| Yazar |
Mesaj |
kolerussian
Acemi


Yaş: 30
Kayıt: 10.02.2008
Mesajlar: 6
Şehir: ekaterinburg

|
|
selam arkadaşlar
kaç gündür sizlere yazabilmek için efendilerime yalvarıyorum.nihayet bu gün izin alabildim.
isimleri алена(okunuşu alöna),юуля(yulya) ve катя(katya) idi efendilerimin.hepsi yazdığım gibi 17 yaşındaydı(şu anki efendilerim de 17 yaşında.onlardan da daha sonra bahsedeceğim.)
alöna ilk tanıştığım ve diğer iki arkadaşıyla efendim olmayı kabul eden baş sahibem.baş sahibem dememin asıl sebebi içlerinde en baskın karakterli olması ve diğer iki sahibeme de liderlik etmesi.evde hiyerarşi alena,yulya ve katya ve ben köleleri olarak sıralanıyordu.
ilk olarak gerçekten baskın karakterli bir kızın kölesi olmanın önemi üzerinde durmak istiyorum.aranızda gerçekten uzun süre 7/24 kölelik yapmış arkadaşlar varsa aslında köle olmanın ne kadar zor bişey olduğunu bilirler.zaten baskın karakteli değilse efendiniz inanın köleliğiniz uzun süremez.çünkü bir yerde artık yorulup bıkabiliyorsunuz.içinizde olur mu hiç öyle şey diyenler olabilir ama öyle.ve yorulduğunuz zaman tepki gösterebiliyorsunuz.işte bu tepkiyi gösterdiğiniz zaman size haddinizi ve yerinizi bildirecek kadar güçlü bir efendiniz yoksa zaten artık kendinizi köle olarak hissedemiyorsunuz ve çözülme başlıyor.çünkü herşey sizin kendinizi köle olarak hissedip zevk almanıza bağlı.size bir olay anlatacağım.bir gün işte gerçekten çok zor bir gün geçirdim.hem moralman hem de fizik olarak çok yorulmuş ve kötü hissediyordum.mesai saati bitti ve şirketin arabasıyla eve bıraktılar beni.bi yandan da kara kara düşünüyordum çünkü benim asıl mesaim daha yeni başlıyordu.3 tane isterik kıza,yatmama izin verecekleri ana kadar daha saatlerce hizmet edecektim.bu gecenin 3 üde olabilirdi.eve girdim ve herzamanki gibi tek tek efendilerimin ayaklarını öptüm.ben her eve gelişimde bunu yapardım ama bu onlar için bi anlam ifade etmiyordu.yüzüme bile bakmazlardı.sadece emrederken bazen göz teması kurarlardı.alöna ve katya tv izliyor.yulya iç odada ders çalışıyor du.ve alöna her zamanki gibi ilk emri verdi.daha yemek yememişlerdi ve hazırlamam için beni bekliyorlardı(nadiren de olsa ben eve gelmeden yerlerdi bazen).her akşam önce beni markete gönderir,alışveriş yaptırırlardı.siparişlerini yazdırdılar.3 efendime de ayr ayrı ne emrettiklerini sorar ve yazardım.markete gittim,siparişleri aldım.hava -22 dereceydi ve rüzgar vardı.o yorgunluğun üstüne nasıl gittiğini düşünün.eve geldim.aldıklarımı tek tek gösterdim.bu efendim alöna nın bi alışkanlığıydı.mutlaka neler aldığımı kapıdan girer girmez göstermemi isterdi.sadece bu değil aslında alöna herşeyden mutlaka haberdar olmak isterdi.ona bilgi vermeden adımımı bile atamazdım.evde emir dışı bir hareketim farkedilse hemen alöna ne yaptığımı sorardı.her hareketimi açıklamak zorundaydım.bu arada şunu hemen açıklayayımki bu tablo onlar benim efendim olmayı kabul eder etmez olmadı.bu durum 2 aylık bir süreden sonra bu hale geldi.ve ben durumun bu hale gelmesi yani beni tam anlamıyla köleleri olarak görmeleri ve her türlü hesabı rahatlıkla sorabilmeleri için onlara tam anlamıyla boyun eğdim ve her denileni büyük bir saygı ile yaptım.yani anlayacağınız ilk zamanlar durum tam bir köle efendi ilişkisinden ziyade çok düzeyli bir hanım uşak ilişkisiydi ve hatta ilk zamanlar benim fikrimi bile soruyorlardı.çünkü ilk defa böyle bir durumla karşılaiıyorlardı.benim evimde benim paramla yaşıyorlardı.bu tabiki benim sınırlarımı bilmeyen bu insanlar için temkinli yaklaşılması gereken bir durumdu.ama artık ne olursa olsun onlara karşı gelmyeceğimi anlamışlardı.o güne kadar da gelmemiştim.konuyu dağıtmadan devam edeyim.o yorgunlukla yemklerini hazırladım.yemek yapmak benim için tam bir işkencedir.çünkü hem beceremem hem sevmem hem de bana inanılmaz ağır gelir.yemeği yaptım ve efendilerime yemeğin hazır olduğunu ve servise başlamamı isteyip istemediklerini sordum tek tek.yulya hala içerde ders çalışıyordu.hepsi de yemeği getirmemi söyledi.servise başladım.alöna ve katya salonda ayaklarını uzatmış tv izlerken ben her zaman yemek yedikleri büyük sehpayı onlara doğru yaklaştırdım.bu arada alöna ile tv arasına girip onun izlediği filmden bir sahne kaçırmasına sebep olunca o akşamki ilk fırçamı yedim.alena sinirlendiği zaman gerçekten kırıcı olur ve demediğini bırakmaz.be hemen yere kapanarak afdiledim.servise devam etmemi söyledi.hemen servise devam edip bütün tabakları masaya getirdim.yulyanın yemeğini de iç odaya götürdüm.işten geldiğimden beri daha henüz oturmamıştım.yemek hazır olmadan dinlenmeme izin verilmeyeceğini de biliyordum.akşamın ikinci fırçasını sofraya peçete getirmeyi unutarak yine alöna dan yedim.zaten fırçaların % 80 enini hep alöna atardı bana.katya acımasız bir kızdı ama pek fırça atmazdı.acımasızdı çünkü içinde bulunduğum durumu hiç gözönünde bulundurmadan istediği şeyi hemen yerine getirmemi isterdi.alöna da öyleydi.bu iki efendim gerçekten son derece bencil ve menfaatçiydi.her isteklerini kayıtsız şartsız yerine getiren bir köle bulmuşken tam anlamıyla sömürüyorlardı ve olması gereken de buydu.kölesine acıyan bir efendi ben de istemezdim zaten.
internet sürem doluyor o yüzden biraz daha kısa keserek yazacağım kalan kısmı.
servisi tamamlayınca efendilerimden uzanmak için izin istedim.verdiler.odama uzanmaya gittim.tam uzanmıştım ki katya раб(rab) diye bağırdı.rab rusçada köle demektir.hemen kalkarak elpençe divan bir şekilde efendimin huzuruna gittim.hemen markete giderek raffaella adlı çukulatadan almamı emretti.bunun bana o yorgunlukla naıl zor geldiğini anlatamam.ama boyun eğmekten başka çare yoktu.hemen giyindim ve efendilerime tekrar tek tek başka istedikleri bişey olup olmadığını sordum.hayır dediler.ve çıktım.o soğukta 1 km uzaklıktaki markete gittim.markette o çukulata yoktu.efendimi aradım.durumu açıkladım.yerine başka bir çukulata alıp alamayacağımı sordum.hayır dedi.illa o çukulatadan olacaktı.mecburen daha uzaktaki markete gittim.çukulatayı ordan alıp eve geldim.efendimin önünde diz çökerek saygı içersinde çukulatayı uzattım.yüzüme bile bakmadan açıp vermemi istedi.açtım ve uzattım çukulatayı.bu seferde çukulatayı benim yedirmemi emretti.tek tek alıp ağzına atıyordum.katya böyle küçük işkence oyunları yapmayı severdi.yaklaşık 10 dk ayakta bu durum devam etti ve alöna sofrayı toplamamı ve çay yapmamı emretti.alöna devreye girince katya isteklerinde diretemezdi.alönanın hepsi üzerinde etkisi vardı.denileni yaptım.artık dizlerimde derman kalmamıştı.efendilerim çaylarını yudumlarken ben gene dinlenme vaktinin geldiğini düşünerek izin istedin ve odama yöneldim.yatağıma uzandıktan kısa bir süre sonra uyku ile uyanıklık arasında gene o kelimeyi işittim ve artık ölmek üzereydim.ses alönanın sesiydi ve "раб,иди сюда" yani köle buraya gel diyordu.kalkıp efendimin huzuruna gittim.tekrar dışarı gitmemi emredeceğini düşünmüyordum ki bana git ve telefonuma para yükle(rusyada telefonlara sokaklardaki makinelerden kontör yüklenebiliyor)dedi.artık dayanacak gücüm kalmamıştı.efendime biraz dinlendikten sonra gidip gidemeyeceğimi sordum son bir ümitle ancak o erkek arkadaşına mesaj atacağını ve kontörün kalmadığını söyledi.ben benim telefonumdan atabileceğini söyledim ki genelde zaten benim telefonumu kullanırlardı.ama hayır dedi.bu yeni tanıştığı erkek arkadaşıydı ve ona başka bir telefondan mesaj atmak istemiyordu.bu diyalog sırasında alöna ,emrini hemen yerine getirmediğim için sertleşmeye başlamıştı.ben artık dizlerimde adım atacak güç kalmadığını söyleyerek ayaklarına kapandım.nerdeyse ağlayacaktım artık.o ise çoktan bağırmaya başlamıştı.sen köle misin yoksa başka bir şey mi diye bağırıyordu.artık benim de yorgunluğun etkisiyle sabrım taşmıştı.alöna ya ismiyle hitap ederek yeter gitmiyorum dedim.bi sessizlik oldu.kimse bunu beklemiyordu.alöna şaşkındı.öylece bana bakıyordu.tereddüt içindeydi.ne yapacağını düşünüyordu.ben de açıkçası vereceği tepkiyi merak ediyordum.ama yorgunluktan ve halden anlamayan bu kızların bitmek tükenmek bilmeyen istekleri gerçekten o an kafamın tasını attırmıştı.suratıma öyle bir tokat attı ki neye uğradığımı şaşırdım.ben de bu kadarını beklemiyordum.daha önceleri bana çok şiddetli sayılmayacak şekilde bir kaç defa vurmuştu.ama böyle bir tokat ilk defa geliyordu.tokatın etkisiyle kölelik duygularım ve hormonlarım devreye girdi sanırım :)ve kendimi tam anlamıyla köle olarak hissettim.çok güzel bir duyguydu.o sırada yulya da gelmişti.ben bu 3 kızın önünde diz çökmüş bir vaziyette suratımda beş parmağın iziyle oldukça aşağılanmış hissediyordum.hemen kendime gelip efendimin ayaklarına kapandım ve beni affetmesi için yalvarmaya başladım.beni gerçekten affetmesini ve alönanın ayakları ve emri altında köleliğimin sonsuzadek sürmesini yürekten diliyordum.alöna hemen verdiği emri yerine getirmemi sert bir ses tonuyla söyler söylemez ben ışık hızıyla kendimi kapıya atmıştım bile.
demek istediğim şu;eğer orda alöna yerine örneğin yulya olsaydı belki de yalvarışlarıma acıyarak beni göndermeyecekti ve ben de insan psikolojisi tabii üzerimdeki disiplini kaybedecekti.veya alöna yerine katya olsaydı(katya karakteri çok güçlü bir kız değildir)benim emri reddetmem durumunda o tokadı atamayacaktı ve geri adım atacaktı.ben de artık kendimi bir daha onun önünde köle gibi hissedemeyecektim.işte böyle kopma noktalarında efendinin çelik gibi yumruğunu kölenin kafasına indirebilmesi gerekiyor.bu her kızın harcı değil.hatta çok çok az kız bunu yapabilir.zaten bizim sahibe sıkıntısı çekmemizdeki en büyük sebep de bu değil mi,arkadaşlar?daha sonraki yazılarımda efendilerimi size daha yakından tanıtıp bana nasıl eziyetler ettiklerinden bahsedeceğim.kendinize iyi bakın...
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
Freudyen
Tecrübeli


Yaş: 27
Kayıt: 18.08.2007
Mesajlar: 146
Şehir: İstanbul

|
|
mesajın başlığından anladığım kadarıyla izin aldıktan sonra siz başlığı yazarken efendiniz vazgeçmiş ve ensenize bir tokat gelmiş, yarıda kalmış başlık
hep türkiye'de rus kızlarını köle yapıp alıkoyarlar bu açıdan ilginç bir intikam almışlar rus halkı adına
o değil de ben de bu şekilde bir köle istiyorum ya kadın ama, böyle kendi isteyecek köle olmayı, her işi yapacak her isteğime cevap verecek falan.
bunlar latife tabi, size iyi eğlenceler ve mutluluklar diliyorum.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Bomonti
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1623

|
|
Çok güzel anılar gerçekten.. Bunlar tatlı yorgunluklar olsa gerek devamını bekliyoruz
|
|
|
|
_________________ How can i be lost?
If I've got nowhere to go?
|
|
 |
    |
 |
halayık-m
Tecrübeli


Yaş: 36
Kayıt: 26.03.2005
Mesajlar: 60

|
|
| muhteşem dostum merekla bekliyeceğiz
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
gönülcanpo
Tecrübeli


Yaş: 24
Kayıt: 14.12.2005
Mesajlar: 133

|
|
| arkadaş sen kendini kullandırıyosun anlaşılan fazla kendini kaptırma bence sana tavsiyem bu olsa gerek.bu rusların kide ii iş walla hem para al hemde emirlerini yağdır azarlaaan dünyanın en rahat işi bu olsa gerek.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
slach
Usta Yazar


Yaş: 21
Kayıt: 14.12.2003
Mesajlar: 489
Şehir: İZMİR/BUCA

|
|
| ama güzel devamını bekleriz
|
|
|
|
_________________ KALEMLERİMİN UCU ZEHİRLİ İĞNE SAYFAM İSTERİK,YAZSAN DOYMAZ GÖNÜLDENDİR ŞİKAYET,ATEŞ KESİLSE CESET YERDEN KALKMAZ
|
|
 |
    |
 |
sekerpare
Usta Yazar


Yaş: 37
Kayıt: 18.07.2007
Mesajlar: 529

|
|
| Gercek koleligin ne denli zor oldugunu gosterme acisindan cok guzel bir hikaye. Ben koleyim diyen herkese ders olsun. Bircogumuzun sub fantazilerinin olmasi bizi gercekten kole yapmiyor. Ben denedim yapamadim. Simdi ne oldugumu gayet iyi biliyorum.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
queenofspades
Misafir

|
|
| |
|
 |
çılgın
Royal Üye


Yaş: 99
Kayıt: 26.02.2007
Mesajlar: 2555
Şehir: istanbul / Beşiktaş

|
|
 |
    |
 |
slaveteen
Usta Yazar


Yaş: 20
Kayıt: 18.08.2007
Mesajlar: 417
Şehir: Samsun

|
|
 |
     |
 |
Coolpowers
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 13.04.2003
Mesajlar: 5484
Şehir: Paris..

|
|
 |
      |
 |
|
|