| Yazar |
Mesaj |
FlashFetis
Royal Üye


Yaş: 23
Kayıt: 22.08.2005
Mesajlar: 1473
Şehir: Aydın

|
|
Doğum Günü Hediyesi
Mahallemizde Sevda adında çok güzel bir kız var. Kızın birkaç gün içinde doğum günü varmış. Erkek arkadaşı geldi ve bana “ Ona değişik bir hediye almak istiyorum. “ dedi. Benden fikir istedi. Bende her kız ufak, sevimli, ellerine alıp oynayabilecekleri şeylerden hoşlanır dedim. Ben ona hamster tarzı bir şey kastetmiştim ama o yanlış anladı.
Sevda’nın erkek arkadaşı Sevda’nın doğum gününden bir gün önce beni evine davet etti. “ Verdiğin fikir için çok teşekkür ederim. “ dedi. Bende “ Ne demek canım. “ diye cevap verdim. 2 dakika sonra birer bardak kolayla geldi. ” Hadi bunun şerefine içelim. “ dedi. Bende sıcaklar sebebiyle içinde küçültme iksiri olan kolayı bir yudumda içtim.
Biraz muhabbet ettikten sonra kendimi kötü hissetmeye başladım. Sanki etlerim içe doğru çekiliyordu. Her yanım ağrıyordu. Birden Sevda’nın erkek arkadaşı gözüme her dakika büyüyormuş gibi geldi. “ Sen boy atıyorsun galiba. “ dedim. O da “ Ben boy atmıyorum ama sen veriyorsun. “ dedi. Artık iyice küçülmüştüm. Az önce aynı boyda olduğum çocuk şimdi bana yukarıdan bakıyordu. Hiç beklemeden beni eline aldı ve şöyle dedi: “ Ufak, sevimli sayılır, eline alıp oynayabileceği bir şey. Sevda buna bayılacak. “ dedi. Ben işte o zaman ne olduğunu anladım. Beni Sevda’ya bir evcil hayvan gibi hediye edecekti.
Beni masaya bıraktı ve yandaki dolaba yöneldi. İçinden bir kafes çıkardı. Kafesin içinde her şey vardı. Yemlik, suluk, hamster tekerleği (onu artık ben kullanacağım ama… ) , hatta minyatür yatak ve oturma grubu. Bana “ Yeni evin burası, beğendin mi? “ diye sordu. Ne diyeceğimi bilemedim. Şaşkınlıktan ölecektim. Sonra beni kafese koydu ve kapısını kapattı. O yan odaya geçince kafesin kapısını epey zorladım ama benim açabileceğimden çok fazla ağırdı. Sabah kalkınca Sevda’nın erkek arkadaşı süslenmeye başladı. Bende “ Ne olur bırak gideyim. “ yalvarmaya başladım. O beni hiç duymamış gibi yaptı ve odadan çıktı. Bir dakika sonra elinde bir koli ve hediye paketi kağıtları ile geldi. Ben “ Ne olur yapma nefessiz kalırım. “ dedim. O da “ Bir şey olmaz korkma nefes deliği açacağım. “ dedi. Dediğini yaptı kutunun 3-5 tarafına ufak tefek delikler açtı. Sonra kafesi kaldırdığı gibi koliye koydu. Üstünü kapladı. Artık içerisi kapkaranlıktı. Sadece deliklerden ufak ışıklar sızıyor birazda dışarısı gözüküyordu.
Yolda giderken koliyi epey sarstığı için kafesin birçok yerine çarptım ve sağım solum morardı. Arkasından partiye girdiğini anladım. Çünkü etraftan hoş geldin ve müzik sesleri yükseliyordu. Deliklerden gördüğüm kadarıyla beni yere koymuştu. Çünkü dakika başı önümden ayaklar geçiyordu. Hatta bazıları çarpıp kutuyu bile sarsıyorlardı. Pasta kesme töreninden sonra hediye verme törenine geçildi. Kalbim küt küt atıyordu. İçimde bir umut vardı, belki Sevda böyle bir hediyeyi kabul etmez, bunu aldığın yere aldığın şekilde bırak, yoksa senden ayrılırım der diye. Hediye verme sırası Sevda’nın erkek arkadaşına geçince artık heyecanım doruğa ulaşmıştı. Ama o “ Ben hediyeyi yalnızken vereceğim. Çünkü benim hediyem çok özel. “ dedi. Parti akşam üzerine doğru bitti. Herkes gidince sıra bana gelmişti.
Artık kaçış yoktu. Sevda “ Hadi ama hediyeni çok merak ediyorum. “ dedi. O da “ Tamam aşkım hemen getirip sana veriyorum. “ dedi. Kutu yeniden sarsıldı ve durdu. Kutuyu bir masanın üstüne koymuşlardı galiba. Çünkü deliklerden sevdanın eteğini ve bıçak tutan elini gördüm. Daha sonra kutunun üstüne büyük bıçak darbesi geldi. Bıçak kutunun üstünü boydan boya kesti. Sevda kafesi yavaşça dışarı çıkardı. İçine bakındı. Önce beni fark etmedi. Biraz daha bakındıktan sonra beni fark etti. Göz göze geldik. ( Ah o yeşil gözler yok mu? ) Birden çığlığı basıp kafesi yere fırlattı. Yere çarpma sırasında epey canım yandı. Kafamı sağa doğru çevirdim. Yan tarafımda kocaman iki ayak vardı. Kafamı biraz kaldırınca üzerlerinde gökdelen gibi uzanan iki pürüzsüz bacak gördüm. Sevda hala bağırıyordu. Korkmuştu. Kafese bir tekme attı ve beni yanından uzaklaştırdı. Erkek arkadaşı “ Korkma hayatım emin ol ki o senin ondan korktuğundan çok senden korkuyor. “ dedi. Sonra Sevda’ya biraz kolonya verdi. Sevda sakinleşince ona bütün olan biteni anlattı ve sonunda “ Sana, senin emirlerini yerine getirecek bir oyuncak lazımdı. Onun için aldım bunu. “ dedi. Sevda sakinleşince böyle bir hediyenin çok güzel olacağına karar vermiş olacak ki beni kabul etti. Kafesi eline aldı ve “ Daha çok eğleneceğiz. “ dedi. Sinsi bir gülümseme suratına yayılmıştı bile. Kim bilir aklından neler geçiriyordu. Sevgilisine teşekkür etti. Beni kafesimle bir köşeye bırakıp 1-2 saat konuştular. Sora sevgilisi gitti. Sevda yanıma gelip kafesi doğru eğildi. “ Bakalım neler yapabiliyorsun? “ dedi. Kafesin kapısını açtı. Elini içerdi uzattı her ne kadar kaçmaya çalışsam da beni sonunda yakaladı. Bana iğrenç bir böcekmişim gibi baktıktan sonra beni dizine koydu. İşaret parmağı ile göğsüme vurarak beni iteliyordu. Bana “Sen mi aşağı inersin ben mi indireyim? “ dedi. Bende ben inerim dedim. Bacaklarından aşağıya doğru kaydım. Yere iner inmez kaçmaya başladım ama üstümden hızlıca bir gölge geçti ve önüme kocaman bir ayak geldi. Kafamı yukarı kaldırıp baktım. Sevda bana bakıp “ Nereye gittiğini sanıyorsun? “ dedi. Cevap veremedim. Beni eline aldı ve ayaklarının dibine koydu. “ Hadi bakalım bugün çok dans ettim. Ayaklarım yoruldu. Çok terledi. Yala da kurusunlar. “ dedi. Ben daha itiraz etmeye kalkmadan ayak başparmağı ile vücuduma bastırıp “ Bu bir emirdir rica değil. Yapmazsan senin için iyi olmaz. “ dedi. Mecburen ayaklarını yaladım. 1 saat sonra falan yalamayı bitirmiştim ki, “ Aaaa ellerim ve ayaklarıma oje sürmemişim. “ dedi. İşin sonunun nereye varacağını anlamıştım. Ojelerini getirdi. El ve ayaklarına siyah ojeyi tek tek sürdüm ve üfleyerek kuruttum. O kadar çok üfledim ki başım bile döndü. İşim bitince “ Aferin köle iyi iş çıkardın dedi. “ Artık çok yorulmuştum uyumak istiyordum. Bana “ Benim uykum var ben yatacağım ama sen uyumayacaksın. Bütün gece sabaha kadar ayaklarımı öpeceksin. Arada uyanıp kontrol edeceğim. Eğer uyuyorsan seni ezerim. “ dedi. Ecza dolabından bir yara bandı çıkardı. Beni yatağına oturduktan sonra bu bantla sol ayağının altına yapıştırdı. Sonra yatağa uzanıp uyumaya başladı. Ben her ne kadar yorgun da olsam, korkudan sabaha kadar gözümü bile kırpmadım. Devamlı ayağının altını öptüm. Tek korkum sabah kalkınca benim burada olduğumu unuturda terliğini üstüme giyerse idi. Sabah uyanınca ayaklarını direk pembe pamuklu beyaz terliklerine uzatmaya başladı. Eyvah dedim. Korkum gerçek oluyordu. Sonra bir kahkaha duydum. Ayağını yeniden yukarı çekmeye başlamıştı. Beni bantladığı yerden söktü ve “ Nasıl korktun mu? “ dedi. Yalnızca evet anlamında başımı salladım. Beni kafesime koydu. Suluk ve yemliği kafesten aldı. Kafesi kahvaltı masasına koydu. Hem çok acıkmıştım, hem de susamıştım. O ise karşımda oturmuş kraliçelere layık bir kahvaltı yapıyordu. “ Sevda ne olur çok açım, susuzum. Bana da bir şeyler ver. “ dedim. O ise “ Ne Sevda mı dedin sen? Bana yalnızca efendim diyeceksin. “ dedi. Ben az önce dediklerimin aynısını “ Efendim” diyerek istedim. Bana “ Hele ben bir yapayım. Seni sonra düşünürüz. “ dedi. Elim mahkum kahvaltısını bitirmesini bekledim. Kahvaltısını bitirdikten sonra eline bir kürdan alıp dişinin arasına kaçan şeyleri çıkarmaya başladı. Bunları benim yemliğime koyuyordu. Hepsini çıkarıp koyduktan sonra önüme koyup “ Ya sen onları yersin ya da ben seni yerim. “ dedi. Korkumdan hepsini yedim. “ Susadın mı? “ diye sordu. “Evet. “ dedim ama pişman oldum. Bu sefer suluğumun içine tükürmeye başladı. Epey bir tükürük birikince “ Onları içmezsen ne olacağını biliyorsun. “ dedi. “ Peki efendim. ” dedim ve hepsini içtim. Her şeye rağmen artık karnım doymuştu. Beni tutup hamster ( yada köle) tekerleğinin üstüne koydu. “ Hadi döndür bakalım. Döndür ki aldığın kiloları veresin. “ dedi. Bende tekerliğin içinde koşarak döndürmeye başladım. Efendim Sevda bana bakıp gülüyordu. Birden eliyle tekerleği tuttu. Tekerlek aniden durunca doğal olarak bende düştüm. Bir kahkaha daha atıp “ Bu kadar yeter. “ dedi.
Biraz sonra yanıma geldi ve beni kafesten aldı. “ Bu akşam çok özel bir davete gideceğim. Her şeyin kusursuz olmasını istiyorum. “ dedi. Önce sivri burunlu, üstü açık, yüksek topuklu ayakkabılarını getirdi. Önüme koydu. “ Bunları yalayarak parlat. “ dedi. “ Baş üstüne efendim. “ dedim ve bana denileni yaptım. Ondan sonra o saçlarını tararken beni çağırdı.. Bana “ Ben şaçlarımı tararken sende önce ayak tırnaklarımı sonra el tırnaklarımı törpüleyip, oje sür. “ dedi. Bana verdiği malzemelerle önce ayak tırnaklarının işini bitirdim. O da bu sırada saçlarını yapmıştı. Sonra ellerini uzatıp “ Hadi bakalım. “ dedi. Orayla da işimi bitirdikten sonra o yüz makyajını yaptı bense ayaklarına masaj yaptım. Arkasından kalktı ve mini etek olan elbisesini giydi. Elbise bir tam parçaydı. Çok kısa bir mini etek, bele kadar sırt dekoltesi, üçgen şeklinde göğüs dekoltesi. Ben artık ayakkabılarını giydirir sonra kafesimde rahat bir gece geçiririm derken. ” Gel sağ ayakkabımı giydir. “ dedi. Bende bana denileni yaptım. O ayağını ayakkabının içine soktuktan sonra ayakkabının ipini bağladım. Sonra “ Sol ayakkabınızı da giydireyim mi efendim? “ diye sordum. “ Hayır, yalnızca elime gel.” dedi. Şaşırarak eline gittim. Bana geceyi sensiz geçiremem sende benle geleceksin. “ dedi. “ Nasıl olabilir ki efendim? “ diye sorduğumda görürsün dedi. Beni bir anda sol ayakkabısın sivri ucunun içine koydu. Oradaki bana doğru bakarak “ Bütün gece orda kalacaksın ve ayak parmaklarımı öpeceksin. “ dedi ve ayağını ayakkabının içine soktu. Dışarıdan “ Hadi başla. “ diye bir ses duydum. Ayak parmaklarını öpmeye başladım.
Başlarda her şey normaldi ama ortam giderek sıcak olmaya ve iğrenç kokmaya başladı. Artık orası dayanılamaz bir yerdi. Gecenin belirli kısımlarında efendim Sevda tuvalete gidiyor beni bir ayakkabısından alıp diğerine koyuyordu.
Sonunda gece bitmiş eve gelmiştik. Beni oradan çıkarttıktan sonra “ Bütün gece ayakta durmaktan yoruldum. Çabuk ayaklarıma masaj yap. “ dedi. Emrini yerine getirdim. Bana duş alacağını söyledi. Beni eline aldı ve banyoya girdi. Küveti doldurmaya başladı. Küvet dolunca bana bakıp “ Umarım yüzme biliyorsundur. “ dedi. Beni küvetin içine bıraktı. Su ne sıcaktı ne soğuk tam ılıktı. ” Su nasıl? “ diye sordu. Bende “ Harika efendim. “ dedim. Eline yan dolaptan şampuan benzeri bir şişe aldı. Bunu küvetin içine döktü ve eliyle şöyle hafifçe karıştırdı. Su bir anda köpürdü. Bu banyo köpüğüydü. Üstünü başını çıkarıp çırılçıplak küvete girdi. Kollarını falan ovalıyordu ki suyun altından bir şeyin geldiğini hissettim. Birden kendimi suyun dışında buldum. Beni ayağıyla havaya kaldırmıştı. “ Köpüğü ayağıma iyice yay. “ diye emretti ve 2 dakika sonra aynı işlemi diğer ayağına yaptırdı. Beni önüne doğru çağırdı. Yüzerek yanına gittim. Eliyle suda hızlıca daireler çizip gülmeye başladı. Bir anda ufak bir girdap oluşturmuştu. Ben doğal olarak bu girdaba yakalandım ve hayli zor anlar yaşadım. Suyun yüzeyine zorlukla çıkabildim. Tam kendime gelmiştim ki sağ tarafımda suyun altından ayağını çıkardı. “ Bakalım nefesin nasıl? “ dedi. Ve ayağını yavaşça üstüme indirdi. Beni küvetin tabanına itiyordu. Ayağının altında kaçmaya çalışsam da yaptığı basınç öyle büyüktü ki altından çıkmam imkansızdı. Sonunda beni küvetin dibine dayadı. Artık nefesim iyice azalmıştı. Boğuluyordum ama ayağı öyle ağırdı ki altından çıkamıyordum. Tam ölüyorum derken ayağını üstümden çekti. Beni eliyle dışarı aldı. Bana bakmış gülüyordu. Benim için çok zor da olsa anlaşılan o eğlenmişti. Küvetten çıkınca bornozuyla kurulandı. Beni de şöyle bir köşesiyle kurulayıverdi.
Ama bir tek ayaklarını kurulamamıştı. Onları yalayarak kurutmam için bana emir verdi. Bana denileni yaptım çünkü gerçekten çok acımasızdı. Geceliklerini giydi. Beni kafesime bıraktı. Yatağına yöneldi ama aniden geri döndü. Gelip bana “ Gördün ya 2 gün boyunca çok eğlendik. Bundan sonrasını sen düşün artık. Hele seni birkaç kız arkadaşıma göstereyim, esas eğlence o zaman başlayacak. “ dedi. Bana bakıp gülümsedi ve yatağına gidip uyumaya başladı.
Benim için bu iki gün bile bir ömür gibi gelmişti. Artık sonrasını hayal bile edemiyordum…
|
|
|
|
_________________ Öldürün beni!!!
|
|
 |
     |
 |
ishakbehar
Fetişist


Yaş: 32
Kayıt: 18.12.2003
Mesajlar: 206
Şehir: istanbul

|
|
| çok başarılı tebrik ederim
|
|
|
|
_________________ ishakbehar Sallenaz'a hizmet etmek istiyor.
|
|
 |
    |
 |
FlashFetis
Royal Üye


Yaş: 23
Kayıt: 22.08.2005
Mesajlar: 1473
Şehir: Aydın

|
|
| Arkadaşlar herkesten özğr diliyorum. Hikayeyi bilgisayarda yazıp buraya yapıştırdım. Okuması biraz zor olmuştur. Bundan sonra direk siteden yazıcağım.
|
|
|
|
_________________ Öldürün beni!!!
|
|
 |
     |
 |
footfetis
Usta Yazar


Yaş: 39
Kayıt: 01.01.2003
Mesajlar: 707
Şehir: izmir-Turkiye

|
|
| dostum cidden güzel! bende gts çok severim özellikle ayakkabının içinde ayaklarla beraber zaman geçirmek. süper! çaban için saol
|
|
|
|
_________________ Kendine yapılamasını istemediğin şeyi başkasına yapma!
|
|
 |
      |
 |
_CrossedLegs_
Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 23.05.2004
Mesajlar: 1343
Şehir: Istanbul/Bakırköy

|
|
| Abi cidden cok yaratıcı ve güzel olmuş hikayen dangling ve smoking tarzı hikayeler de yazabilirsen çok sevinirim!
|
|
|
|
_________________ Sanki ben ben değilmişim,
Hayallerimmiş yaşayan
Seyrederken umutsuzca gözyaşlarımla..
|
|
 |
    |
 |
parmak çocuk
Acemi


Yaş: 27
Kayıt: 01.05.2005
Mesajlar: 11
Şehir: izmir

|
|
| ilginç...gerçekten bir kızın yanında böyle küçücük olmak ilginç olmalı!
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
parmak çocuk
Acemi


Yaş: 27
Kayıt: 01.05.2005
Mesajlar: 11
Şehir: izmir

|
|
ee hani devamı
|
|
|
|
|
|
 |
     |
 |
FlashFetis
Royal Üye


Yaş: 23
Kayıt: 22.08.2005
Mesajlar: 1473
Şehir: Aydın

|
|
| Kusura bakmayın 1-2 haftadır dershane sınavlarım vardı. En kısa zamanda devamı geliyo. ( Yada yenisi) Siz hangisini istersiniz?
|
|
|
|
_________________ Öldürün beni!!!
|
|
 |
     |
 |
topuksever
Tecrübeli


Yaş: 23
Kayıt: 05.07.2005
Mesajlar: 106
Şehir: istanbul

|
|
Dostum cok basarılısın..hayal gücü diye buna derler işte..devamını bekliyoruz ama..
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
FlashFetis
Royal Üye


Yaş: 23
Kayıt: 22.08.2005
Mesajlar: 1473
Şehir: Aydın

|
|
| Saol. Yenisi hazır sayılır.
|
|
|
|
_________________ Öldürün beni!!!
|
|
 |
     |
 |
minik
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 26.07.2007
Mesajlar: 34

|
|
| arkadaslar yeni bir giantess shrunk hikayesi yazarmisiniz su an en sevdigim ve ilgimi ceken konu?
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
delpiero000

Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 27.04.2007
Mesajlar: 1408

|
|
 |
    |
 |
inferno
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 19.12.2005
Mesajlar: 40
Şehir: eskişehir

|
|
| gerçekten güzel oolmuş flashfetis eline sağlık
|
|
|
|
|
|
 |
      |
 |
minik
Acemi


Yaş: 26
Kayıt: 26.07.2007
Mesajlar: 34

|
|
| herkese merhaba flashfetish arkadasım hikayelerine devam edecekmisin yeni hikayelerini bekliyorum ama eskilerinide okumak istiyorum onlaride yenilermisin şimdiden tesekkür
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
delpiero000

Royal Üye


Yaş: 22
Kayıt: 27.04.2007
Mesajlar: 1408

|
|
| paylasım için teşekkürler
|
|
|
|
|
|
 |
    |
 |
|
|