| Yazar |
Mesaj |
hayyam
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 813
Şehir: in

|
|
güneş yerini aya teslim ediyodu
ve sogukta aclıkla birlikte etkisini hısettirmeye başılıyodu
ısınmak için enerji enerji içinde yicek bulmak lazım..
uzunca yürüyüşten sonra bulunan hiç bişey yok
uzaklarda parlıyan sanki kutup yıldızı yol gösteriyor
insan oglu kışın besler hayvanları yazın yer bizim payımız
umarım itleri yoktur dövüşcek yada kaççak gücüm yok.
ahırda huysuzluk başlar kokumu aldılar kesin hızlı davranmalıyım....
yoksa narin postum salonda ayaklar altında olabilir.
kurta kuşa yem olmaktansa uzun yıllar hizmet edebilir belkide.
gözüme yansıyan sabah olmuş sanki bu parıltı kör etmeden kacsam....
NE OLCAK cek tetigi bitir bu fırsatı bida fırsat bulamasın
birden karanlık oldu hiç bişi görmüyom sadece ayak sesi
ni bozan metal sesi.......
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 813
Şehir: in

|
|
boynumda hissettigim sogukluk ..
evet artık kurtuluş kalmamıştı.
kurtulmuştum aslında aclıktan
yaşıcaktım gerisini ne önemi var
ama nasıl boynundan baglı bi hayat???
kırlarda avlanmak hayal olcak
taze taze et yiyemicem belkide.
hemen kurtulmam lazım bu zincirden.
biraz olsun etrafı secebilmek güzel
bi kişiyemi teslim oldum.
ilk hamle zincir öyle bi cektiki
yedigim tekmeyi hissetmedim bile...
evet öfke lenip kalan enerjimide bitirmiyim
uygun zaman.....
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 813
Şehir: in

|
|
evin camlarından gelen aydınlıkda sönmüştü
karanlık ve sessiz bi gece....
bahcede şakırdıyan zincir sesi...
boynunda hafif bi sogukluk hissetmeye başladım
gelen sıcaklık akan akan kandanmı başka ne ola bilirki
kurtulmaya calışcaktım neden teslim olmuştum.
teslimiyet dilmiydi yada?
özgürlügüm zincirin uzunlugu kadar üç metre belki gelir...
direğe dolarsam kısalan bi özgürlük.
güneşin ilk ışıkları ile gelen ettin kokusu kendime gelmemi saglamıştı
bu nasıl bi esaretti hiç enerji harcamadan önüme yemek gelmişti....
yemegi yemelimiydim yoksa!!!!!
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
kontesancelika

Tecrübeli


Yaş: 31
Kayıt: 10.12.2007
Mesajlar: 127
Şehir: istanbul

|
|
CANIM İSTANBUL
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim;
O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...
Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mâna: Öleceğiz ne çare?..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...
O mânayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...
Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir "Kâtibim"i...
Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...
Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgâr, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hâlâ çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
Ana gibi yâr olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...
Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...
BÜYÜK ÜSTAD
NECİP FAZIL KISAKÜREK
|
|
|
|
_________________ HAYAT HERZAMAN KAZANMAKTAN İBARET DEĞİLDİR KAYBETMEKDE HAYATIN YADSINAMAZ PARÇASIDIR VE BİZLER KAYBEDEREK GÜÇLENDİRDİĞİMİZ İÇGÜDÜLERİMİZLE DAHA ÇOK KAZANMAYI ÖĞRENİRİZ.
|
|
 |
    |
 |
hayyam
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 813
Şehir: in

|
|
yerle bütünleşen boynum ve cenem
ilerde bi kab içinde ne var
Kadın neden kabı bırakırken ürkek davranışlar içinde.
baglı olan ben korkan ...
koşmadan öldürmeden karnımı doyurma imkanı ama
boynumdaki zincir o kaba yetişcek kadar uzun dil.
bunun farkında olmalı yada .....
göneşin sıcaklıgı soguk kar üstünde fırın etkisi yapmaya başlamıştı.
ayak sesi yaklaşıyodu kıpırdamaya nu ses kabın yerde kayarken cıkardıgı ses olmalı..
göz kapaklarımı yavaşca kaldırıp bakıyorum gördügüm duydugumu dogruluyodu
kab yanaşıyor Kadın oldugu yerde cömelip seyre dalıyo.
etin kokusu hala geliyo dişlerimi gecirdigim zaman sıcak kan akmıcak
yada cırpınmıcak ölmemek için...
( bu arada şiir bazı kararlarımı degiştirdi )
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 813
Şehir: in

|
|
kesin şoka girmişti fenerin aydınlıgından belkide açlıktan...
ama artık benim di yaşayıp yaşamıcagına yada postunun yüzülüp yüzülmemesi.
hımm postu işe yaramaz boynundaki yara görüntüyü bozar.
yaranın iyleşmesini beklemeli..
zincirden kurtuldugu an ne yapar arkasına bakmadan kacarmı
kacarsa öfkesini cıkarmak için geri gelirmi.
belkide kacmadan direk dişlerini dişleri......
dişleri olmassa bişi yapamaz.?
tetigi cekmiş olsaydım postu kurumaya başlıyo olucakdı
onu bana getiren aclıgıydı belli....
kan akıtmadan yedigi ilk yemekti belkide...
yaşamla ölüm arası bi yerde olmalı...
evet köpekge dönüşürmü yavruyken yakalasadım belki..
bahcede baglı duran bi hayvan için cok fazla düşünmeye başladım...
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 813
Şehir: in

|
|
yattıgım yer den fırlamamla havada asılı kalmam ve yere inmem bir oldu ..
karşımdaki kişi ise bi andan yerle bütünleşti gözündeki korku....
toparlanıp bana dogru yürümesi fazla uzun sürmemişti...
gözündeki öfke ... ve sırtıma inen sopa bida kalkıyo kolu
acıyla zıplamaya başlıyorum ardı arkası kesilmiyo doluya tutulmuş
gibiyim postumda deymedigi yer kalmamış tı adeta...
ve yerle bütünleşme buza çarpan gövdem biraz havalanıp ikinci sekmesi..
kararmıştı dünyam ne kadar sürmüştü ne kadar vurmuştu...
ve posttumda gezinen el... kalp atışımı hızlandırmıştı...
kan kokusu gözümü açmaya calışıyorum burası...
karşımda yanan ateş altımda serili bi bez ateşin yanında sallanan sandalyedeki kadın.
ve kafamın yanında et.. kalkmaya caşıyorum..olmuyor kafamı göclükle oynatıyorum...
ayak sesiyle irkilmem ve kadın yaklaşıyor bakamıyorum gözlerine...
elini görüyorum yerdeki etten bi parça alıp azıma...
çenemi cok agır acabiliyorum eti bırakıp eli cekiyor ve sandelyesine dogru gidiyo..
eti azımın içine alıyorum emmeye calışıyorum yavaş yavaş . kadın izlemekten sıkılmış olcak
ve ayak sesi geri geldi ayaklarını görüyorum elinde ki şişeyi agzıma yanaştırıyor ..
açıyorum agır agır agzımdaki et parcasını alıyor ve şişeyi ..süt emdigim yıllar gibi..
ölmemi istemiyo ama neden...
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
hayyam
Fetiş&BdSm Usta


Yaş: 34
Kayıt: 23.10.2002
Mesajlar: 813
Şehir: in

|
|
agzımın içinden kayan sıvı bogazımdan inip
midemde depremlerin olmasına neden oluyor ...
hayata dönmemi saglamıştı görüntüler netleşmeye başlıyo
başımı okşayan eli şişeyi tutan kolu ...
kolundaki izler nasıl bi hayvan yapmıştır bu izleri
bu izler yüzünden bu hale getirmiş olabilirmiki beni...
uykumu baygınlıkmı bilinmez göz kapaklarımı kaldırdıgım an
odayı aydınlatan ateşi fark ediyorum usulca etrafa bi göz atıyorum
ayaklarımın üstünde durabilecek duruma gelmişim ve önümde duran
et parcaları ziyafet sayılmasada yemek lazım ....
yukardan gelen ayak sesleri yemek arası vermeme neden oluyor....
ilk gözüken parmak uçları ayagınüst kısmı .....
|
|
|
|
_________________
|
|
 |
     |
 |
|
|