fikirde olması beni sevindirdi açıkçası) Hıristiyanlık ikonları ile süslü, paranormalite klişelerinin havada uçuştuğu şu üçleme.. Keanu Reeves aka Official Super-Hero ile teenage yaşlarımın son aşkı Jude Law’u mukayese dahi etmem.. Tabii Hollywood onu da metamorfoza soktu, I love you no more, Jude..
Scene kavramı dışındaki planı görebilmek bahsedeceğim şey.. Ve evet burada ilk anlamı ile kullanılmıştır bu kelime.. Yönetmenin bize gösterdiği, kameranın çekebildiği yerin dışında filmi bütünleyen şey bu.. Pi filminde mesela Max Cohen’in yan dairesinde, Max’ın devrimsel çalışmalarını yaparken umarsızca kopan kıskançlık kavgası, bu değil midir aslında o sahneyi tamamlayan.. Ya da aynı filmde Sol’un yazılmış ama perdeye aktarılmamış geçmişi Max ile olan konuşmalarını tamamlayan şey değil midir?
Stay tuned for Dex- Top Movies and Dex- Shiny Directors .
|
|
|
|
_________________ http://dexphenomena.wordpress.com/
|
|
 |
       |
 |
GladnesS
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 05.10.2003
Mesajlar: 1377
Şehir: İstanbul

|
|
Güzel bir yazı Dexter...
Sana katıldığım bir çok şey var...en önemlisi...bencede...; "Sanat, sanat içindir" ...Halk için yapılanı... sanat ticaretidir...para kazanır....kazandırır...sonra söner...
galiba yazının özüde buydu?
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Şalamar 24
Royal Üye


Yaş: 71
Kayıt: 01.06.2007
Mesajlar: 3316
Şehir: BABİL

|
|
| güzel seyler yazmıs guzel konuya degınmıssın.. ben sınema yonuyle ılgılı bır yorum yapmak ıstıyorum..son zamanlarda cekılen yerel sınemaların sanat ve sanatcıyla ne kadar ozdeslestıgı tartısmaya acık bır konu...ama turk sınamasının son zamanlardakı buyuk cıkısıda yenılır yutulur cınsten degıl hanı...ulkesının kendı cektıgı fılımlerı en cok ızleyen ulke olarak ılk sıradayız...bu yuzden tebrık etmek lazım..ama bıraz daha kendımız olabılsek...cok ıyı yerlere gelebılecegımızden hıc suphem yoktur...
|
|
|
|
_________________ Seni hiç anlamadan şaşkın seyrettiler...
Olaganüstü renklerine bakıp..
Işıklı semalarda uçucu masumluğun
Sonsuz diyarlara kanat açıp süzülen...
UÇ YALNIZ UÇ ALACA TÜYLÜ KUŞ
(kelebek ömrü kadar sonsuz)...
|
|
 |
    |
 |
Dexter
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2393
Şehir: Pas encore

|
|
Gladness; güzel sözlerin için teşekkürler.. Ama aslında belirtmek stediğim ana başlıklardan biri idi söylediklerin.. Ancak sözlerin gayet düşüncemin paralelinde yer almakta..
Shalamar; Ben son zamanlarda Türk sinemasının kalite yönünden değil de kantite ( quantity) yönünden geliştiğini düşünüyorum.. Yoksa Türk-Alman - Japon vs. önemli değil, yeter ki insanlar kaliteli film seyretme alışkanlığı edinsin..
Kendimiz olurken de dünyayı anlamayı ıskalamamamız lazım.. Fatih Akin ne kadar ''biz'' ne kadar ''Alaman'' ama kimse adamın yaptığı işlere birşey söyleyemez.. Çünkü adam Türk-Alamancı-Alman kültür çatışması üzerinden ajitasyon yapmıyor, çatır çatır insana dair filmler çekiyor.. O yüzden o büyük yönetmen..
|
|
|
|
_________________ http://dexphenomena.wordpress.com/
|
|
 |
       |
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
| |
|
Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti gönderemezsiniz Bu forumdan eklenti indiremezsiniz
|
|
|
 |
|
 |
Tüm saatler GMT +2 Saat
|
|
|