| Yazar |
Mesaj |
Jst_black
Tecrübeli


Yaş: 27
Kayıt: 01.11.2005
Mesajlar: 135
Şehir: istanbul

|
|
herkese selam,ülkeyi kurtarma sırası bende ben imf'ye ödediğimiz borç faizinden bahsetmek istiyorum, Türkiye 1980-2005 arasında 1.2 trilyon dolardan fazla, iç ve dış borçlanma ile kaynak elde etti... Yapılan borçlanmaya karşı son 25 yıl içinde 450 milyar dolardan fazla faiz ödedik. imf'ye 2004'te haftada bir milyar dolar,2005'te haftada 700 milyon dolar-1 milyar dolar arası faiz ödedik,2006 beklentileri de haftada 700 milyon dolar...haftada bir milyar dolara neler yapılır siz düşünün...sıcak para manipülasyonlarıyla çaldıkları da cabası.önce imf'den sonsuza kadar kurtulmamız lazım,adamlara hem deli gibi para ödeyip besliyoruz,hem de borcumuz sayesinde bizi maymun edip oynatıyorlar.
|
|
|
|
_________________ turned into my worst phobia,a crazy man's utopia
|
|
 |
    |
 |
ulankurpaa
Fetişist


Yaş: 34
Kayıt: 09.09.2005
Mesajlar: 251
Şehir: istanbul

|
|
| basit bir planın var mı ?
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
krm001
Tecrübeli


Yaş: 34
Kayıt: 01.08.2004
Mesajlar: 80
Şehir: İstanbul

|
|
Diğer üyeleri bilemem ancak ben finans konusunda doktor olduğum için (doktoramı tamamladım) fikir yürütme haddim olduğunu düşünüyorum.
Gelelim konuya: hiçbir borç karşılıksız ve faizsiz verilmez. Dolayısıyla öncelikle borç sarmalından kurtulmak gerekir. Elinizdekileri özelleştirme adı altında 3 kuruşa satarsanız günü kurtarırsınız. Sizden daha güçsüz alacaklıların (müteahhitler, eczaneler, kamulaştırılmış arsa sahipleri gibi) alacaklarını da sallarsanız durum parlakmış gibi görünür. Altyapı çalışmaları için masraf yapmazsanız, bir de kısıtlı paranızı kaltırım taşı, sokaklara çiçek gibi yatırımlara harcarsanız iyice durum bozulur.
Peki ne yapmalı? Tabi ki kolay değil. Kanımca; bütçede bir yara olan sosyal güvenlik sistemi için makul primler oluşturulmalı. Sigortasız işçi çalıştıranlara da çok büyük para cezaları getirilmeli. Vergi oranları da gözden geçirilmeli. Gerek ücretli, gerek iş sahipleri yaptıkları bütün harcamaları masraf yazarak vergiden düşebilmeliler. Toplumda büyük önemi olan adalet, güvenlik, sağlık ve eğitim sektörü çalışanlarına daha düzgün yaşamaları, rüşvete muhtaç olmamalarını sağlayacak maaşlar verilmeli. Yasalar vatandaşı korumalı, hırsız ve arsızı değil. Bir de örneğin, Göztepe'de zaten çok yakın 2 cami varken (Tütüncü Mehmet Efendi ve Galippaşa) 3. camiye harcanacak para daha önemli ihtiyaçlara ayrılmalı. Özelleştirme gelir sağlayan gerlerden değil, zarar eden yerlerden-gerekirse para almadan- yapılmalı. Evet, devletin üretici yerine düzenleyici olması gerekir. Madencilik alanında reform yapılmalı, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri 3 kuruşa yabancı tekellere kaptırılmamalı. İlla yabancılar işletecekse de adam gibi pazarlık sonucunda bu işler yapılmalı.
Son olarak da hazır balık yerine kendi balığımızı tutmaya alışmalıyız. Ancak bu şekilde bir yerlere gelebiliriz.
İlk aklıma bunlar geldi. İtirazı/ekleyecek sözü olan var mı?
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Bomonti
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1643

|
|
| Kimse sormuyoar mu arkadaşlar?? Atatürk yıllar önce hem Osmanlı İmparatorluğunun dış borcunu ödemiş hem de ülkeyi kalkındırmak adına fabrikalar bankalar kurmuş köy enstitüleri halk eğitim merkezleri açmış. Bu adam bunları nasıl başarmış diye neden sormuyoruz? Halk eğitim merkezleri niye boş? Neden köy enstitüleri yeniden açılmıyor? Madem siyasetçilerin tek amacı geleceğini garantilemek.. Neden bu işe bir dur demiyoruz? Artık harekete geçmenin zamanı değil mi arkadaşlar? Yanlış mı düşünüyorum??
|
|
|
|
_________________ How can i be lost?
If I've got nowhere to go?
|
|
 |
    |
 |
Tom Ford
Royal Üye


Yaş: 26
Kayıt: 16.05.2003
Mesajlar: 4241
Şehir: İstanbul...

|
|
| para almayı bilen emir almayı da bilir ayrıca....bence işin temeli vergiden geçmekte....yurtdışı örneklerinde gördüğümüz gibi iç dinamillerin tıkırında işleyişi sağlam vergilerle ve bunun denetimiyle olmakta...bizim ülkemizde ise para kazanmanın yolu çoğu zaman devleti soymaktan vergi kaçırmadan geçmekte kendi adıma bu işin içindeyim dolaylı ve direk yollardan....reformlar demiş arkadaş hepsine katılorum ki bilerek konuşuo....siyaseti karıştırmak istemiorum ama tepedekinin emelleri ve amaçları arasında ülkenin gelecekteki maddi manevi refahından çok farklı şeyler olduğunu sölemek zorundayım.......
|
|
|
|
_________________ .....Heaven won't take me and hell's afraid I'll take over.....
|
|
 |
    |
 |
funnyslave
Tecrübeli


Yaş: 32
Kayıt: 25.04.2004
Mesajlar: 121
Şehir: panjak

|
|
HEP AYNI ŞEY:
LAF
LAF
LAF
LAF
.....
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
superstars
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 23
Kayıt: 19.07.2004
Mesajlar: 833

|
|
| Bomonti demiş ki: | | Kimse sormuyoar mu arkadaşlar?? Atatürk yıllar önce hem Osmanlı İmparatorluğunun dış borcunu ödemiş hem de ülkeyi kalkındırmak adına fabrikalar bankalar kurmuş köy enstitüleri halk eğitim merkezleri açmış. Bu adam bunları nasıl başarmış diye neden sormuyoruz? Halk eğitim merkezleri niye boş? Neden köy enstitüleri yeniden açılmıyor? Madem siyasetçilerin tek amacı geleceğini garantilemek.. Neden bu işe bir dur demiyoruz? Artık harekete geçmenin zamanı değil mi arkadaşlar? Yanlış mı düşünüyorum?? |
Kesinlikle katılıyorum.Zamanında çok iyi bir politika izlenmiş fakat şu an da ortada belli bir batak söz konusu umarız bu batağı en kısa zamanda aşmanın yollarını ararız.Bu şekilde daha nereye kadar?
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Bomonti
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 25.09.2004
Mesajlar: 1643

|
|
| Çözüm belli aslında.. herkes de bunu biliyor.. uygulamayanlar da..
|
|
|
|
_________________ How can i be lost?
If I've got nowhere to go?
|
|
 |
    |
 |
superstars
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 23
Kayıt: 19.07.2004
Mesajlar: 833

|
|
| Maalesef işler karmaşaya çevrilmeye çıkmaza gitmeye hala devam ediyo.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Dexter
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2413
Şehir: Pas encore

|
|
Faiz denilen şey kredi-borç olarak verilen paranın geri-ödeme riskiyle alakalı birşeydir..Aynı kuruluştan aynı miktar parayı aynı zaman diliminde farklı ülkeler farklı faiz oranlarıyla ödünç alırlar..Bu riskin belirlenmesinde temel kalemler vardır :Toplam borcun gayrı safi milli hasılaya oranı,cari ödemeler dengesi,vs.
Belirsizlik riski arttırır faizleri de yükseltir..O yüzden tek parti iktidarında faizler göreli-belirlilik durumu olduğundan inişe geçme trendi göstermiştir..Borç sarmalı'ndan kurtulmak olası mıdır?Bence çok çetrefilli bir soru ama kısa vadede imkansız olduğu da açık..Faizlerin düşük seyretmesi bile borç miktarı ve toplanamayan vergiler gözönünde bulundurulduğunda bunu imkanlı kılamamaktadır..
80 li yıllardaki özelleştirme rüzgarından nasiplenemeyen ülkemiz için özelleştirme de bir çıkış kapısı olarak görünmüyor..
Manipülasyona açık-derinliksiz menkul kıymetler borsası da büyük bir sorundur ayrıca..
Ama bu son yıllarda ortaya çıkan bir sorun değil Cumhuriyetimizin tarihinden bile eskiye dayanan bir sorundur..Daha doğrusu sorunsaldır..
|
|
|
|
_________________ No Mathilde and as a consequence no Dexter anymore..
|
|
 |
       |
 |
slach
Usta Yazar


Yaş: 21
Kayıt: 14.12.2003
Mesajlar: 491
Şehir: İZMİR/BUCA

|
|
| abi ben izmir/ bucada oturuyorum alsancakta hilton oteli genel sahibi demiş ki ''izmirdeki kumahaneleri açın benim otelimdeki kumarhanenin çalışmasına izin verin türkiyenin dış borçlarının yarısını ödeyim'' böle bişi varmı yaa ben olsam açtırırım
|
|
|
|
_________________ KALEMLERİMİN UCU ZEHİRLİ İĞNE SAYFAM İSTERİK,YAZSAN DOYMAZ GÖNÜLDENDİR ŞİKAYET,ATEŞ KESİLSE CESET YERDEN KALKMAZ
|
|
 |
    |
 |
Dexter
Royal Üye


Yaş: 25
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 2413
Şehir: Pas encore

|
|
Türkiye bazı konularda ne idüğü belirsiz bi ekonomik yapıya bürünüyor..Casino konusu da bunlardan biri..
Devlet kendine güvenmiyor hepsi bu; ya da uğraşmak istemiyor..Sıkı denetim yapıldıktan sonra hiçbir sakıncası da yok üstelik..Kumar kötü bir şey ;ok de Kıbrıs'taki otelleri dolduranların %95'i de senin vatandaşın..Hani yavru vatanındı-engelleyebiliosan engellesene..
Ama Kıbrıs'ta daha kolay uluslararası piyasalara geçiş- kara para aklamak ..Düzen devam etsin..Devlet yönetmek ne kadar da zor - çünkü Almanya'yı -Amerika'yı yönetenler de uzaylı..Dirayetsizlik-beceriksizlik aldı başını gidiyor..
|
|
|
|
_________________ No Mathilde and as a consequence no Dexter anymore..
|
|
 |
       |
 |
|
|