 |
|
 |
| |
| Yazar |
Mesaj |
hayaletkopek
Acemi


Yaş: 35
Kayıt: 06.09.2006
Mesajlar: 12
Şehir: gwynerynn

|
|
fetisizmin genelde çocukluktan kalma bir güdü oldugunu söylerler. masa altinda saklanan, ayaklarda sallanarak uyutulan, kendisinden bir kaç yas büyük ablasindan ufak tefek cezalar alan çocuklarin harci gibi gözükse de fetisizm, insan beyninin nasil uyarilip, ilerleyen yaslara sirayet eden karmasik duygular yarattigini biliyoruz artik. bazen yasanilan olaylar bilinçaltinin gizemli derinliklerine gizlenip, yillar sonra tetiklendikleri yerde ortaya çikar, bazen o kadar görünürde yasanir ki bu olaylar, kisi her daim içinde tasidigi bir itkiyle bu duygularinin üzerine gider. aynen biraz sonra okuyacaginiz satirlarin sahibinde oldugu gibi.
"fetisizmimin nerelere kadar uzandiginin farkinda degilim açikcasi. ama gidebildigim, hatirlayabildigim en eski anilardan bir tanesi olarak bir uçak yolculugu hepsinden ayriliyor. genelde insanlar 1-2 yaslarina dair pek bir sey hatirlamazlar. ama benim anilarim arasinda o kadar önemi var ki o uçak yolculugunun asla unutamiyorum. yillar sonra bile hala gerçekten oldu mu, yoksa benim sapkin hayalgücümün bir ürünü olarak seneler içinde mi sekillendi pek emin degilim aslinda. ama hatirlayabildigim kadariyla olaylarin gelisim süreci su sekilde...
ailelerin devlet kademesinde memur olarak aldigi rolden dolayi, ebeveynlerin su veya bu kadar zaman sonra, atamalar ve tayinlerle yer degistirmesi çok*** görünen seylerden birisidir. tüm aile toplanir, önden büyükler gider, yeni ortamda, yeni sehirde, artik neredeyse düzeni kurmaya baslar, ardindan ailenin geri kalanini yanina getirtir.
benim ailem de bu gruba mensup. belirli bir kademeye gelip, büyüksehirlerden birisinde göreve baslayana kadar su sehir benim, bu ilçe senin dolasmislardir. hikayem seneler önce, 70li yillarin basinda geçiyor. dönem özgürlük çagi, dünyayi sarsan devrimler, o devrimlere karsi yapilan ihtilaller, ekonomik kaos, ask, özgürlük, kova çagi falan diyorlar ya, iste tam o zamanlar. bir ailenin arkada kalan çekirdek grubu olarak, yani anne, çocuklar ve yakin akrabalardan bir iki tanesi daha, uçakla bir sehirden öbürüne dogru yola çikiyoruz.
1 yasinda, yeni yeni ayakta durmaya baslamis, hafif dengesini yitirerek yürüyen, gördügü, karsilastigi seylere önce parlakligi, sekli, semali yüzünden ilgi gösteren ve tanimaya çalisan bir bebek düsünün. iste bu bebegin ailece bindigi uçakta bir an koltuktan kaydigini, yere indigini, ayaklarin dibinde bir an oyalandigini, uyuyan annesini, ablasini vs. uyandirmadan yüksek koltuklarin altindan emekleyerek uçagin içnde bir kesif gezisine çiktigini hayal edin. belki görünmez yaratiklardan kaçis, belki 10bin metre yükseklikte, saatte 900km hizla giden bir uçagin tersi istikamette sürüklenmektir bu. ama bebek bir kere yola koyulmustur. o andan itibaren önemli olan tek sey, onun için olmayan bir hedefe dogru; irilesmis gözler, hafif sulanmis agiz ve kisa, kesik gülücüklerle, sasmaz bir kararlilikla ilerlemektir. giderek artan bir ivmeyle daha hizli emekleyen, birbiri ardina koltuklari ve diger uyuklayan yolculari geçen bebek birden kendisine bir çift devasa sütun gibi gelen bir seyle karsilasir. daha dogrusu gidip dogrudan o hizla ona çarpar diyelim. çarptigi sey bir kadinin ayaklarindaki çizmelerdir.
bir bebegin karsilastigi objelerle tanisma anini görmüssünüzdür illaki. içgüdüsel olarak dokunur, agzina götürür, koklar, yalar. bu bebek, yani ben de ayni seyleri yapmisimdir emin olun. kimbilir nelerden kaçarken çarptigi ve dikkatini uzun yillar boyu bu fetis nesnelere çekecek olan çizmelere önce mini mini elleriyle dokunmus, sonra onlara yüzünü yaslamis, dilini çikartip güzelce de bir yalamistir üstelik. sonra çizmelerin sahibi farketmistir durumu, yüzünde tatli bir gülümsemeyle öne dogru egilip, çizmelerine yapismis, onlara gereken ilgiyi gösteren bu küçük adami kaldirip kucagina oturtmustur.
bir bebek olarak çok fazla samata yaptigimi söyler büyüklerim. aksi, huysuz, gülücükler dagitan ama çok çabuk sikilan bir bebekmisim. lakin o gün garip bir seyler oldugunun farkina vardim bir sekilde. o kocaman eller beni kucaklayip dizlerinin üzerine aldiginda hiç sesimi çikarmamisim. dokundugum her seyin deri olmasindan mi kaynaklaniyor bu bilemiyorum. yani çizmelerden yukariya çiktigimda küçük bedenimin oturtuldugu kucagin deri bir etekle sarmalanmasi olabilir. ya da beni yavru bir köpek gibi kucaklayan elleri saran deri eldivenlerdir kimbilir. ama bir anlik itirazimin (bebek itirazlari iste.. derin soluk alir gibi agzin açilip kisa bir duraklamadan sonra ortaligi velveleye verecek kaotik çigliktan az önceki itiraz ani) pembe dudaklarima degen parmaklar, ve sonrasinda o parmaklarin emmem için agzima sokulmasi sesimi solugumu kesmis. sevgiyle ve garip bir açlikla sicak ve deri kokan bir gögüse bastirilisimla beraber içimi kaplayan sicaklik var bir de. yeni, sicak, hos kokulu, deri bir kozayla sarmalanmis, agzinda eldivenli parmaklar, bir bebek daha ne ister ki? sahibesini bulmus yavru bir köpek gibi huzur içinde o ölene kadar devam edecek bir yolculuga baslamistir artik.
bebek, uzun boylu, deri kiyafetli hanim tarafindan ailesine teslim edilir uçus biterken, ama bebegin bir parçasi onda kalmistir. yillar boyunca, büyüyüp esek kadar bir adam olsa da hala o sicak kucagi, garip tatli çizmeleri ve eldivenleri arayacak olan, o derilerle sarmalanmis gögüse bastirildiginda tüm hücrelerine isleyen o deri kokusunu yeniden duymak isteyen tutsak ruhudur o kadinda kalan."
|
|
|
|
_________________ üzerine konusulamayan konusunda susmak lazim
http://hayaletkopek.blogspot.com
D/s üzerine hikayeler, yazilar, hayalet düsünceler...
|
|
 |
     |
 |
yankeee
Acemi


Yaş: 24
Kayıt: 03.09.2006
Mesajlar: 34
Şehir: ankara

|
|
 |
      |
 |
tozer
Usta Yazar


Yaş: 35
Kayıt: 26.10.2002
Mesajlar: 721
Şehir: Ankara

|
|
| evet gerçekten çok güzel bir yazı hem de bir çok ortak paydamız var yazılarının devamını bekliyorum
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
Dexter
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2393
Şehir: Pas encore

|
|
Gerçekten hoş anlatmışsın bu hatıranı..Ama sanırım olmuş değil de olmuş olması muhtemel bir olayın hikayesi bu hayaletkopek.. Yanılıyor muyum acaba?
|
|
|
|
_________________ http://dexphenomena.wordpress.com/
|
|
 |
       |
 |
hayaletkopek
Acemi


Yaş: 35
Kayıt: 06.09.2006
Mesajlar: 12
Şehir: gwynerynn

|
|
hikaye kurgudur. acikcasi en kolay yazin sekli olan 1. tekil sahsin agzindan hikaye anlatmayi seviyorum... boyle bir olayin olmus olmasinin olasiligi bile heyecanlandirir sahsen. güzel olurdu ve de... ama yazarken pek bir eglendigimi, adeta o ani yasadigimi soyleyebilirim.
ilerleyen günlerde yeni hikayelerde görüsmek üzere.
|
|
|
|
_________________ üzerine konusulamayan konusunda susmak lazim
http://hayaletkopek.blogspot.com
D/s üzerine hikayeler, yazilar, hayalet düsünceler...
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Usta Yazar


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 603
Şehir: in

|
|
yofff hayalet eline saglık desem
kurguna kurban senin
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
cizmesever
Acemi


Yaş: 30
Kayıt: 18.07.2006
Mesajlar: 18
Şehir: izmir

|
|
çok edebi bir yazı olmuş eline sağlık yazdıklarını okurken o anı yasamış gibi oldum aktif gay bir arkadasıma da okudum oda dinledi çok beğendi napalım hepimizin tarzı ayrı ayrı eskiden bu yonumden dolayı sıkılırdım fakat şimdi memnunum fatişizm bir ayrıcalık . kadının kucağına alması deri çizmelere çarpma anı çok güzeldi orada kadının güçlü ve koruyucu olması çok etkileyiciydi tekrar sağol .
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
delpiero000

Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 27.04.2007
Mesajlar: 1408

|
|
 |
    |
 |
|
|
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
| |
|
Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti gönderemezsiniz Bu forumdan eklenti indiremezsiniz
|
|
|
 |
|
 |
Tüm saatler GMT +2 Saat
|