Kiyidakiler
Faneti DergiManken olmak istiyorumFetis KlipFaneti Lady
FeetLoves - BDSMTurk - Beraberlik - Falaka - Fetish WebDesign

  Portal
 Forum  •   Chat  •  Arama  •  Seçenekler  •  Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel Mesajlar  •  Oturum Aç
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »
Yazar Mesaj
Goddess of Charm
Moderator
Moderator


Yaş: 23
Kayıt: 02.05.2008
Mesajlar: 49

turkey.gif
MesajTarih: Cum 09 May, 2008 16:16  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Yorumlarınız için teşekkür ederim Arkadaşlar. Yalnız, üsluplarımıza dikkat etme konusunda daha fazla hassasiyet rica ediyorum ki, bu konu ciddiyetini koruyabilsin, kaliteli bir tartışmaya devam edelim. XmanyakX gibi ikilem içinde hisseden dostlarımız sorularına doyurucu cevaplar alabilsin.

Ben bu konu başlığının vurguladığı esas soruya dönmek istiyorum.

Öncelikle doğrudan bu soruya cevabım ne olurdu, onu söylüyorum: Hayır. Bence ne BDSM ne de fetişizme meyilli olmak ruhsal rahatsızlıkların sonucu. Kendi adıma nasıl algıladığımı ve sebeplerimi de açıklayayım.

Bu iki kavram da hayatımda (şimdilik diyelim, kesin konuşmamak gerek) yeri olmamasına rağmen, bende çok ilkel bir heyecan uyandırıyor. Her insanın içinde bu meyilin bulunduğunu, yalnız koşullara göre ortaya çıkmamış olmasının mümkün olduğunu düşünüyorum. Burada kesinlikle "fetiş" dediğimde ayak fetişizmini değil kelimeyi bütün anlamıyla algıladığımı söylemeliyim. Fetişizm asla yeni değil, hatta günümüzdeki anlamını aldığı yer binlerce yıllık bir tarihten geliyor. İlkel kabilelerde "Tanrı" ve "yücelik" kavramlarıyla özdeş tutulan, topluluğun tamamı için seçilen tek bir fetiş vardır. Doğanın güçleriyle savaşma, dini duyguları doyurma, ilahi hazla hizmet etme hep bu aracı fetiş üzerinden yapılır. Fetiş, yani o yüceliği temsil eden obje ya da kişi artık kendi olmaktan çıkar ve direkt olarak bu duyguları temsil eder. Putperestlik de bu anlamda anlaşılabilir. Ayak fetişizmine gelirsek, bu da asla yeni değil, aksine kölelik ne kadar eskiyse o kadar eski olsa gerek. Tahtında oturan kralın kullarından tutun da eski Roma uygarlığında sahibesinin ayaklarına kapanan ve onları öpen kölenin durumuna kadar, pek çok insan için Efendi'nin ayakları saygılarını ifade etmek için uzanabilecekleri en yüksek noktadır. Tekrarlanan bir durumda ayaklarının bu temsilin yerine geçmesi bana kesinlikle imkansız gelmiyor.

Evet,insanoğlunun içinde bu eğilimlerin daima mevcut olduğunu düşünüyorum. Descartes her insanın içinde ilahi olana dair hislerin doğuştan bulundugunu söyler. Bunun illa ki Tanrı düşüncesiyle cevaplanması gerekmez. Bildiğimiz anlamda tanrı anlayışı olmayan oyle cok topluluk var ki. Onlarda da bu yüceltme güdüsü farklı sekillerde tezahür ediyor sonuçta. Ruhsal bir rahatsızlık değil ruhsal bir ihtiyaçtır bu bana göre.

BDSM'e gelecek olursak, her çocuğun inanılmaz boyutlarda zalim olduğunu, bu zalimlik de gülünerek tepki gördüğünde boyutlarının daha da arttığını, tepkisiz ya da olumsuz karşılanırsa da ilerleyen yıllarda yavaş yavaş yokolduğunu sanırım hepimiz biliriz. En azından küçük hayvanları ve böcekleri yakalayan çocuğun kendi haline bırakıldığında onlara ne tarz işkenceler uyguladığını gözlemleyin, ne demek istediğimi anlamış olursunuz.

Ben ortaokulun başlarındayken birisi bana Marquis de Sade'ı söyle tarif etmişti: Bu adamı hapsettiklerinde elinden kalemi kağıdı aldıklarında once bokuyla sonra kanıyla duvarlara yazı yazmaya devam etmiş. Bu kadar, başka bir şey bilmiyordum. Bu bildiğim de bana daha çok "yazı yazma özgürlüğümü elimden alamazsınız" anlamında gibi gelmişti, olsa olsa "döneminde boyle bir karşı çıkış cesaret ister, helal olsun" derdim. Asıl olarak kim oldugunu öğrenmem tamamen edebi amaçlarla kitaplarını okumamla sonra da üniversitede Simone de Beauvoir'ın "Sade'ı yakmalı mı" adlı felsefi yorumlarını okumamla mümkün olmuştur.

Bu okumalar bana her zaman çok çarpıcı geldi ve o adamın kendindeki bu duyguları o dönemde, hiç çekinmeden, dilediğince yaşaması, test etmesi, gittikçe ileri safhalara taşıması bende saygı uyandırdı. Bu sadece marjinallik olsun diye yapılmış bir şey değildi, ardında felsefi bir dayanak vardı, ve sanırım bir uyuşturucu gibi, birazını tadan insan daha fazlasına ihtiyaç duyuyordu. Vikipediden bir alıntı:

Sade kitaplarında kişilerarası ilişkilerde insanın insansal yanı bir kez yitirildiğinde, neler olabileceğinin bilgisini verir. Kişilerarası ilişkilerde insanın sahip olduğu onur bir yana bırakıldığında, ortaya çıkan yeni ilke kendi yararını koruma sonuna kadar götürülecek olursa; zorunlu olarak "sadizm"e varılır. Yani insandaki insansal olan tek şey doğaysa, doğrudan doğa nedenselliği insan türünün yapıp etmelerini belirliyorsa, insan olmak cani olmayı da beraberinde doğal olarak taşır. Eserlerinde ahlaksal eylemin belirleyicisi olarak etik değerler değil de, içgüdüler ya da "koşullu buyruklar" eylemin "ilkesi" yapılırsa neler olacağını anlatır.

Not: Yorumlarımın tamamıyla sübjektif olduklarının farkındayım. "Benim" nasıl algıladığımdır. Başka türlü olması için neden göremiyorum zaten.

_________________
If you gaze long into an abyss, the abyss will gaze back into you

Yengeç Cinsiyet:Bayan Bufalo ÇevrimdışıGoddess of Charm kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
xmanyakx
Tecrübeli
Tecrübeli


Yaş: 26
Kayıt: 18.02.2008
Mesajlar: 64

blank.gif
MesajTarih: Cmt 10 May, 2008 22:40  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

goddes of charm moderatör arkadaşım çok teşekkür ediyorum bilgilerini ve görüşlerini çok detaylı olarak paylaşarak yardımcı olduğun için bende zaten ikilemde kaldığım için böyle bi soru sormuştum ama ben hayatı biraz metafiziksel olarak yaşarım yani sezgisel, hissel gibi. bu duygulara bende eğilimin olduğu bir gerçek ama içimden bir ses bu duruma devam etmemem gerektiğini yada belli bir dengesini kurup bu sınırı aşmıycak şekilde devam edebileceğimi söylüyo.mesela az önce bu sitede bulunan 1-2 klip izledim erkeğin cinsel organının kadınlar tarafından ayakkabılarıyla ezilmelerini görüntüleri olanlar.bunlar her ne kadar benim için anormal olsa da (( ki burda kişisel konuşuyorum size ya da başkalarına normal gelebilir birilerini kötülemek için söylemiyorum)) izledikçe beni de etkisine alabilecek olaylar.yine aynı şekilde bir kadının kölesi olmak bana şuan itibariyle anormal gelse de kendimi frenlemediğim taktirde beni de etkisi altına alabilecek bir durum hatta şöyle söyliyim yüzde 60 oranla etkisindeyim ama bu yüzde 100 e ulaşmış değil ve bu konuda fiili bir tecrübe yaşamış değilim. ve yine üstüne basarak kimseyi aşağılamak ya da kötülemek amacını taşımadığımı belirterek söylemek isterim ki bu eğilimlerin bana göre olan dozajını aştığımda ruhumun kararmaya başladığını hissediyorum bunun kişisel olduğunu tekrar belirtmeme gerek yok sanırım. benim sınırım ne diyorsanız söyliyim kadınların ayaklarındaki ya da bacaklarındaki(bende bacak fetişistliği de vardırWink) estetik çekicilik, ne biliym bir kadının ayağını umumsamazca uzatmasının baş döndürücü neyi diyebiliriz herneyse o işte ve dominant kadınlardaki dominantlıklarından gelen çekicilik ve buna benzer şeyler benim sınırım daha ilerisine gitmemeye karar verdim. kendimi çok fazla ifade edebilen bir insan değilim umarım anlamışsınızdır. şunu söylemek isterimki bu forumdaki sevgi saygı ortamı benim arayıpta bulamadığım birşey onun için bu forumda sizlerle iletişimde bulunabilmek ve kendi zevklerimle ilgili paylaşımlarda bulunabilmek için bundan sonra da bulunucam..

_________________
İradene hakim, vicdanına tutsak ol...!

Terazi Cinsiyet:Bay Köpek Çevrimdışıxmanyakx kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
khalkedonian
Royal Üye
Royal Üye


Yaş: 29
Kayıt: 30.04.2008
Mesajlar: 1403
Şehir: İstanbul/Kadıköy
argentina.gif
MesajTarih: Pzr 11 May, 2008 07:41  Mesaj konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Dostum seni anlıyorum. Hayatta herkes kendi sınırlarını kendi belirler, kimse kimseye zorla bir şey yaptıramaz. Hiç şüphe yok ki kendi hakkında en doğru kararı yine sen vereceksin. Eğer bazı cinsel arzuların seni çok büyük bir iç karamsarlığı ve suçluluk duygusuna sürüklüyorsa kendi açından en hayırlısı bir takım kırmızı çizgiler tayin ederek onların ötesine geçememek.


Oğlak Cinsiyet:Bay At Çevrimdışıkhalkedonian kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönder
Mesajları göster:      

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel MesajlarSonraki başlık »

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz


Tüm saatler GMT +2 Saat

RSS Feed - RSS Feed 5
RSS Album Feed - Archive

Copyright Faneti.net 1997-2008 - powered by Feetloves.com
| Oriental Girl | AbsoluteFetish | Feetloves | Faneti | Fetish Chat |
| Tanışalım | BDSM Turkey | BDSM Chat | Fetish & BDSM Search Engine |
| Falaka | MasterDaPain | Sallenaz | Parox Zone | Bastinado Portal | Türkçe Blogs |