| Yazar |
Mesaj |
_CrossedLegs_
Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 23.05.2004
Mesajlar: 1343
Şehir: Istanbul/Bakırköy

|
|
Ergenlik çağında bile, Glatman sapık cinsel eğilimler gösteriyordu. En sevdiği mastürbasyon yöntemi, kendi kendini boğmaktı, boynuna geçirdiği tavan arasındaki kirişlere asılı bir ipin ucunda sallanırken, büyüyünce bu tuhaf huylarından vazgeçeceğini söylemişti. Ancak olgunlaştıkça, bağlama, sadizm ve boğulma fantezilerini birer saplantı haline getirmişti. Hatta bir keresinde asılırken tam orgazm olduğu sırada kontrolünü kaybedip ev arkadaşı tarafından kurtarılmıştı. 29 yaşındayken de sapık hayallerini gerçekleştirmeye koyuldu. Bir profesyonel fotoğrafçı pozu takınarak, kendilerine bir kariyer edinmeye çalışan bir dizi genç modeli 1950'lerde çok moda olan ucuz dedektif dergilerinin kapaklarına resimlerini bastıracağını söyleyerek kandırdı. Bu kapaklarda genellikle bağlanmış ve çaresiz durumda genç kadınlar olduğundan, modeller Glatman'ın kendilerini bağlayıp ağızlarını tıkamasına ses çıkarmadılar. Ayrıca görünüşünden de korkmamışlardı; Glatman biraz tuhaf ama zararsız bir adama benziyordu.
Kadınları bir kez hakimiyeti altına aldı mı onları soyup fotoğraflarını çekiyor, tabanca tehdidiyle tecavüz ediyor ve içinde bulundukları durumun korkunçluğunu kavradıklarında da yüzlerindeki dehşet dolu ifadeleri tekrar fotoğraflıyordu. En sonunda da onları bir iple boğarak cesetlerini çöle atıyordu.
Glatman bu şekilde toplam 3 genç kadını öldürdü. Dördüncü bir fotoğraf çekimi ayarladı, ama bu seferki kurbanla başa çıkamadı. Glatman arabasında ona silah çekince, kız üzerine atladı, silahını elinden aldı ve polis gelinceye dek namluyu ondan ayırmadı.
Glatman gözaltındayken her şeyi tüm ayrıntılarıyla itiraf etti. 1958 Kasımında üç gün süren bir duruşmadan sonra verilen idam cezasını çok filozofça bir tavırla karşıladı. "Böylesi daha iyi." Bu yoruma çok az insan karşı çıkardı.
|
|
|
|
_________________ Sanki ben ben değilmişim,
Hayallerimmiş yaşayan
Seyrederken umutsuzca gözyaşlarımla..
|
|
 |
    |
 |
Ddmale
Royal Üye


Yaş: 35
Kayıt: 15.10.2005
Mesajlar: 1111
Şehir: From Paradise

|
|
|
_________________ BDSM beyinde başlayıp,ruhta şekillenen ve bedende hayat bulan bir zevk ve disiplin olgusudur
Özel İmza:Usta kurgular,zeki oyunlar,güven ,saygı işte sınırsız fetişizmi yaşamanın anahtarı.
|
|
 |
    |
 |
_CrossedLegs_
Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 23.05.2004
Mesajlar: 1343
Şehir: Istanbul/Bakırköy

|
|
| Bu arada bu hikayesini crime library'den aldığım gerçek bi seri katildir... Kendi hayal ürünüm değildir belirtym...
|
|
|
|
_________________ Sanki ben ben değilmişim,
Hayallerimmiş yaşayan
Seyrederken umutsuzca gözyaşlarımla..
|
|
 |
    |
 |
Ddmale
Royal Üye


Yaş: 35
Kayıt: 15.10.2005
Mesajlar: 1111
Şehir: From Paradise

|
|
Psikopatlar çok zeki insanlardır.Adam verdiği cevapla tartışmaya meydan vermemek istemiş.ama eminim ki bu kezde neden ölmeyi kabullendi ve itiraz etmedi diye yeni bi tartışma başlamıştır.
|
|
|
|
_________________ BDSM beyinde başlayıp,ruhta şekillenen ve bedende hayat bulan bir zevk ve disiplin olgusudur
Özel İmza:Usta kurgular,zeki oyunlar,güven ,saygı işte sınırsız fetişizmi yaşamanın anahtarı.
|
|
 |
    |
 |
falakacı
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 21
Kayıt: 13.02.2003
Mesajlar: 919
Şehir: istanbul

|
|
psikopatlar gerçekten zekiler
seri katillere baktığımızda bunu rahatça anlıyoruz
|
|
|
|
_________________ Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?
Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.
|
|
 |
        |
 |
burcem34
Tecrübeli


Yaş: 39
Kayıt: 02.01.2006
Mesajlar: 114
Şehir: İstanbul

|
|
Yaşanmış bir olay olması gerçi tüylerimi ürpertti..Ama adamın da yaklaşımı ciddi filozofça..Bunu yazanda filozofça araştırma yapmış..yazana da helal olsun.Değişik..
Burcem34
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
Jst_black
Tecrübeli


Yaş: 27
Kayıt: 01.11.2005
Mesajlar: 135
Şehir: istanbul

|
|
| seri katiller bence çok zeki değil,tabii zeki olanları da vardır ama seri katillik bir davranış bozukluğu ve zekayla direkt bağlantısı yok.sadece olayın doğası onları farklı ve zeki gösteriyor,basın da bu olaylar iyice sansasyonel bir hal alsın diye onları efsane yapıyor.ilgilenenlere:seri katiller hakkındaki on efsane(ingilizce) http://www.crimelibrary.com/criminal_mind/profiling/s_k_myths/index.html
|
|
|
|
_________________ turned into my worst phobia,a crazy man's utopia
|
|
 |
    |
 |
_CrossedLegs_
Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 23.05.2004
Mesajlar: 1343
Şehir: Istanbul/Bakırköy

|
|
Şüphesiz, bir seri katil tarafından yazılan en hasta mektup, yamyam çocuk katili Albert Fish’in 1928 yılındaki on iki yaşındaki kurbanı Grace Budd’ın annesine 8 yıl sonra 1934 ‘te yazdığı mektuptur. Büyük şanstır ki Bayan Budd okuma yazma bilmiyordu ve böylelikle bu rezil mektubu okuma dehşetinden kurtulabilmişti. Bu mektubun aslı bu gün sanatçı Joe Coleman’ın koleksiyonundadır.
Çok Sevgili Bayan Budd,
1894’te bir arkadaşım Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açılmıştı. San Francisko’dan Hong Kong’a gitmek üzere yola çıkmışlardı. Limana varınca iki arkadaşı ile karaya çıkmışlar ve çok içip sarhoş olmuşlar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrıldığını görmüşler. Bu sırada orada kıtlık hüküm sürmekteymiş. Etin kilosu 2-6 dolar arasındaymış. Çok fakir olanlar arasında açlık sıkıntısı o kadar büyükmüş ki diğerlerinin açlıktan ölmesini önlemek amacıyla 12 yaşından küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmaları için kasaplara satılıyorlarmış. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kuşbaşı isteyebilirmişsiniz. Çıplak bir çocuk vücudunun bir kısmı önünüze getirilir ve istediğiniz parçaları kestirebilirmişsiniz. Bir kızın veya oğlanın kalça kısmı, en lezzetli bölümmüş ve dana kotlet olarak satılan en pahalı etmiş. John orada çok uzun kalmış ve insan etine karşı bir düşkünlüğü oluşmuş. New York’a dönünce biri 7 diğeri 11 yaşında iki oğlan çocuğu çalmış. Onları evine götürüp soymuş ve bir dolaba kapamış. Sonra tüm giysilerini yakmış. Her gün etlerinin iyi ve yumuşak olması için onlara işkence yapıp dövmüş. Önce 11 yaşındaki oğlanı öldürmüş, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymiş. Kafası, kemikleri ve bağırsaklarından başka vücudunun her bir parçasını pişirip yemiş. Fırında pişirmiş (tüm popsunu), haşlamış, kızartmış ve kuşbaşı yapmış. Küçük oğlana da aynı şeyleri yapmış. Ben o zamanlar 409 Doğu 100. Sokak’ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli olduğunu o kadar sık söylemişti ki ben de tatmayı aklıma koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Batı 15. Sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öğlen yemeğini birlikte yedik. Grace, kucağıma oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklıma koydum. Onu bir partiye götüreceğimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester’da daha önce gözüme kestirdiğim boş bir eve götürdüm. Oraya vardığımızda ona dışarıda beklemesini söyledim. Kır çiçekleri toplamaya başladı. Yukarı çıktım ve tüm giysilerimi çıkardım. Çıkarmasaydım üzerlerine kanın bulaşacağını biliyordum. Her şey hazır olunca, pencereden onu çağırdım. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandım. Beni çıplak görünce ağlamaya başladı ve merdivenlerden inmeye çalıştı. Onu yakaladım ve o da bana annesine şikayet edeceğini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasıl da tekmeledi, ısırdı ve tırnakladı. Boğazını sıkarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pişirdim ve yedim. Fırında pişen küçük poposu öylesine yumuşak ve tatlıydı ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü.
|
|
|
|
_________________ Sanki ben ben değilmişim,
Hayallerimmiş yaşayan
Seyrederken umutsuzca gözyaşlarımla..
|
|
 |
    |
 |
_CrossedLegs_
Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 23.05.2004
Mesajlar: 1343
Şehir: Istanbul/Bakırköy

|
|
| Ve bu adam yakalanıp idam edilme kararı alınır... Elektrikli sandalyeye bağlarlar ama sandalye kısa devre yapar... Yapılan bi araştırmada adamın cinsel organı çevresinde 30 tane iğne ve benzeri metallere rastlanır...
|
|
|
|
_________________ Sanki ben ben değilmişim,
Hayallerimmiş yaşayan
Seyrederken umutsuzca gözyaşlarımla..
|
|
 |
    |
 |
Coolpowers
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 13.04.2003
Mesajlar: 5484
Şehir: Paris..

|
|
 |
      |
 |
falakacı
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 21
Kayıt: 13.02.2003
Mesajlar: 919
Şehir: istanbul

|
|
| yaa bu sapık cani insanlardan dünya nın çektiği nedir yaa
|
|
|
|
_________________ Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?
Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.
|
|
 |
        |
 |
FlashFetis
Royal Üye


Yaş: 23
Kayıt: 22.08.2005
Mesajlar: 1976
Şehir: Aydın

|
|
| Vaşşş bunlar ne yavvv? Kanım dondu valla! Ne sapıklar var şu dünyada. Bir de bize sapık derler. Önce şunlara baksınlar...
|
|
|
|
_________________ Öldürün beni!!!
|
|
 |
     |
 |
Ddmale
Royal Üye


Yaş: 35
Kayıt: 15.10.2005
Mesajlar: 1111
Şehir: From Paradise

|
|
crossedlegs kardeşim birde karındeşen jack olayına el atsan.
|
|
|
|
_________________ BDSM beyinde başlayıp,ruhta şekillenen ve bedende hayat bulan bir zevk ve disiplin olgusudur
Özel İmza:Usta kurgular,zeki oyunlar,güven ,saygı işte sınırsız fetişizmi yaşamanın anahtarı.
|
|
 |
    |
 |
_CrossedLegs_
Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 23.05.2004
Mesajlar: 1343
Şehir: Istanbul/Bakırköy

|
|
Sayın Yetkili,
Kulağıma sürekli polisin beni yakaladığına dair haberler çalınıyor, ama beni uzun bir süre daha yakalayamayacaklar. Çok zeki görünüp doğru iz üzerinde olduklarını söylediklerinde çok gülüyorum... Ben fahişlerin peşindeyim ve yakalanıncaya kadar onları deşmeye devam edeceğim. Son işim çok muhteşemdi. Bayana bağırması için fırsat bile vermedim. Beni şimdi nasıl yakalayabilirler. İşimi seviyorum ve yeniden başlamak istiyorum. Yakında benim komik oyunlarımı yeniden duyacaksınız... Bıçağım sağlam ve keskin ve eğer bir şansım olursa yeniden başlamak istiyorum. İyi şanslar.
Tüm samimiyetimle,
Karındeşen Jack
|
|
|
|
_________________ Sanki ben ben değilmişim,
Hayallerimmiş yaşayan
Seyrederken umutsuzca gözyaşlarımla..
|
|
 |
    |
 |
_CrossedLegs_
Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 23.05.2004
Mesajlar: 1343
Şehir: Istanbul/Bakırköy

|
|
Boğaz bir bıçakla kesilmiş, kafa vücuttan neredeyse ayrılmıştı. Karın kısmen parçalanarak açılmış ve her iki göğüs de kesilmiş. Burun kesilmiş, alnındaki deri yüzülmüş ve uyluklardan ayaklara kadar etler kemikten sıyrılmış. Bağırsaklar ve vücudun diğer parçaları yoktu, ancak karaciğer vs. bu zavallı kurbanın ayakları arasına yerleştirilişti. Bacaklardan çıkarılan etleri göğüsler ve burun katil tarafından masanın üstüne konmuş ve kadının ellerinden biri midesinin içine sokulmuş.
Karındeşen Jack in son kurbanı Mary Kelly’nin nasıl bulunduğunu anlatan 1888 tarihli bir gazeteden.
|
|
|
|
_________________ Sanki ben ben değilmişim,
Hayallerimmiş yaşayan
Seyrederken umutsuzca gözyaşlarımla..
|
|
 |
    |
 |
|
|