| Yazar |
Mesaj |
zoblek
Acemi


Yaş: 30
Kayıt: 26.02.2006
Mesajlar: 10
Şehir: Istanbul

|
|
Kendimi bildim bileli kadınlara karşı korkunç bir zaafım olmuştur. Daha çocukluğumda bayan öğretmenlerimin kölesi olmak gibi fantazilerim vardı. Başta ayak fetişistliği ile başlayan basit hayallerim, internetteki "femdom" dünyasında gezindikçe yerini giderek daha derin ve sert tutkulara bıraktı. Ancak bildiğiniz gibi sevgili ülkemde bu tür cinsel tercihler açık bir sapıklık olarak görüldüğü için herhangi bir deneyimim olmadı.Lafı uzatıp sizi sıkmak istemem, anlatacaklarım aslında benim kendi yaşadığım bir olay değil ama şahit olup dehşete düştüğüm, sonradan da bende derin bir iz ve dayanılmaz bir saplantı yaratan bir sahne ve sohbetti.
Master yapmak için bir buçuk yıl, daha sonra da şirketimizin Fransa ayağını kurmak için bir sene olmak üzere toplam iki buçuk yıl Fransa'da yaşadım. Fransa'ya ulaştıktan sonra kaydımı Paris XII üniversitesine kaydımı yaptırıp, bulduğum stüdyoma yerleşir yerleşmez Paris'te hayalini kurduğum dünyanın içine girebileceğim yerleri ve kulüpleri araştırmaya başladım (tabi ki daha gitmeden internetten pek çok adres bulmustum). Hem profesyönel(para karşılığı) hem de amatör(sadece zevk için) sahibelerin etkinliklerine en çok katıldığı kulübü buldum. Giriş üyelik gerektiriyordu ancak üye olmak hem oldukça pahalıydı hem de tanınmış bir üyeden referans almayı gerektiriyordu. Daha gidişimden bir hafta sonra bir parti organizasyonu vardı. Referansım yoktu ama şansımı o gecede denemek istedim. Gerçekten çok şanslıydım, taksiden inip, kulüp kapısına yönelen her halinden köle karakterli olduğu belli olan kaçamak bakışlı, yuvarlak saf yüzlü, toplu ve benim gibi 1,80 boylarında olan birinin yanına yanaştım ve özür dileyerek durumumu hızlıca anlattım ve mümkünse bana referans verip veremeyeciğini sordum. Adam gerçekten çocuk gibi güldü ve yardımcı olabileceğini söyledi. Kapıya gidince anladımki şansıma oranın müdavimiymiş, beni yönetim odasına götürüp kayıt için bana kefil olduğunu ve mümkünse bana indirim yapmalarını rica etti. Bana %30 indirim bile yaptırttı. İnanın çok makbule geçti çünkü kulübe 3 aylık üyelik toplam 1800 Euro'ydu.
Adamın adı Nicholas yaşı 37'ydi. Kısaca Niko diye çağırmamı istedi. Yeni üye olduğum için bana eşlik etmeyi teklif edince çok sevindim. Bana heryeri gezdirdi, size içeriyi kısaca anlatayım. Öncelikle kulüp haftada sadece üç gece açıktı (çarşamba, cuma ve cumartesi) ve sadece hafta sonları kulüp görevlilerin sado-mazo şovları vardı. İçeride açık büfe yemek (havyara kadar herşeyin olduğu) ve sınırsız içki servisi ücretsiz olarak vardı(aidat o yüzden o kadar pahalıydı). Üç katlı binanın zemin katı kocaman bir sahnesi olan gece kulübünü andırıyordu. Deri kıyafetli, yarı çıplak erkek ve kadınların servis yaptığı ufak masaları, u şeklinde uzunca bi barı ve sado mazo şovların olduğu sahnesi olan bu kat yaklaşık 600 metrekare kadardı. Sahnede daha çok erotik şovlar vardı.
2. kata çıktığımda cennete geldim sandım. Bu katın konsepti tamamen "femdom" üzerine kurulmuştu. 3 salon vardı. Kulüp için sadece haftasonları çalışan profesyonel 2 domina iki ayrı salonda ufak sahnelerde(bir tanesinin dekorları ve yöntemleri her hafta faklıydı; örneğin bir hafta hastane, bir hafta derslik, bir hafta motosikletli ortam vbg... tabi ki sahibe de konsepte uygun giyiniyordu; bir hafta hemşire, diğerinde hoca, ötekinde asi kız vbg... Diğer oda hep aynıydı ve sahneden çok ciddi bir ortaçağ mahzeni gibiydi. Aklınıza gelebilecek her türlü işkence aleti mevcuttu) kölelerine açıkça işkence yapıyordu. İnanın ağzınız açık kalacak derecede acımasızdılar ve kulübün hafif müziğinden çok kölelerin inlemesi duyuluyordu. her iki odada arta kalan yerler ve 3. odanın tamamı müşteriler için muhtelif işkence masalarıyla doluydu (Bulaşıcı hastalıklara önlem almak amacıyla her sahibe yada köle kendi malzemesini getirmek zorundaydı). Burada bir kölenin sahibesini bulması için herşey vardı ancak kölelerin makus talihi icabı oarada da 10-15 köleye ancak 1 sahibe düşüyordu.
Neyse isteyene daha sonra bu anılarımı ve mekanı daha detaylı anlatırım. Bana yardımcı olan Nico ile arkadaş olduk. Gerçi benden 14 yaş büyüktü ama zevklerimiz benzeştiği için msn de sık sık muhabbet ediyorduk. Her fırsatta kulübe gidiyordum ve genellikle Nico'yu görüyordum. Bi gün yanıma geldi, mutluluktan resmen uçuyordu. Kendine yeni bir sahibe bulmuştu. Kızı uzaktan gördüm, inanın iyi kalpli yardımsever Nico'yu kendimden utanacak kadar çok kıskandım. Kız o kadar tatlıydı ki... 1,65 boylarında son derece düzgün fizikli, mavi gözlü, beyaz tenli herşeyden önemlisi melek gibi tertemiz ifadeli, görenin asla sahibe demeyeceği 20 yaşlarının başında genç bir kızdı. Kızın adının Sophie olduğunu sonradan msn de öğrendim çünkü o akşam benimle iki kelime daha etmeden kızın yanına gitti. Msn'de kızın üniversite de okuyan ekonomi öğrencisi olduğunu ve 7/24 bi ilişki istediğini söyledi. Nico'nun her halinden mutlu olduğu belli oluyordu. Hayatı boyunca bu günlerin hayalini kurmuştu ve böyle genç-güzel bir kızın kendine ilgi duyması hala onu çok şaşırtıyordu. Kabul edeceğini ve kızın onun evine taşınacağını söyledi, kız zaten yurtta kalıyormuş. Nico tam mirasyedi, işini daha doğrusu parasını bilgisayardan yöneten zengin ve aylak biriydi. Cok sevindiğimi söyledim, gerçekten samimiydim ama bi o kadar da kıskandığımı itiraf etmeliyim.
Hemen hemen her açık gününde partiye gelen Nico gelmez oldu, eğer geldiyse bile görememiş olabilirim çünkü 2. katın 3. odası çiftlerin eğlencesi için ve tek başına genelde girilmiyor. Msn'i de devamlı kapalıydı ama tanıtım yazısı "Sophie'nin domuzu" olmuştu. O msn de yazıştığımız geceden bi 7 ay sonra Nico'yu gördüm. Size samimi söylüyorum beynimden vurulmuşa döndüm. Hem içim acıdı ve miğdem bulandı, utanarak söylüyorum, hem de aşırı derecede tahrik oldum. Aslında Nicoyu ilk görüşte tanıyamadım, Sophie'yi barda bi elinde sigara diğğer elinde içki başka bi bayanla muhabbet ederken gördüm. İnce ve çerçevesiz bir gözlüğü vardı ve ayağının dibinde dizleri üzerinde başı eğik bi insan müsveddesi duruyordu. Öncelikle o şişman adam gitmiş kemikleri sayılan çöp gibi bi adam kalmıştı. Saçı, kaşları hatta kirpikleri bile traşlıydı, yani yoktu(kafası eğikti il bakışta göremedim, sonradan yaklaşıp dikkat edince gördüm). Her tarafı tarif edilemez bir şekilde yara bere içindeydi. Gerçekten dilim yetersiz kalıyor, sırtı karalama defterindeki gelişigüzel çiziklerden bile daha çok şerit şerit yaralar içinde ve kabar kabardı. Üzerinde sadece incecik bi tanga vardı ve poposu sırtındanda beterdi. Çünkü iki tarafında da kocaman S harfi vardı, belli ki dağlanmıştı! Öylece baka kaldım. Gidip bir şey söylemeye cesaret edemedim ama yakında bi masaya oturup izledim. Adamın kolları va bacakları da bi felaketti, her santimi yaraydı ve benek benek izler vardı. Kafası da benek benekti. O ben gibi izleri çözemedim taa ki Sophie konuşmasına ara bile bile vermeden sigarasını nico'nun kafasında!!! söndürene kadar. İnanamadım, o melek yüzlü dünya güzeli kız sigarayı en ufak dikkat bile göstermeden sigarayı bastırarak kafasında söndürdü ve izmaritini niconun ağzına attı. Kızda mini bi etek ve uzun normal (fetiş ruganı olmayan) çizmeler vardı. Bi ara eliyle bi işaret yaptı, Nico sırt üstü derhal uzandı. Neredeyse aynı anda kız kalkıp iki ayağı ve tüm ağırlığıyla suratına basarak doğruldu. Nico'nun üzerindeki ayaklarını kıpırdatmadan yandaki kızla öpüşmeye başladı. Olacak şey değildi, inanın ön tarfı da sırtından faksızdı ve yaraların üzerinde okunalklı bi şekilde dağlanarak "toilette de SOPHIE" "SOPHIE'nin tuvaleti" (sophie büyük harflerle yazılmıştı. Bi üç dört dakika sonra Nico'nun üzerinden inip nico nun yanağına ayağının altıyla öyle bi tekme attı ki dudağım ucukladı. Nico kıpırdamadı ama içim kaldırmadı. Her tarafı mosmordu yüzünün ve kesinlikle tanınmayacak haldeydi. Burnunda kocaman bi halka vardı. Neyse çok kalmadan nico'nun tasmasından tuttu, nico neredeyse anında köpek pozisyonunu alıp yürüyen sahibesinin ardından gitti.
O akşam en az 7 defa boşaldım ama her seferinde kendimden acayip utandım. Zavallı nico'yu düşündükçe hem içim kötü olup midem bulandı, hem de o güzel kızın doğal hali ve acımasızlığı beni tahrik etti. İnanın Ninco'nun o halini görmeme rağmen, o kızı gecelerce arzuladım. Bazen hala rüyalarıma girer. Üzerinden 4 sene geçti, bazen Nico ne oldu diye düşünmeden edemiyorum. Hala MSN de aynı yazı duruyor. O derece yaralanan ve iz taşıyan bi adam asla özgür, hatta hayatta olamaz diye düşünüp adına üzülüyorum.
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
aatg2000
Royal Üye


Yaş: 20
Kayıt: 06.03.2005
Mesajlar: 1414
Şehir: İstanbul

|
|
Çook abartmışlar bence ya..
İlgi alanıma girmiyor gerçi bu işler o yüzden çok ilgimi çekmedi.. Yine de hikaye için teşekkür ederm......
|
|
|
|
_________________ * www.ESKIJI.info *
|
|
 |
      |
 |
delpiero000

Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 27.04.2007
Mesajlar: 1408

|
|
 |
    |
 |
halayık-m
Tecrübeli


Yaş: 36
Kayıt: 26.03.2005
Mesajlar: 60

|
|
| arkadaşım kusura bakma ama bu hikeye gerçek mi yada abartı var mı?
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
Coolpowers
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 13.04.2003
Mesajlar: 5484
Şehir: Paris..

|
|
 |
      |
 |
PJ LeGLoVeR
Super Moderator


Yaş: 23
Kayıt: 07.03.2003
Mesajlar: 2293
Şehir: Smyrna

|
|
Bu hikayeyi okuduğumda aklıma sen geldin Cool ama yorum yazamadan atlamışım. Sorucaktım ben de ama cevabımızı aldık. Arkadaş kendini savunucaktır diye düşünüyorum, çünkü gerçek yazmış. Bana da abartı geldi...
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
tozer
Usta Yazar


Yaş: 35
Kayıt: 26.10.2002
Mesajlar: 741
Şehir: Ankara

|
|
Bende kendi cephemden yazayım
Vücudunda sivri topuk izleri de varmıydı
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
ishakbehar
Fetişist


Yaş: 32
Kayıt: 18.12.2003
Mesajlar: 206
Şehir: istanbul

|
|
ben bu hikayenin gerçek olduğuna dair bir şüphe duymuyorum. daha önce gerçek sahibelerle ilgili birkaç yazı yazmıştım. orada da sadece online ilişki kurduğum halde bana emredilenler akıl alır şeyler değildi. ayrıca gerçek bir köle olan (bu forumdaki birçok kişi gibi değil de fiilen bir kadının gerçekten kölesi olan ve mutlak itaat eden) bir adamla tanıştım. bunu da yazmıştım foruma. internet üzerinden üçlü bir webcam seansında adamın penisine ne kadar zarar verdiğini gözlerimle gördüm. penisinin deliğinden içeri bir mum ipliği soktu ve ipin ucunu yaktı. sahibesi dur diyene kadar da o iplik yanmaya devam etti.
bu tür örnekler az rastlanır örnekler olabilir ama ben doğruluğundan şüphe duymuyorum.
şahsi fikrim, bu tür abartılı ilişkiler hem sahibe hem de köle için psikolojik tedavi gerektiriyor.
|
|
|
|
_________________ ishakbehar Sallenaz'a hizmet etmek istiyor.
|
|
 |
    |
 |
Coolpowers
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 13.04.2003
Mesajlar: 5484
Şehir: Paris..

|
|
 |
      |
 |
marlboro
Acemi


Yaş: 31
Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 21
Şehir: istanbul

|
|
| İşte tam bu noktada sana katılıyorum coolpowers bu dünyada insanların yaptıklarının malesef sınırı yok.
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
tozer
Usta Yazar


Yaş: 35
Kayıt: 26.10.2002
Mesajlar: 741
Şehir: Ankara

|
|
Sınırı yok derken
Hatırladığınız sınırı olmayan yada zorlayan örnekler var mı ?
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
Coolpowers
Strateji/Ar-Ge


Yaş: 22
Kayıt: 13.04.2003
Mesajlar: 5484
Şehir: Paris..

|
|
 |
      |
 |
tozer
Usta Yazar


Yaş: 35
Kayıt: 26.10.2002
Mesajlar: 741
Şehir: Ankara

|
|
| Benzeri örnekler hakkında bilgisi ve fikri olan arkadaşlar varmı ilave edecek olanlar. Gerçekten ilginç
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
slaveteen
Usta Yazar


Yaş: 20
Kayıt: 18.08.2007
Mesajlar: 417
Şehir: Samsun

|
|
| bencede ilave edecek olan etsin.
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
zoblek
Acemi


Yaş: 30
Kayıt: 26.02.2006
Mesajlar: 10
Şehir: Istanbul

|
|
Sevgili coolpowers kardeşim, olay tamamen gerçektir. Bu tarz iki kulüp daha biliyorum ama bu bahsettiğim kulübe kesinlikle denk olamazlar. Bu kulüpler açıkça ifşa edilmedikleri için ancak doğru bir profesyonel sahibe yada köle seni götürebilir. Fransızlar dünyada en sevmediğim millet olmakla birlikte, dediğin gibi aşırı pimpiriklidir. Olayı gözlerimle görmesem ben de inanmazdım. Tahminen dışarıda fazla görünmüyorlardır çünkü adamın suratı da perşembe pazarı gibiydi. Zaten bu kadar abartı olmasada yine insanlıktan çıkmış çok köle (kız köle de erkek köle de)gördüm ama inanın genel olarak erkek köleler çok daha kötü durumdaydı. Kadınlar abartınca erkekler(masterlar) bile şaşıp kalabiliyor sahibelerin sadistliklerine.
Bu arada eğer ilgi duyarsan Paris'e geldiğimde buluşup kulübe götürebilirim seni. Biraz tuzlu ama ilk gece misafir olarak sokabilirim seni.
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
|
|